Français
Français
فارسی
فارسی
العربية
العربية
Español
Español
Pусский
Pусский
Deutsch
Deutsch
English
English
Türkçe
Türkçe
BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ.
BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ.
Başak Mah. Yeşilvadi Cad. Metronom AVM. K.2 D.51 5.Etap Başakşehir-İstanbul

02124879044

05358221523

basakland@hotmail.com

Kazançlı Yatırımlar, Rasyonel Çözümler... BAŞAKLAND EMLAK

Content on this page requires a newer version of Adobe Flash Player.

Get Adobe Flash player

Metrokent

Emlak Arama

Şehir:
Semt:
Durum:
Türü:
:
Fiyat:
 

Referans Kodu

Referans Kodu :

Hava Durumu

ISTANBUL

Kredi Hesapla

Tutar:TL.
Vade:Ay
Faiz:%
Aylık Ödeme
Buradaki bilgiler ortalamadır daha detaylı bilgi için bankalara başvurunuz.

E-Posta Listesi

Yeniliklerden haberdar olmak için E-Posta listemize kayıt olabilirsiniz.
İsim Soyad :
E-Posta :

İl İl Türkiye

Türkiye'yi Keşfet!

Başakland Emlak

Gazeteler

 
manetler

Merkez İlçe

İSTANBUL BÜYÜKŞEHİR BELEDİYESİ
COĞRAFİ KONUM VE STRATEJİK ÖNEM
Denizler ve karalar dantel gibi işlenmiş İstanbul coğrafyasını 4 bölüme ayırmıştır. Haliç'in kıyılarında Eski İstanbul ve Galata, Boğazın iki yakasında, eskiden her biri ayrı köyler olan, artık birleşmiş yerleşim alanları yer alırlar. Dünyanın en küçük denizi olan Marmara Denizi kıyıları boyunca uzanan meskun yerler, şehrin ulaştığı boyutların büyüklüğünü gösterir. Eski Şehir 22 km surların çevrelediği üçgen bir yarımadanın 7 tepesi üzerine yayılmıştır.

Eski Dünyanın merkezinde yer alan İstanbul, tarihi abideleri ve şahane tabii manzaraları ile çok önemli bir megapoldür. Asya ile Avrupa Kıtaları'nın dar bir deniz geçidi ile ayrıldığı yerde, iki kıta üzerinde kurulu ve dünya üzerinde içinden deniz geçen tek şehirdir. tek şehirdir. 2500 yılı aşan bir tarihe sahip olan İstanbul, deniz ve karaların kucaklaştığı bu stratejik bölgede kuruluşunu takiben önemli bir ticaret merkezi olmuştu. Tarihi İstanbul şehri üç tarafını Marmara Denizi, Boğaziçi ve Haliç'in sardığı bir yarım ada üzerinde yer alır.

İstanbul, 280 01’ ve 290 55’ doğu boylamları ile 410 33’ ve 400 28’ kuzey enlemleri arasında bulunur. İstanbul Boğazı, Karadeniz’i, Marmara Denizi’yle birleştirirken; Asya Kıtası’yla Avrupa Kıtası’nı birbirinden ayırmakta ve İstanbul kentini de ikiye bölmektedir. İli kuzeyde Karadeniz, doğuda Kocaeli Sıradağları’nın yüksek tepeleri, güneyde Marmara Denizi ve batıda ise Ergene Havzası’nın su ayrım çizgisi sınırlamaktadır.

Ana yolların denize ulaştığı kavşak noktasında yer alması, kolay savunulur bir yarım ada, ideal iklim, zengin ve cömert tabiat, stratejik Boğaziçi'nin kontrolü gibi özellikler ve coğrafi konumunun dünyanın merkezinde bulunması İstanbul'un kısmetidir. İstanbul, iki kıtanın birleştiği noktada yer alması, sıcak iklimlere ve okyanuslara açılan bir kapı olması, tarihi İpekyolu’nun Avrupa’ya uzanan kapısı olması gibi sebeplerle tarih boyunca çok önemli bir stratejik öneme sahip olmuştur.

Şehir 3 dünya imparatorluğuna, yani Roma, Bizans ve Osmanlı Türklerine başkent olmuş, 1600 yılı aşan bir süre boyunca 120 den fazla imparator ve sultan burada hüküm sürmüştür. İstanbul, dünyada bu özelliklere sahip tek şehirdir. Gelişim sürecinde surlar her defasında daha batıya inşa edilerek şehir 4 defa genişletilmişti. 5.yy Roma devri surları ile çevrili, 7 tepe üzerine kurulu İstanbul vardı.

Ama bugünkü İstanbul'un temelleri M.Ö. 7. yüzyılda atılmıştır. M.S. 4. yüzyılda İmparator Constantin tarafından yeniden inşa edilip, başkent yapılmış; o günden sonra da yaklaşık 16 asır boyunca Roma, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde başkentlik sıfatını sürdürmüştür. Aynı zamanda, İmparator Constantis ile birlikte Hristiyanlık’ın merkezlerinden biri olan İstanbul, 1453'te Osmanlılar tarafından fethedildikten sonra İslam dininin en önemli şehirlerinden biri sayılmıştır.

İmparatorluklar başkenti olduğu sıralarda, devlet ile birlikte dinlere de idari merkez olmuş, Doğu Hıristiyanlığı Patrikliği kurulduğu zamanlardan günümüze kadar bu şehirde üslenmiş, Hıristiyan dünyasının en büyük ilk kilise ve manastırları buradaki pagan mabetlerinin üzerinde yükselmişti. İstanbul'un fethini takiben yüz yıl gibi bir sürede sanat eserleri camiler, saraylar, okul, hamam, ve diğer tesisler şehri donatıp İslam karakterine kavuşturmuş, harap halde mevcut kiliselerin bazıları da tamir ve tadil edilerek camiye çevrilmişlerdi.


Topoğrafya (Jeomorfoloji ve Topoğrafik Eşikler)

İstanbul Metropoliteni Kocaeli ve Çatalca Yarımadaları üzerinde yer almaktadır. Her iki yarımada aşınmış birer platodur. İstanbul ve çevresi, jeolojik zamanlar içinde III. Zamanın Miosen devri sonunda Sarmat iç denizinin bir körfezi iken, Pliosen devrinde deniz çekilmiş, karalar ortaya çıkmış daha sonra akarsu ve rüzgar aşındırmaları ile uzun bir erozyon devrinin ardından, yükseltilerin kaybolduğu, aşınmaya dayanıklı kuvarsit tepelerin kaldığı, geniş bir peneplen ortaya çıkmıştır. Boğaziçi’nin yerindeki vadi de genişlemiştir. Daha sonra peneplenin Boğaziçi Vadisi’nin doğusunda kuzey kısmın kabarması (yükselmesi) batısında ise güney kısmın kabarması ile su bölümü hatları değişmiş, akarsu vadilerinde eğim artışı nedeniyle su aşındırması da artmış, doğu yakasında büyük akarsular Karadeniz’e, batı yakasında ise Marmara Denizi’ne dökülmüşlerdir.

Söz konusu jeolojik hareketler sonucunda İstanbul Metropoliteni’nin yer aldığı alan, genellikle aşınmaya uğramış silik yeryüzü şekilleri içeren bir plato (peneplen) görünümü kazanmıştır.

Jeomorfolojik birimler olarak gruplanabilen, vadiler, ovalar, yükseklikler ( hafif dalgalı tepelik alanlar), yüksek alanlar vb, anlatılan nedenlerle İstanbul metropoliten alanda keskin ve çarpıcı bir görünüme sahip değillerdir. Soğu yakasında (Kocaeli Platosu’nda) aşınmaya dayanıklı Kuvarsit tepelerle (Aydos, Kayışdağı, Alemdağ vs.) Gebze - Ömerli Barajı hattının doğusundan başlayan ve doğuya doğru yükselmeyi sürdüren (350m+) yüksek alanlar yer alır. Bu yarımadada “su bölümü hattı”, Marmara kıyılarına daha yakındır. Peneplen geri kalan kısımlarda akarsuların akış yönünün daha çok Karadeniz olduğu, geniş vadi tabanlı ve hafif dalgalı alanları içerir.

Batı yakasında (Çatalca veya Trakya Penepleni’nde), Boğaziçi’nden Büyükçekmece - Karacaköy hattına yer yer 200 m.yi bulan ve aşan birkaç tepelik dışında yine geniş tabanlı akarsu vadilerinin yer aldığı bir peneplen söz konusudur. Ancak bu yarımadada “su bölümü hattı” bu kez Karadeniz’e daha yakındır. Akarsular daha çok Haliç’e, Büyük ve Küçükçekmece göllerine ve Marmara Denizi’ne su verirler. Terkos gölü ise esas suyunu kuzey batıda yer alan Istranca Dağları’ndan alır. Yer yer 350 m.’nin üzerinde yüksekliklere sahip olan Istrancalar dışında, Çatalca’nın batısında, ayrıca Kestanelik - Belgrad Köyleri hattının batısında, yükseklikleri 200-350 m. arasında değişen tepeler ve sırtlar göze çarpmaktadır.

İklim

İstanbul’un il bütününün yer aldığı alandaki iklim tipini, belirgin bir iklim tipi içinde değerlendirme imkanı yoktur. Coğrafi konumu ve fiziki coğrafya özellikleri nedeniyle aynı enlemde yer alan birçok yerleşmelerin ikliminden daha farklı iklim özelliklerine sahiptir.

Yerküre üzerinde ekvatordan başlayıp sırasıyla ikişer kez yinelenen alçak ve yüksek basınç kuşakları içinde, İstanbul ( 41 derece kuzey enlemi, 29 derece doğu boylamındaki konumu ile), subtropikal yüksek basınç kuşağı ile, soğuk - ılık bölgenin alçak basınçlarının yada karasal (nemsiz) alize rüzgarları ile denizse (nemli ve yağışlı) batı rüzgarlarının sınırındadır. Yerkürenin hareketleriyle kış ve yaz mevsimlerinde farklı iklim şartları oluşur.

İstanbul’da yıl boyunca üç hava tipi egemendir. Bunlar kuzeyden ve güneyden sokulan hava tipleri ile sakin hava tipidir. Doğu ve batı yönlü rüzgarlara bağlı olan hava tipleri ise önemsizdir. Üç hava tipi arasında, en yüksek frekansı ( en çok esme sayısını) göstereni, kuzey rüzgarlarının egemen olduğu sırada görülen hava tipidir. Mevsimlere göre dört devre vardır; Soğuk ve sıcak devrelerle biri uzun diğeri kısa süren iki geçiş devresi

Bitki Örtüsü

İstanbul metropoliten alanını doğal bitki örtüsü, orman, maki, psödomaki (Karadeniz iklimine uymuş, değişime uğramış, nemli karakterli daha ağaçcıl maki bitki toplulukları) ile kıyı bitkilerinden meydana gelmekte; Çatalca ve Kocaeli Yarımadası’nda iklim şartlarına uyan bitki toplulukları kuzeyde “nemli” güneyde “kuru” türlerini geliştirmişlerdir.

Kocaeli Yarımadası psödomaki; Kızılcık, fındık, geyik dikeni, güvem çalısı, muşmula, yabani erik, böğürtlen, üvez karaçalı, akçaağaç, mürver, sumak, kurtbağrı ve ayı üzümü gibi kışın yapraklarını döken cinslerle akçakesme, kocayemiş, funda, defne, katırtırnağı, katran ardıcı, kermes meşesi, laden, sakız gibi elemanlardan oluşmuştur.

Nemi ormanı karakterize eden ağaç türleri, daha çok I. Boğazı’nın kuzey-doğusu, Alemdağ’ın kuzeyi ve Polonezköy çevresinde görülen kestane, kayın, adi gürgen ve saplı meşedir. Riva Deresi ve Ağva’daki Gökdere arasındaki bölgede batıda saplı meşe, doğuda Macar meşesi hakim türlerdir.

Bitki örtüsünün sadece iklimle değil toprakla da ilişkisi vardır. Tüm kayın birliklerinin bulunduğu alanları kireçsiz kahverengi orman toprakları kaplarken, meşe ve kestane türlerinin alanlarında kahverengi orman toprakları görülmektedir.


NÜFUSVE DEMOGRAFİK YAPI
1945'te 1 milyon 78 bin nüfusu olan İstanbul, 1950 sonrasında yaşanan patlama ile 1955'de 1 milyon 533 bine ve izleyen dönemlerde de yıllık binde 40- 50 arasında artışla 1990'da 7 milyon 309 bin, 1997'de 9 milyon 199 bine ulaştı ve 2000 yılında yapılan sayımda da 10 milyonun üstünde nüfusa sahip bir şehir oldu.

Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2007 yılında gerçekleştirdiği “Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi” çalışmasında ise, İstanbul'a göçün hâlâ devam ettiği ortaya çıktı. Çalışmada İstanbul’un nüfusunun 7 yılda Bursa şehri kadar büyüyerek 12 milyon 573 bin 836’ya ulaştığı tespit edildi.

İstanbul, son 7 yılda 2 milyon 500 bin göç alırken, kentin 32 ilçesinde en fazla nüfus artışı 304 bin 685 kişilik artışla Büyükçekmece'de oldu. Sadece Eminönü ve Şile ilçelerinde nüfus azalışı yaşandı. İstanbul'un en kalabalık ilçesi 1 milyon 13 bin 48 kişi ile Gaziosmanpaşa olurken, onu 897 bin 260 ile Ümraniye, 785 bin 392 ile Küçükçekmece, 744 bin 670 ile Kadıköy takip ediyor. Gündüz nüfusu milyonları bulan İstanbul'un tarihî ilçelerinden Eminönü'nün nüfusu 32 bin 557 olarak belirlendi. İstanbul'da 8 milyon 156 bin 696 kişi Avrupa, 4 milyon 416 bin 867 vatandaş da Asya yakasında bulunuyor. İstanbul'da 6 milyon 282 bin 73 kadın yaşarken, erkeklerin sayısı 6 milyon 291 bin 763 olarak belirlendi.

Son elli yılda 11 milyon göç alan İstanbul'da 82 ilden vatandaş bir arada yaşıyor. Türkiye'nin adeta mozaik kenti olan şehirde; Sivas'tan Trabzon'a, Iğdır'dan Çanakkale'ye ülkenin dört bir yanından 12 milyon 573 bin 836 kişi yaşıyor. Bunlardan sadece 2 milyon 167 bin 572'si İstanbul nüfusuna kayıtlı. İstanbulluların sayısının fazla çıkmasının sebebi ise birçok vatandaşın nüfus ile ilgili işlemlerini rahatlıkla yapabilmek için çocuklarını İstanbul kütüğüne kaydettirmesi. Şehre göç eden iller arasında ise Sivas, birinci sırada. Kentin genelinde 681 bin 214 Sivaslı yaşarken, onu 516 bin 556 kişi ile Kastamonu izliyor. İstanbul 'da yaşayan Sivas, Sinop, Bayburt, Ardahan, Erzincan, Giresun ve Kastamonuluların sayısı da kendi illerinin nüfusundan daha fazla.

İstanbul 'da yaşayanların hemşeri profilini ortaya koyan çalışmaya göre Sivas'ta 638 bin 464 kişi yaşarken, İstanbul'daki Sivaslıların sayısı 681 bin 214. Sivaslıları 516 bin 556 ile Kastamonulular, 455 bin 393 ile Giresun, 453 bin 197 ile Ordu ve 396 bin 840 kişi ile Tokatlılar izliyor. İstanbul 'da en az nüfus barındıran iller ise 6 bin 957 ile Hakkari ve 7 bin 363 ile Burdur.

İlçelere göre yapılan dağılımda 32 ilçesi bulunan İstanbul 'un ve Türkiye'nin en kalabalık ilçesi Gaziosmanpaşa 'da en fazla Sivaslılar yaşıyor. İstanbullular ağırlıklı olarak Kadıköy'de toplanırken, Avcılar ve Küçükçekmece'de en fazla Tokatlılar, Bayrampaşa ve Fatih'te Kastamonulular, Bakırköy'de Malatyalılar çoğunlukta. Üsküdar, Bağcılar, Bahçelievler, Kâğıthane, Sarıyer, Şişli ve Beşiktaş'ta yine Sivaslılar ilk sırada gelirken, Eyüp, Beykoz, Zeytinburnu ve Beyoğlu’nda ise Giresunlular birinci. İstanbul’un en önemli ticaret merkezlerinden biri olan ve Fatih ilçesi ile birleştirilen Eminönü’nde en fazla Mardinliler, Esenler’de Malatyalılar, Güngören'de Trabzonlular, Kartal'da Erzincanlılar, Maltepe'de Rizeliler, Sultanbeyli ve Pendik'te Erzurumlular, Tuzla'da Samsunlular, Ümraniye'de ise Ordulular ikamet ediyor. Büyükçekmece'de Ardahanlılar, Çatalca'da Gaziantepliler, Silivri'de Tokatlılar, Şile'de ise en fazla Kocaelililer yaşıyor.


İlçelere göre nüfus

1 Gaziosmanpaşa 1 milyon 13 bin
2 Ümraniye 897 bin
3 Küçükçekmece 785 bin
4 Kadiköy 745 bin
5 Bağcilar 719 bin
6 Büyükçekmece 683 bin
7 Üsküdar 583 bin
8 Bahçelievler 572 bin
9 Kartal 541 bin
10 Pendik 520 bin
11 Esenler 517 bin
12 Fatih 423 bin
13 Kağıthane 418 bin
14 Maltepe 415 bin
15 Eyüp 326 bin
16 Avcılar 324 bin
17 Güngören 319 bin
18 Şişli 315 bin
19 Zeytinburnu 283 bin
20 Sarıyer 276 bin
21 Sultanbeyli 273 bin
22 Bayrampaşa 272 bin
23 Beyoğlu 247 bin
24 Beykoz 242 bin
25 Bakırköy 215 bin
26 Beşiktaş 192 bin
27 Tuzla 165 bin
28 Silivri 125 bin
29 Çatalca 89 bin
30 Eminönü 33 bin
31 Şile 25 bin
32 Adalar 10 bin

EKONOMİ
İstanbul, üç imparatorluğa başkentlik yapma özelliğinin yanı sıra, her dönem ekonomik merkez olma özelliğini de koruyan az sayıda şehirden biri. Şehir, 1923'te kurulan yeni cumhuriyete siyasi anlamda başkent olmamasına rağmen, ekonomik merkez olma özelliğini her zaman sürdürmüş ve ülkenin kaderini belirleyen konumunu asla kaybetmemiştir.

Kentin ekonomisine ve iş yaşamına kısaca bakacak olursak, bugün İstanbul'un Türkiye GSMH'sindeki payı yaklaşık yüzde 23 düzeyinde. İstanbul'un her yıl devlet bütçesine katkısı yüzde 40, buna karşılık devlet harcamalarından aldığı pay yüzde 7-8 dolayındadır. Özel bankaların hepsinin genel müdürlükleri ve Türkiye'deki toplam banka şubelerinin yüzde 21'i İstanbul'da bulunuyor.

İstanbul hem iç hem de dış ticarette merkezi bir öneme sahip. İstanbul'da ticaret sektöründe yaratılan katma değer, il toplam katma değerinin yüzde 26.5'ine ulaşıyor ve ticaret sanayiden sonra İstanbul'un en önemli sektörü durumunda. Türkiye genelinde ticaret sektöründe yaratılan katma değerin yüzde 27'si İstanbul'a ait.İstanbul, aynı zamanda Türkiye'nin en önemli ihracat ve ithalat kapısı konumunda.

İstanbul'un ihracatı Türkiye toplamının yüzde 46'sın ithalatın ise yüzde 40'ını oluşturuyor. İstanbul, turizmin merkezi olması açısından ve özellikle de kongre turizmi açısında büyük bir şansa sahip bulunuyor. Otel kapasitesinin dörtte biri beş yıldızlı otellere, beşte birine yakını da dört yıldızlı otellere ait.

İstanbul, ülke hava taşımacılığının da merkezi durumunda. Atatürk Havalimanı’nın yanı sıra Anadolu yakasında da Pendik Sabiha Gökçen Havaalanı da İstanbul’a hizmet veriyor... Türkiye'de sayıları 153 olan müzelerin 14'ü İstanbul'da ve bu müzelerde bulunan 2 milyon 400 bin mevcut eserin yüzde 34'ü İstanbul müzelerinde sergileniyor...

Şehirde son yıllarda sanayinin yerini yönetim merkezleri ile finans, turizm, hizmet ve bankacılık gibi sektörler aldı. Sanayideki bu duruma karşılık para piyasalarının kalbi artan bir tempoyla hep İstanbul'da atıyor. Coğrafi konumu itibariyle İstanbul’da günün ilk 4 mesai saati Asya ülkeleriyle, diğer 4 saati Avrupa ülkeleriyle çakışıyor. Bu da İstanbul’a doğal bir finansal merkez olma konumu getiriyor.

Bugün mevduatların yüzde 35'e yakını İstanbul'da toplanıyor ve kredilerin yüzde 33'ü İstanbul'da kullanılıyor. Sigorta şirketlerinin neredeyse hepsinin merkezi İstanbul'da. Serbest Bölge niteliği de taşıyan Menkul Kıymetler Borsası, İstanbul merkezli ve hızla dünyanın sayılı borsaları arasında yükseliyor. Ayrıca bir altın borsası var. Leasing, factoring, özel finans kurumları gibi finans kuruluşlarının merkezi de İstanbul'da ve özellikle, liberalleşen para piyasaları ile birlikte İstanbul, bir finans merkezi olma yolunda hızla ilerliyor. Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın İstanbul’a taşınması kararının, şehri dünya çapında bir finans merkezine dönüştürmesi bekleniyor. Hedef, İstanbul’u dünyanın sermaye ve iş piyasasının yönetim merkezi haline getirmek...
 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB)
İBB Başkanı:
Kadir Topbaş
Saraçhane Belediye Sarayı
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı
Kemalpaşa Mahallesi Şehzadebaşı Cad. No:25. 34134 Fatih/İstanbul
Telefon : 0212 455 1300

Merter Ek Hizmet Binası
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı, Kasım Sok. 34010
Merter-Güngören/İST.
Telefon : 0212 449 4000
Web: www.ibb.gov.tr
Email: webmaster@ibb.gov.tr

İstanbul Valiliği:
Vali:
Hüseyin Avni Mutlu
Adres:
İstanbul Valiliği - Ankara Caddesi 34410 Cağaloğlu-Fatih/İstanbul
Telefon:
0212 455 59 00
Faks:
0212 512 20 86
Web:www.istanbul.gov.tr
 

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Adalar


Nüfus: 17.760 (2000)
Yüzölçümü: 15,85 km2
Mahalle Sayısı: 5
Koorinatlar: 40°52′31″K, 29°05′40″D

Adalar Tarih:
İstanbul adaları tarih boyunca pek çok isme sahip olmuştur. Bunlar; Evliya adaları,  Kesiş adaları-Ruh adaları-, Cin adaları-Halka adaları, Prens adaları, Kızıl adalar gibi. Bunların en yaygın ve dünyaca tanınan Prens Adaları'dır. Nedeni de Roma devrinden, Bizans devrinin sonrasına kadar asillerin, prenslerin, hatta kraliçelerin adalara sürgün edilerek buralarda çeşitli işkence görerek öldürülmeleridir. Heybeliada'nın en yaygın isimleri Dimoniso,Khalky, Halkitis ve Halki'dır. Halk arasında en çok kullanılan Halki olmuştur.

Adalar Coğrafyası:
Adalar, İstanbul’un doğal zenginliğini pekiştiren jeolojik oluşumlardır. Jeolojik ve  topoğrafik yapı bakımından  dördüncü zaman başlarında bir çöküntü ile Kocaeli Yarımadası’ndan ayrılmış kara parçaları olduğu kabul edilmektedir. Adalar, dünyamızın oluşumu sırasında, Trakya /Kocaeli penepleninin yer yer alçalıp yükselmesi, bilhassa Boğazların açılıp, güney bölümünün deniz sularının altında kalması sonucu,  bu peneplenin sular üzerinde kalmış parçalarıdır.

Adaları, coğrafi dağılımları bakımından merkezi ve çevresel olmak üzere iki grupta toplamak mümkündür. Büyükada, Heybeliada, Burgazada ve Kaşıkadası merkezi grubu oluştururlar. Kınalıada, sedefadası, Tavşanadası, Yassıada ve Sivriada’dan oluşan ikinci grup, ilk grupta yer alan adaları çepeçevre kuşatır.
Adalar’ın tamamı,16 Km2 yüzölçüme sahip olup, bunun yaklaşık 542 hektarı binalarla kaplıdır. Diğer kısımlar genelde ormanlık, makilik ve kayalıktır.
Adalar’ın en yüksek tepesi, Büyükada’nın güneyinde yükselen Yücetepe’dir. Yüksekliği 202 m.’dir. Yücetepedeki manastırın IV. Murat’tan sonra (1623-1640) ruh ve sinir hastalıklarının tedavisi amacıyla kullanıldığı bilinmektedir.
Adalar’ın kuşbakışı görünümleri sadedir. Kıyılar, genellikle girintisi çıkıntısı fazla olmayan eğriler çizer. Koylar fazla içerlek değildir. Büyükada, düztaban bir ayak izini andırır. Heybeliada, geriye doğru bakan bir serçenin profiline benzer. Burgazada ve Kınalıada dairesel görünümlüdür.
Boyu en uzun ada, Büyükada (5200 metre), eni en geniş ada ise Heybeliada (2000 metre) dır.

BÜYÜKADA: İstanbul Adaları’nın en büyüğü Büyükada’dır. Yüzölçümü 5,4 kilometrekaredir. Maltepe sahiline uzaklığı ise 2300 metredir. Adalar’da, biri güney diğeri kuzeyde olmak üzere iki tepe bulunur. Güneydeki tepe, 203 metre yükseklikteki Yücetepe’dir. Kuzeydeki tepe ise İsa Tepesi  bulunmaktadır.
1. Dünya Savaşı ve Cumhuriyet sonrasında Rum halkını kaybeden Büyükada’daki canlılık 1930’lara kadar büyük ölçüde kaybolmuştur. Ancak, 1940’lı yıllara doğru, Cumhuriyet dönemi devlet ileri gelenlerinin ve yüksek bürokrasinin, varlıklı kesimlerin rağbet ettiği bir sayfiye yeri olma özelliğini yeniden kazanmıştır. Büyükada, bu dönemde yeni köşklerle, özenli ve zevkli yapılarla süslenmiş, İstanbul halkının günlük gezinti yerlerinin de başında yer almıştır.

Ada’nın en yüksek tepesinde Aya Yorgi kilise ve  manastırı bulunmaktadır. Buradaki ilk yapı, miladi 6.  Yüzyılda inşa edilmiştir. Bu mevkide, bir çok kilise ve  manastırın kalıntıları da vardır.

HEYBELİADA: Heybeliada, İstanbul’un Büyükada’dan sonra en büyük adasıdır. Adaya Heybeliada denilmesinin sebebi, uzaktan bakıldığında adanın yere bırakılmış bir heybeye benzemesidir.
 İstanbul'un en çok rağbet gören sayfiye yerlerinden biridir. Sadece doğasıyla, temiz havası ve  güzellikleriyle değil, Bahriyesi, Sanatoryumu, Ruhban(Papaz) Okulu gibi kurumlarıyla da ünlüdür. Diğer adalara olduğu gibi Heybeliada’ya da vapur seferleri 19. Yüzyıl ortalarında yapılmaya  başlanmıştır. Zengin Rumlar’ın yaşadığı adada, Bahriye’nin de bulunması nedeniyle önemli  miktarda Türk nüfus da yaşamıştır.

Adanın eni 2700 metre, boyu 1200 metredir. 4 tepeden oluşan Heybeliada, İstanbul adalarının orta yerinde bulunmaktadır. En yüksek tepe Değirmentepe’dir (136 metre). Diğer  tepeler, Taşocağı Tepesi, Makarios Tepesi ve Ümit Tepesi’dir. Eski adı Papaz Tepesi olan bu  tepe 85 metre yüksekliğinde olup üzerinde Papaz Okulu bulunmaktadır. Adada 4 de liman vardır.  Güzel bir koyda bulunan Çam Limanı ile Bahriye Limanı bunların en önemlileridir.

BURGAZADASI: Burgazadası, İstanbul Adaları’nın büyüklük olarak üçüncüsüdür. Ada yuvarlak bir  biçimdedir  ve eni boyu yaklaşık 2 kilometredir. Ada üzerindeki tek tepe Bayrak Tepesi’dir. Burgazadası, iklimi, sahili, çamları, restore edilmiş zarif köşkleri ile İstanbul’un en sevilen mevkilerinden biridir. Adanın yalı ve köşkleri, güzellikleri ve zerafetleri ile tanınmıştır.

Buradan Heybeliada’ya doğru uzanan bir burun ve burnu ucunda bir fener vardır. Plajın  güneyinde  Mezarlık Burnu yer almaktadır. Bu burundaki kaya dönüldüğünde adanın güney  kıyılarına gelinir. Burası, Bayrak Tepesi’nin bulunduğu sarp mevkidir. Kıyıdan duvar gibi yükselen bu tepenin  üzerinde Hristos Manastırı vardır. Aynı yönde kıyıdan devam edilince Kalpazankaya’ya gelinir. Kalpazankaya’nın hemen yanında bulunan küçük koy, Burgaz’ın gezinti yerlerinden biridir. Kalpazankaya’nın güneyinde Marta Koyu,  Kuzeybatı  tarafında Aya Yorgi Manastırı bulunmaktadır.

KINALIADA: Kınalıada, İstanbul Adaları içinde en küçüklerinden biridir. 1500X1100 kilometre büyüklüğündedir. Kınalıada ismini, üzeri makilerle kaplı olduğu dönemlerde uzaktan kızıla çalan bir görünüme bürünmesi nedeniyle almıştır. Çınar Tepesi, Teşvikiye Tepesi ve Manastır Tepesi olmak üzere üç tepesi vardır. Kınalıada'da, çok kayalık olması nedeniyle, ağaçlık bulunmamaktadır. Bizans döneminde, surların yapımı için buradaki kayalıklardan taş getirildiği bilinmektedir.


SEDEFADASI: Adalar'ın yerleşime açık olan en küçük adasıdır. 1300X1100 metre büyüklüğündedir. Üzerindeki bitki örtüsü uzaktan bakıldığında sedefe benzetildiği için Sedefadası adı verilmiştir. Eskiden tavşanı bol olduğu için Tavşanadası adı da kullanılmıştır. Adada iki plaj vardır.Sedefadası da, diğer İstanbul adaları gibi bizans döneminde sürgün yeri olarak kullanılmıştır. 


YASSIADA: Küçük bir adadır. Eni 185, boyu 740 metredir. Biri sivri, diğeri yassı görünümlü olan iki Hayırsızada'dan yassı olanıdır. Arazisi düzdür, ancak sahilleri genellikle denize dik olarak iner. Kuzey tarafında küçük bir limanı vardır. Yassıada, 1947 yılında Deniz Kuvvetleri tarafından satın alınmış burada modern bir deniz eğitim tesisi kurulmuştur.


SİVRİADA: İstanbul adalarının en küçüklerinden biridir. Sivriada ile Yassıada, İstanbullular tarafından "Hayırsızada" olarak da adlandırılırlar. Meskun değildir. Denizin içinden itibaren yükselen bir tepenin denizin üzerindeki uzantısıdır. Denizden yüksekliği 90 metredir. Adanın güneyinde küçük bir limanı, bir de tatlı su kuyusu vardır. Bizans döneminde sürgün adası olarak kullanıldığı bilinmektedir. Antik çağlarda, inzivaya çekilmek isteyen keşişlerin de rağbet ettiği bir yer olarak tanınmaktadır. Adada, 10. yüzyıldan beri bir manastır vardır. Bugün sadece bazı kalıntıları kalabilmiştir.


KAŞIKADASI: Burgazadası'nın hemen doğusunda bulunan küçük bir adadır. Eski adı Pita'dır. Yüzüstü yatırılmış bir kaşığa benzediği için Türkçe'de 'Kaşıkadası' diye adlandırılmıştır. Kuzeyden güneye uzunluğu bir kaç yüz metredir. Adada basit bir iskele ve iki küçük ev bulunmaktadır.


TAVŞANADASI: İstanbul Adaları'nın en güneyinde ve İstanbul'a en uzak olanıdır (İstanbul limanına mesafesi 13,5 deniz mili). Kaşıkadası'ndan biraz büyükçedir. Eni boyu 90 metredir. Ağaçsız, çıplak, kayalık bir kara parçasıdır. Üzerinde, 40 metre yüksekliğinde bir tepe bulunmaktadır. Haritalardaki resmi adı "Balıkçı Adası"dır. Tavşanı bol olduğu için Tavşanadası adı verilmiştir.


Adalar Nüfus (2008 yılı sonuçlarına göre):
Büyükada: 6.812
Heybeliada: 3.763
Burgazada: 1.203
Kınalıada: 2.294

Adalar Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Mustafa Farsakoğlu (CHP)
Adres:
Altınordu Cad. No:21 Büyükada İstanbul
Telefon: (0216) 382 78 50 (6 hat)
Faks: (0216) 382 67 85
Web Site: www.adalar.bel.tr
E-mail: belediye@adalar.bel.tr

Adalar Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mevlüt Kurban
Web Site: www.adalar.gov.tr
E-mail: adalarkaymakamligi@adalar.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Arnavutköy


Nüfus: 175,871 (2009)
Yüzölçümü (km kare): 506,52
Nüfus Yoğunluğu: 347,21 kişi/km2
Mahalle: 29
Köy: 9

Arnavutköy’ün Coğrafi Yapısı
Arnavutköy, İstanbul’un Avrupa Yakası’nın merkezi sayılabilecek bir mevkide 41 derece Kuzey enlemi ile 28 derece Doğu boylamının kesiştiği noktada yer almaktadır. Kuzeyinde Karadeniz, güneyinde de Sazlıdere Barajı bulunmaktadır. İstanbul’un ciğerleri tabir edilen ormanlık alanlara sahip olan Arnavutköy’ün çevresinde Boğazköy, Bolluca, Taşoluk, Haraççı gibi beldeler bulunmaktadır. Tarihte, Osmanlı İmparatorluğu’nun Avrupa’ya düzenlediği seferlerde kullandığı yol olarak da bilinen Eski Edirne Asfaltı’da  Arnavutköy’ün merkezinden geçmektedir.

Resmi Gazetede 22 Mart 2008 tarihinde yayınlanan İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun ile birlikte resmen ilçe olan Arnavutköy, Avrupa Yakası’nın yüzölçümü en büyük ilçelerinden biri haline gelmiştir. Önceki nüfusu 60 bin olan Arnavutköy’ün ilçe olmasıyla birlikte nüfusu 140 bin kişiye ulaşmıştır. İstanbul’un Avrupa Yakasının içme suyunu karşılayan Durusu Gölü ile Sazlıdere Barajını da içine alan Arnavutköy’ün yüzölçümü ise 506,52 km²’ye kadar genişlemiştir. Genç ilçe çevresinde bulunan Boğazköy, Bolluca, Taşoluk, Haraççı, Durusu ve Hadımköy beldelerinin birleşiminden oluşturulmuştur.

Tüm bunların yanı sıra Arnavutköy sahip olduğu su potansiyeli ile İstanbul’un bir çok ilçesini geride bırakmaktadır. Başta Durusu Gölü olmak üzere Sazlıdere Barajı ile kuzeyinde mesire yeri olarak kullanılan ve İstanbulluların hoşça vakit geçirebildiği irili ufaklı bir çok gölet bulunmaktadır. Yeşil alanları, piknik alanları, mesire yerleri ve ormanlarıyla Arnavutköy, İstanbulluların özellikle hafta sonları sıkça ziyaret ettiği yerlerin başında gelmektedir.

Arnavutköy Tarihi
Arnavutköy'ün yerleşim yeri olarak kurulduğu tarihi saptamak güç, ancak arşivlerden çıkan haritalardan bölgenin 1850'li ve 1890'lı yıllarda dahi (Arnaout Kevi) Arnavutköy ismiyle anıldığı, haritalarda da bu isimle yer aldığı bilinmektedir. Daha detaylı bilgilere ise 1920'li yıllardan itibaren ulaşılabilmektedir.

Arnavutköy, mübadeleden (yaşayan halkların değişimi) önce yaklaşık 180 haneden oluşan Rum köylülerin yaşadığı ve şimdilerde “Eski Köy”, “Köy içi”, “Aşağı Köy” gibi değişik adlarla anılan bir bölgede yer alıyordu.  1923 Lozan Anlaşması çerçevesinde;  Yunanistan ve Türkiye Cumhuriyeti arasında yaşan halkların değişimi  “mübadele” protokolünün imza altına alınmasıyla birlikte karşılıklı göçler başlamıştır. Halkların karşılıklı değişimini öngören Protokol gereği bu bölgede yaşayan Rum Köylüler Yunanistan’a, Yunanistan Drama bölgesinde yaşayan Müslüman Türkler ise bu bölgeye yerleştirilmişlerdir.

Türkler,  bu bölgeye yerleşim esnasında Rum köylüleri ile 2 ay beraber yaşamak zorunda kalmışlardır. Daha sonra Rumlar kendilerine ait bir kilisenin de bulunduğu bu bölgeden evlerini bırakarak anlaşma gereği kendi topraklarına göç etmişlerdir.

Arnavutköy İsmi Nereden Geliyor?
Eski dönemlerde bu bölgede yaşayan Arnavut bir köylü Arnavutköy’ün isim babası olarak bilinir. Şöyle ki; bölge en eski dönemlerinden bu yana Edirne’ye ve dolayısıyla Avrupa’ya gidiş güzergâhı üzerinde yer almıştır. Yol üzerinde oluşu ve burada bir Arnavut’un yaşamasından dolayı bu güzergâhtan geçenler zamanla bu mevkie Arnavut’un Köyü ismini takmışlardır. Geçen süre içerisinde de “Arnavut’un Köyü”  “Arnavutköy” olarak değişmiş ve halkın diline bu şekilde yerleşmiştir.

Bir tane okul ve bir tane bakkalı olan yolcuların konakladığı han ve kahvehanesi olan köyde ulaşımın ve yolların bulunmamasından dolayı İstanbul’a at arabaların kullanıldığı araçlarla konvoy yapılarak gidilebiliyordu.

Edirne asfaltı olarak bilinen yol güzergâhı1939 yılından sonraulaşımın kolay olmasıaçısındanyeniden düzenlenmiştir. Bu bölgeye Bulgaristan ve Yunanistan’dan mübadele yolu ile gelen Türklerin yerleşimi ile hane sayısı 350’ye ulaşan Arnavutköy 1951 yıllarında yeni yerleşimlerle bugünkü merkez isimli bölge oluşmaya başlamıştır.

Beldemize bağlı ve İmrahor adı verilen bölge isim itibariyle Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişahın atlarına ve onlarla alakalı araçlara bakmakla yükümlü olan kişinin adıdır. Rivayet olunur ki, İmrahor,  Osmanlı döneminde Fatih Sultan Mehmet’in atlarının bulunduğu bir hara ile anılmıştır. 1893 yılında Tatar Türklerinin yerleşimi ile faaliyete geçmiştir. İmrahor tarihi dokusu ve doğal zenginliği ile tartışılmaz güzellikte olan bir mesire yeridir.

Yıllar itibariyle ülke genelinde köylerden şehirlere doğru yaşanan göç furyasından Arnavutköy de nasibini almış ve giderek büyük bir merkez haline gelmiştir. Şu an 100 bin kişiyi bulan merkez nüfusu ile Türkiye genelinde bir çok ili geride bırakan Arnavutköy, 2009 Yerel Seçimlerine ilçe olarak girmektedir.

Arnavutköy Belediyesi
Belediye Başkanı:
Ahmet Haşim Baltacı
Adres:
Merkez Mah. Genç Osman Cad. No:19 Arnavutköy İstanbul
Telefon: 0212 597 14 65
E-mail: arnavutkoy@arnavutkoy.bel.tr
Web: www.arnavutkoy.bel.tr

Arnavutköy Kaymakamlığı
Kaymakam:
Hürrem Aksoy
Adres: Yıldırım Beyazit Cad. No:37 Kat:4 34275 Arnavutköy İstanbul
Telefon: (0212) 597 92 32 - (0212) 597 24 87
Faks: (0212) 597 46 85
Web: www.arnavutkoy.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Ataşehir

Nüfus:361,615 (1009)
Yüzölçümü (km kare): 25,84
Mahalle: 17
Koordinatlar: 40°59′0, 29°7′0

Ataşehir, İstanbul Anadolu Yakası'nda bir ilçedir. 2008 yılında Kadıköy, Üsküdar, Ümraniye, Maltepe ve Kartal ilçelerinden ayrılan bölgelerin katılımıyla ilçe olmuştur.

2008 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Güneyinde Maltepe, batısında Kadıköy, kuzeybatısında Üsküdar, kuzeyinde Ümraniye, kuzeydoğusunda Çekmeköy ve doğusunda Sancaktepe ilçelerine komşudur. İlçe 25,84 kilometrekaredir, nüfusu 345.588'dir ve sınırları dahilinde toplam 17 mahalle vardır.

5747 Sayılı, Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun, 6 Mart 2008’de TBMM’de Kabul edildi. Kanunun ‘İlçe kurulması’ başlığı altındaki 1. maddesinin 18. bendinde, Ataşehir İlçesi şöyle tanımlanıyor: “Ekli (16) sayılı listede adları yazılı mahalleler ile mahalle kısımları merkez olmak ve aynı adla bir belediye kurulmak üzere İstanbul İli’nde Ataşehir İlçesi kurulmuştur.”

Tarihi ve Coğrafi Yapısı
Ataşehir İlçesi'nin Tarihi İstanbul'dan bile eskilere dayanmaktadır. İstanbul çevresindeki ilk insan yerleşimleri ancak M.Ö.5000-3000 yılları arasında ortaya çıkmışken, İçerenköy'de taş devrine ait ilk el baltalarına rastlanmıştır. 1331 Mayısında, Orhan Gazi; Kartal-Cevizlik’te Bizans Kralı III. Andronicus’u yendi. Üsküdar’a yürüdü. Komutanlarından Konuralp da; Aydos Kalesini, Kayışdağının batı eteklerindeki Ayazma Köyünün, şimdiki İçerenköy’ü alarak Üsküdar’da Orhan Beyle birleşti.

O zaman burada çok geniş bağlar, bir kilise bir hamam, bir sarnıç vardı. Bizanslılar ve rahipler buranın Türkler eline geçtiğine çok üzüldü. Özellikle kadınlar hamam sularının kendilerini güzelleştirdiğine inanırlardı. Geniş ölçüde yapılan şarapçılık, sebzecilik, meyvecilik bir çok rahibin geçimini sağlardı. Bu bölgede, Osmanlı Türklerine geçince, Anadolu’dan getirilen halk; Başta Merdivenköy olmak üzere yerleştirildi. Geyikli Babanın öğrencilerinden Gözcü Baba, Eren Baba, Kartla Baba, Ali Gazi, Sarı Gazi gibi savaşçı din adamları ve bunlara bağlı yüzlerce kişi Hıristiyan köylerine yerleştirildi. Bu savaşçılar korsan baskınlarından korunmak için Rumlarla birleşiyorlardı. 1335 yılında Tekkebağ Köyü böyle kurulmuştu. Köyün tek derdi su kıtlığıydı.

Bu bölge Eren Baba ile Ali Gazinin yönetimindeydi. 1465 ten sonra bölge adı olarak Erenköy, Tapuya geçti.1639 yılından sonra, Kayışdağı suyu künklerle Erenköye getirilince, Karaman Çiftliği ve Tekkebağ halkı Erenköye göçetti. 164 yılında Tersana Kahyası Mustafa Ağa camiyi yaptırdı. 1860 da Kadıköy’ün yedi mahallesinden biri oldu. 1872 de bölgenin batısında tren yolu ve istasyon yapılınca Hat komutanı, Ulaştırma Yüzbaşı Ali Beyin önerisiyle Erenköy adı şimdiki yerine verildi. İçerenköy Camisi (Mehmet Çavuş Camii) ilk defa 1665 tarihinde yapılmış daha sonra 1924’de yeniden yapılmıştır. Asıl Erenköy içerlek kaldığından ve Erenlerin bir kısmı daha içerilerde yerleştiği için semt bu adı alarak mahallemiz İÇERENKÖY oldu.

Ataşehir Belediyesi
Belediye Başkanı: Battal İlgezdi
Telefon: 0216 570 50 00
Email: info@atasehir.bel.tr
Adres: Kayışdağı Cad. No:143 34752 Küçükbakkalköy Ataşehir İstanbul
Web: www.atasehir.bel.tr

Ataşehir Kaymakamlığı
Kaymakam: Turgut Çelenkoğlu
Telefon: 0216 577 51 10
Faks: 0216 577 63 93
Adres: Merdivenköy Yolu Sok. Zübeyde Hanım Öğretmenevi Yanı Ataşehir İstanbul
Web: www.atasehir.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Avcılar

Nüfus:348,635 (2009)
Yüzölçümü: 39,23 km2
Nüfus Yoğunluğu: 8886,94 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 10
Koordinatlar: 40°58′00, 28°42′00
Rakım: 15


İstanbul’un Batısında, Marmara Denizi sahilinde, İstanbul merkezine 27 kilometre uzaklıktadır. Doğusunda Küçükçekmece gölü ve Küçükçekmece İlçesi, batısında Yakuplu ve Esenyurt beldeleri, kuzeyinde Bahçeşehir beldesi ve yine Küçükçekmece İlçesi; güneyinde ise Marmara denizi ile çevrelenmiş ve yaklaşık 3.600 hektar yani 36 milyon m2'lik bir yüzölçümüne sahiptir. TEM otoyolu ile E-5 (d-100) karayolu ilçe sınırları içinden geçmekte ve ilçeyiadeta üç parçaya bölmektedir. 

Bugünkü Avcılar’ın çekirdeğini oluşturan yerleşim yeri, Cumhuriyetten önce küçük bir Rum köyüydü. Bu köy, Ambarlı civarındaydı. Cumhuriyet sonrası devirde, 1924 yılında Ambarlı köyü Rumları 40-50 hane olarak Türkler ile değiştirildi. Rumlardan boşalan yerlere askeri ambarların yerleştirilmesi nedeniyle bu mezkun yere Ambarlı denildi. Buraya Türklerin yerleşmesiyle tarımcılık daha önem kazanmıştır. 

1924 yılında Ambarlı köyü Rumları 40-50 hane olarak Türkler ile değiştirilmiştir. 1928 yılında 35 hanelik yeni bir göçmen grubu, Ambarlı'nın kuzeyinde bulunan 12.000 dönümlük Amindos Çiftliği'ni satın alarak (şimdiki Avcılar) çiftliğin binalarına yerleşmişlerdir. 1934 yılında çiftliğin nüfusu artarak köy hüviyetini almıştır. 1924 yılında Rum Ahalisi'nin gitmesinden sonra Yunanistan'ın Selanik çevresinden Türkler getirilerek buraya yerleştirildi.

1960 yılında 1.979; 1975’te 14.888; olan Avcılar nüfusu 1985’te 105 bini aşmıştır. 1997 sayımında nüfusu 214 bin olarak tespit edilen Avcılar, 17 Ağustos 1999 depreminde büyük hasar görmüştür. Köy olarak anıldığı zamanlarda balıkçılık ve tarımla geçinen Avcılar halkı, özellikle 1970’lerden itibaren bölgede kurulan sanayi merkezlerinde çalışmaya başlamışlardır. Avcılar nüfusunun yaklaşık yüzde 70’ini İstanbul dışından gelenler oluşturmaktadır.

Ekonomik durumu :Avcılar ilçemizde sanayi tesislerinin gelişmesiyle balıkçılık, bağcılık ve tarım tarihe karışmış bunların yerini sanayi, ticaret ve rekreasyon(eğlence-dinlenme)almıştır. Avcılar'da başta madeni eşya, dokuma, giyim eşyası olmak üzere irili ufaklı 350'den fazla sanayi tesisi faaliyettedir. Buna göre nüfusun %40'ından fazlasını işçiler, %10'unu bölge esnafı ve küçük çapta memur kesimi oluşturmaktadır..

Sağlık durumu : Avcılar İlçemizin Ana Sağlık Ocağı ve Trafik Hastanesi vardır. Devlete bağlı diğer sağlık kuruluşları da mahallelerimizdeki sağlık ocaklarıdır. İlçenin çeşitli yerlerinde çok sayıda klinik ve büyük özel hastaneler açılmıştır. Bunlar ilçede yaşayan insanların ihtiyaçlarını büyük ölçüde karşılamaktadır.

Kültür durumu : Avcılar İlçemizde bir çok Eğitim-Öğretim kurumları vardır.Bu kurumların içinde, İstanbul Üniversitesi Avcılar Kampüsü büyük öneme sahiptir.Kampüste Mühendislik, Veterinerlik, İşletme Fakülteleri, Teknik Bilimler Yüksek Okulu bulunmaktadır.Ayrıca her türlü sosyal faaliyetlerin düzenlendiği Kültür Sarayımızda da ücretsiz kurslar verilerek, çeşitli etkinlikler gösterime sunulmaktadır.

Sosyal durumu : Avcılar İlçemiz yakın zamana kadar sosyal yönden fazla zengin değildi.Artan nüfus artışı beraberinde bölgeye çeşitli sosyal tesislerin kurulmasına olanak sağlamıştır.İstanbul Üniversitesi kampüsünün buraya taşınması ile Avcılar'a yeni bir hareketlilik ve canlılık gelmiştir ve bölgedeki sosyal hayatı önemli ölçüde zenginleştirmiştir.Ambarlı sahil şeridinde çok sayıda kafeterya, eğlence merkezleri, balık lokantaları vb. büyük ölçüde sosyal bir canlılık yaratmaktadır.

Nüfus durumu : Türkiye'nin her bölgesinden gelen insanlar Avcılar'a yerleşmiş bulunmaktadır. Hızla gelişen ilçemizin nüfusu da hızla artmakta ve inşaat sektörü bölgenin en kuvvetli sektörlerinden biri olmaya devam etmektedir.1934 yılında 340 kişi olan nüfusu 1940 yılında 1222 kişiye çıkmıştır. 1945 yılında yani 2. Dünya Savaşı sırasında ise nüfusu 1730 kişi olmuştur. Zaten 1945 yılında nüfusunun bu kadar artmasının nedeni olarak da bölgeye yerleştirilen askeri birlikler olduğu sanılmaktadır. Çünkü savaştan sonra nufus birden 1130 kişiye düşmüştür.

Avcılar Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Mustafa Değirmenci (CHP)
Adres:
Merkez Mahallesi Marmara Caddesi No:3 Avcılar İstanbul
Telefon: (0212) 695 62 00 (20 Hat)
Faks: (0212) 591 95 71
Web Site: www.avcilar.bel.tr
E-mail: admin@avcilar.bel.tr

Avcılar Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Hasan Duruer
Adres:
Cihangir Mah. Reşitpaşa Cad. Bebe Sok. No:5 Kat:4 Avcılar İstanbul
Telefon: 0212 590 28 90
Faks: 0212 695 14 20
Web Site:www.avcilar.gov.tr
E-mail: avcilar@avcilar.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Bağcılar

Nüfus: 719.296 (TÜİK)
Yüzölçümü: 22 km2
Nüfus Yoğunluğu: 25.296 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 22
Koordinatlar: 41°02′26, 28°49′34

Yerleşimi çok eski dönemlere uzanan Bağcılar Belediyesi; Bakırköy ilçesine bağlı Bağcılar; Mahmutbey, Kirazlı ve Güneşli semtlerinin birleştirilmesi ve 1992 yılında Bakırköy' den ayrılarak 3806 sayılı yasa ile ilçe ve belediye haine getirilmiştir.

İstanbul ilinin Avrupa yakasında, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Bağcılar, Avrupa- Asya yakası üzerindedir. Edirne-Ankara arasında yapılmış, Türkiye'nin en önemli Otobanı olan E-80 (TEM) otoyolunun 0-2 güzergahı ile bu güzergahın D-100 (eski E-5) Otoyolunun, güneybatı ve kuzey-doğu ekspres bağlantıları arasındaki Bağcılar ilçesi bir geçit özelliği taşımaktadır. Batıda Küçükçekmece , Kuzeyde askeri arazi ve Esenler, doğuda Güngören, güneyde ise Bahçelievler ilçeleri ile çevrili Bağcılar İlçesi 22 km2 alana kuruludur.

Aşınımla önemli ölçüde taşınmış olan düz ve hafif dalgalı platoya yayılan Bağcılar İlçesi' nin vadi oluşumları son derece önemsizdir. Ortalama yükseklik 50-70 m. civarındadır. Akarsuların uzunlukları kısa ve su rejimleri düzensizdir. Bu akarsuların, hızlı kentleşmenin ve sanayileşmenin sonucu olarak, biyolojik ve kimyasal atıkları taşıyan derelere dönüşmüşlerdir

Yönetsel yapısı itibarıyla bilinen en eski İstanbul yerleşimlerinden Mahmutbey Nahiyesi 11 köyü barındırmaktaydı. İstanbul Belediyesi İstatistik Müdürlüğünce yayınlanan İstanbul Şehri İstatistik Yıllığı 1930 -1931 adlı yayında Mahmutbey Nahiyesi şöyle verilmektedir. Avas köyü, Ayapa Köyü, Ayayorgi Köyü, Çıftıburgaz Köyü, Vidos Köyü ve Yenibosna Köyü. Bunlardan Ayapa, Kirazlı, Litros Esenler, Vidos Güngören, Ayayorgi Kayabaşı Nifos Kocasinan ve Çıftıburgaz ise Bağcılar olarak günümüzün yerleşimlerini oluşturmaktadır. Bu yerleşimlerin bilinen tarihi geçmişleri yoktur. Günümüzde Bağcılar ilçesini oluşturan zeminde tarihi esere pek rastlanmamaktadır. Cumhuriyet döneminde Balkanlardan göçen Türklerin yerleştirildiği bu bölgeler yapılarıyla birlikte isimlerini de Türkleştirmişlerdir.

İstanbul ilinin Avrupa yakasında, Büyükşehir Belediyesi sınırları içerisinde yer alan Bağcılar, Avrupa - Asya aksı üzerindedir. Edirne - Ankara arasında yapılmış, Türkiye' nin en önemli otobanı olan E - 80 (TEM) oto yolunun O-2 güzergahı ile bu güzergahın, D-100 (Eski E-5) oto yolunun, güney - batı ve kuzey - doğu ekspres bağlantıları arasındaki Bağcılar ilçesi bir geçit özelliği taşımaktadır. Batıda Küçükçekmece, kuzeyde askeri arazi ve Esenler, doğuda Güngören, güneyde ise Bahçelievler ilçeleri ile çevrili Bağcılar ilçesi 22 km2 alana kuruludur.

Bağcılar ilçesinin yol dokusu, İstanbul'un yol dokusu ile bütünlük arz etmektedir. Doğu - Batı yönünde uzanan E - 80 (TEM) oto yolu ve D - 100 otoyolları ekspres yol bağlantısı iledir. En önemli kuzey - güney ikinci ana ulaşım Mahmutbey asfaltıdır. Günümüzde 2554 Cadde ve Sokağın hemen hepsinde yaya kaldırımı mevcuttur, yollar asfalt ve kilittaşı kaplama olarak yapılmıştır. Yapılan kavşak ve yol genişletme ve iyileştirme çalışmaları ile kent içi ulaşımda olumsuzlukları ortadan kaldırılmıştır. İstanbul' un merkez ve diğer ilçeleriyle ulaşımında İETT ve Halk Otobüsleri yanında, minibüsler ile toplu taşıma hizmeti yürütülmektedir.

Bağcılar, İstanbul'un hızla gelişen bir ilçesidir. TÜİK tarafından yapılan Adrese Dayalı Nüfus Sayımına göre 2009 nüfusu 724.268'dir. Bağcılar, nüfus olarak İstanbul'un en büyük ilçesi durumundadır. İlçemizde eğitim çağındaki nüfus sayısı 145.000 olup, İlçe nüfusunun 1/5'ini öğrenciler oluşturmaktadır. Ayrıca Mahmutbey MİA (Merkez iş alanı) Bölgesinin ticari yapılaşmasının tamamlanması halinde nüfus yoğunluğunun çok daha büyük boyuta ulaşacağı açıktır.

İstanbul' un en önemli ticaret ve sanayi merkezlerinden biri olan Bağcılar İlçesi' nde günümüzde iplik dokuma, gıda, taş ve toprak, metal ve basın sanayi çeşitlenmesi, küçük - büyük atelyeler, ticarethaneler ile ticaret merkezleri bulunmaktadır.Bugün bu sektörlerde toplam 52,750 işletme faaliyet göstermektedir. Bu Bağcılarda bulunan bina bağımsız bölüm
sayısının 1/3 üne denk bir orandır. Ülkenin büyük basın kuruluşlarından Hürriyet, Milliyet, Meydan, Dünya, Akit ve Yeni Asya gazeteleri matbaa ve yönetim merkezleri Bağcılar İlçesi' ndedir. Son yirmi yıla kadar % 72' si kültüre elverişli tarım alanı olan Bağcılar İlçesinde günümüzde tarım alanları, mera ve otlakların yapılaşmaya bağlı olarak yok olması nedeni ile hiç kalmamıştır.

İlçede son 5 yılda yapılan okullarla beraber eğitim kurumlarının sayısı 75'e ulaşmıştır. Belediye, eğitime verdiği büyük destekle, 6 okulu kendi imkânlarıyla, 7 okulu da hayırsever işadamlarının katkısıyla yapmıştır. Belediye olarak hedef, en fazla 30 kişilik sınıflarda eğitim görülmesini sağlamaktır. Ayrıca, öğrencilerin teknolojinin imkânlarından da yararlanması için ilçedeki bütün okulların her sınıfına bilgisayar ve projeksiyon makinesi hediye etmiştir. İlçenin 22 mahallesi bulunmaktadır ve her mahallede Mahalle Konakları açılarak bir gelenek tekrar hayata geçirilmiştir. Mahalle konaklarında muhtarlık, kütüphane, spor salonu ve bir kısmında İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından açılan Meslek Kursları (İSMEK) ve bir kısmında da sağlık ocakları bulunmaktadır. Mahalle konaklarından isteyen herkes ücretsiz olarak yararlanmaktadır.

Yıllara Göre Bağcılar Nüfusu:
(2000) 558.435 
(1997) 487.896
(1990) 291.457
(1985) 203.175

Bağcılar Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Lokman Çağırıcı
Adres:
Güneşli Mahallesi Kirazlı Caddesi No:1 34200 Bağcılar İstanbul
Telefon: (0212) 410 06 00
Faks: (0212) 410 06 75
Web Site: www.bagcilar.bel.tr
E-mail: bagcilar@bagcilar.bel.tr

Bağcılar Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Veysel Yurdakulb>
Adres: Sancaktepe Mahallesi İstanbul Caddesi No:3 Bağcılar İstanbul
Telefon: 0212 433 41 76
Faks: 0212 433 41 78
Web Site: http://www.bagcilar.gov.tr/
E-mail: bagcilar@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Bahçelievler

Nüfus: 576.799 (2009)
Yüzölçümü: 16,17 km2
Nüfus Yoğunluğu: 35670,93 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 11
Koordinatlar: 40°59′51, 28°51′02

İstanbul’un Avrupa yakasındadır. Güneyden Bakırköy’e, batıdan Küçükçekmece’ye, kuzeyden Bağcılar’a ve doğudan Güngören’e komşudur. 1992 yılında Bakırköy’den ayrılarak ilçe olmuştur. Yüzölçümü 16.7 kilometrekaredir.

 Bahçelievler İlçesi, Cumhuriyet, Çobançeşme, Fevziçakmak ve Hürriyet mahallelerinin Yenibosna bölgeleri, Kocasinan, Siyavuşpaşa, Soğanlı, Şirinevler, Yenibosna, Zafer ve Bahçelievler olmak üzere 11 mahalleden oluşmaktadır. Bahçelievler’e bağlı bucak ve köy yoktur. 1950’li yıllara kadar bugün Bahçelievler ilçesinin bulunduğu bölgede Kocasinan ve Yenibosna köyleri vardı. Bahçelievler’in bulunduğu kesim, Bakırköy’ün O-1 karayolunun (eski E-5) kuzeyine doğru büyümesiyle oluşmuştur. Bahçelievler’in nüfusu da, komşu ilçelerinin nüfusu gibi, 60’lı yıllardan itibaren çok hızlı bir artış gösterdi. 1960 yılında 8.500 olan nüfus, 5 yıl sonra 1965 yılında 20.881’e çıktı. 1975 yılında ise Bahçelievler’in nüfusu 100 bini aşıyordu.

Bahçelievler ilçesi; İstanbul'un Avrupa yakasında 0-1 karayolunun (Eski E-5) kuzeyinde yer almaktadır. Batıda Küçükçekmece, güneyde Bakırköy, kuzeyde Bağcılar ve doğuda Güngören ilçeleriyle çevrilidir. İlçenin batısındaki sınırı Ayamama Deresi, doğusundaki sınırı ise Çırpıcı Deresi belirlemektedir. İlçe, denize doğru uzanan derelerin oluşturduğu vadi ve tepeler üzerinde yerleşmiştir. Batıdaki Almama Deresi arasında Yenibosna yerleşimi, Yenibosna Deresi ile Tavukçu Deresi arasında Kocasinan yerleşimi, Tavukçu Deresi ile doğudaki Çırpıcı Deresi arasında Bahçelievler yerleşimi yer almaktadır. İlçe toprakları 1674 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Tarihi yarımadaya ve Atatürk Hava Limanı'na olan yakınlığı nedeniyle gelişmeye çok uygun bir ilçedir.

Bugünkü Bahçelievler'in geçmişine bakıldığında, tarihi kalıntılardan, Bizans döneminde yerleşime başlandığı bölgedeki kalıntılardan anlaşılmaktadır. Osmanlı Döneminde ise Osmanlının ilk başkenti sayılan Edirne ile İstanbul arasındaki yol güzergahında bulunması nedeniyle sokak isimlerinden anlaşılacağı üzere örneğin Eski Edirne Yolu veya yol üzerinde rastlanan köprülerden Çobançeşme Ayamama Deresi üzerinde yapılan Mimar Sinan Köprüsü ve çeşme, Soğanlı'da bulunan halen yolun altında kalmış çeşme gibi kalıntılardan iki başkent ve Avrupa ile olan ilişkilerde önemli bir yer tuttuğu anlaşılmaktadır.

Osmanlı Dönemi'nde bu bölgenin ormanlarla kaplı olması, tarıma müsait olması nedeniyle avlanma ve mesire yerleri olarak kullanıldığı halen günümüze intikal eden çeşmelerden, Siyavuşpaşa Köşkü gibi kalıntılardan anlaşılmaktadır. 1917'den sonra bugünkü Bulgaristan, Yunanistan, Yugoslavya gibi ülkelerin Osmanlı yönetiminden çıkması sonucu o bölgelerde yaşayan Türk kökenli Osmanlı yurttaşlarının Türkiye'ye göçü nedeniyle ağırlıkta Yenibosna ve Kocasinan köylerine yerleştirilmiş. Tarım ve hayvancılık bu bölgenin yaşam kaynağı olmuştur.

İstanbul tarihinin eski dönemlerinden beri tarımsal niteliği az olan bir kenttir. Bahçelievler, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde bir tarım alanı iken günümüzde bu özelliği tamamen kalmıştır.

Buna karşılık Bahçelievler'de sanayi tesisleri gittikçe artmaktadır. İlçede imalat sanayinde çalışanların oranı artmakta olup bu oranın yoğun olduğu yerler Çobançeşme ve Merkez Mahalleleridir. Diğer mahallelerde de imalata yönelik işyerleri mevcuttur.

İlçede özellikle Yenibosna ve Çobançeşme mahallelerinde yoğunluk kazanan gıda (Coca-cola, Pesi Cola, Ömür Yoğurt vb. ve Tekstil ) gibi Türkiye ve Dünya pazarına hizmet eden sanayi tesisleri ilçenin temel ekonomik yapısını oluşturmaktadır. Sanayinin birlikte geliştirdiği ticaret ve hizmetler sektörü de ilçe için aynı derecede önemlidir.

Tarihi ve Kültürel Zenginlikleri:
Havuzlu Köşk (Siyavuşpaşa Kasrı):
Havuzlu Köşk (Çavuş Başı) Milli Egemenlik Parkının içinde bulunmaktadır. Yapılan ek ve değişikliklere karşın, köşkün genel görünüşü 16. Yüzyıl Osmanlı sivil mimarlığının tüm özelliklerini yansıtmaktadır. Günümüzde çocuk kitaplığı olarak değerlendirilmektedir. Adını 16. Yüzyılda Sultan III. Mehmet zamanında iki defa sadrazamlık yapmış olan Siyavuşpaşa‘dan almıştır.

Çobançeşme Köprüsü: Londra Asfaltı’nın Atatürk Hava Limanı Kavşağında yer alır Altı kemerli 38 metre uzunluğunda yontma taşlardan yapılmıştır. Doğu Roma İmparatorluğu dönemine ait bu köprü, suyu bol Ayamama Deresi üzerine kurulmuş iken şimdi suları çekilmiş kuru bir dere yatağı üzerinde durmaktadır.

Viran Saray (Viran Bosna): Yenibosna Merkez Mahallesinde Yenibosna İlköğretim Okulu’nun güneybatısında yer almaktadır. Şu anda tamamen viran olmuş, sarayın kalıntıları vardır. Yapılan incelemede Osmanlı Dönemine ait olan saray, bugünkü Yugoslavya’da bulunan Bosna kentinden ismini almıştır. Önceleri Saray Bosna iken saldırı sonucu yıkıldıktan sonra Viran Bosna adını almıştır.

Bahçelievler Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Osman Develioğlu
Adres:
Barbaros Cad. Bahçelievler İstanbul
Telefon: 0212 484 38 00 pbx
Faks: 0212 441 94 84
Web Site: www.bahcelievler.bel.tr
Email: bilgi@bahcelievler.bel.tr

Bahçelievler Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Şevket Cinbir
Adres:
Saray Cad. No:1 Bahçelievler İstanbul
Telefon: 0212 442 15 17
Faks: 0212 442 17 17
Web Site: www.bahcelievler.gov.tr
Email: info@bahcelievler.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Bakırköy

Nüfus: 214.821
Yüzölçümü: 32,42 km2
Nüfus Yoğunluğu: 6626,19 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 15
Koordinatlar: 40°59′15″K, 28°51′42″D

İstanbul’un eski semtlerinden biri olan Bakırköy, Avrupa yakasında, Marmara Denizi’nin kuzeydoğu sahilindedir. kuzeyindeki E-5 Karayolu sınırı olup, Güngören ve Bahçelievler ilçeleri; güneyinde Marmara Denizi, doğusunda Çırpıcı deresi sınır olup, Zeytinburnu ilçesi, batısında ve kuzey-batısında ise Küçükçekmece ilçesi bulunmaktadır. Bu sınırlar içerisinde Bakırköy ilçesi 35 km² alana kuruludur. Bahçelievler, Güngören ve Bağcılar ilçeleri 1992 yılında Bakırköy’den ayrılarak ilçe olmuşlardır. 1957’ye kadar Zeytinburnu, 1989’a kadar Küçükçekmece ve Avcılar ilçeleri, Bakırköy’e bağlıydı.
İstanbul’un eski ilçelerinden olan Bakırköy, Osmaniye, Kartaltepe, Zuhuratbaba, Zeytinlik, Cevizlik, Sakızağacı ve Yenimahalle mahallelerinden oluşur.

Bakırköy'ün tarihi İstanbul'un tarihidir. Bakırköy Bizans döneminde eski önemini koruduğu gibi, aynı zamanda askeri ve siyasi bir merkez olan Hebdomon ismiyle anılmaktaydı. Bakırköy zamanla Jeptimun, Makrohori, Makriköy, 1925'de de bugünkü Bakırköy adını almıştır. İlçe sınırları içinde bulunan Yeşilköy (Ayastefanos) 1877-1878' de Rus işgaline uğramış, 3 Mart 1878de Ayastefanos Antlaşması da burada imzalanmıştır. II. Abdülhamit burada tahttan indirilmiştir. Bakırköy'ün tarihi gelişiminde Fransız işgali'nin pek çok etkisi görülmüştür.

İşgal daha sonra İstanbul' un kurtuluşu ile ortadan kalktı. Cumhuriyet dönemine adım atıldı. İstanbul 12. yüzyılda Latin İmparatorluğu' nun bir parçası olunca Hebdomon da İstanbul' un kaderini paylaştı. Hebdomon adından başka Jeptimum adıyla anılan Bakırköy, Bizans'ın son dönemlerinde Makrohori (Uzunköy) olarak adlandırılıyor. 14. yüzyılın ortalarında Osmanlıların eline geçmesiyle, adı Makriköy'e dönüştü. Türklerin Bakırköy'e yoğun olarak yerleşmeleri 15. yüzyıllara rastlar.

II. Abdülhamit döneminde gelişen ve köşklerle donanan Makriköy, 19. yüzyıl sonlarından beri İstanbul'un bir ilçesi durumundaydı. 1925'te ulusal sınırlar içindeki yabancı kaynaklı adların değiştirilmesi sırasında, adı Bakırköy olarak belirlendi. İlçe sınırları içinde yer alan Yeşilköy (Ayastefanos), tarihsel bakımdan önem taşımaktadır.

Bir başka önemli olay da, 31 Mart Olayını bastırmak için Selanik'ten yola çıkan Hareket Ordusu'nun 1909'da Ayastefonos'a gelmesidir. Burada toplanan Meclis-Milli, II. Abdülhamit'in tahttan indirilmesine karar vermişti. I. Dünya Savaşı'nın sonlarında askeri işgali altında bulunması Bakırköy'ün tarihi gelişmesinde ayrı bir olaydır. İstanbul'un kuruluşu ile işgal ortadan kalkarak Cumhuriyet dönemine geçildi. Tarihi gelişmesi içinde, Antik Çağ'dan günümüze çeşitli tarihi eser bırakan Bakırköy'ün önemli tarihi eserleri olarak, Bizans döneminden kalma Fildamı (Fildamı Sarnıcı), 17. yüzyıl Osmanlı mimarisini yansıtan Baruthane, aynı dönemde yapılan, ancak 1875'de Sultan Abdülaziz tarafından yeniden inşa edilen Çarşı Camii ve Çeşmesi, aynı dönemde yaptırıldığı sanılan Şifa Hamamı, 19. yüzyıl'da yaptırılan Bez Fabrikası (Bakırköy Pamuklu Sanayi Müessesesi), Yeşilköy yalıları, Bakırköy evleri, kiliseler, köşkler, Florya Deniz Köşkü sayılabilir.

Bakırköy'ün yayıldığı plato, düz ve hafif dalgalı bir yüzey oluşturup, aşınımla önemli ölçüde taşınmıştır. Plato, aşınma oluklarıyla birkaç bölüme ayrılmış olmasına rağmen, vadi oluşumları son derece önemsizdir. İlçenin Marmara Denizi'ne olan kıyıları, fazla engebeli değildir. Genel görünüm, geniş koylar ve burunlar şeklindedir. Çırpıcı, Çavuşpaşa ve Uzundere''nin aktığı kıyı alanları, alüvyonlara dolmuştur.
Sakızağacı ve Bakırköy burnunda ise dalgaların etkisiyle aşınan felezler ve bunların önünde aşınma düzlükleri görülür. Bakırköy'ün Marmara Denizi''ne olan kıyıları, Florya kıyıları dışında, geniş bir yerleşme alanının kıyısı durumuna dönüşmüştür.

Tarihi gelişmesi içinde, Antik Çağ' dan günümüze çeşitli tarihi eser bırakan Bakırköy''ün önemli tarihi eserleri olarak, Bizans döneminden kalma Fildamı (Fildamı Sarnıcı), 17. yüzyıl Osmanlı mimarisini yansıtan Baruthane, aynı dönemde yapılan, ancak 1875''de Sultan Abdülaziz tarafından yeniden inşa edilen Çarşı Camii ve Çeşmesi, aynı dönemde yaptırıldığı sanılan Şifa Hamamı, 19. yüzyılda yaptırılan Bez Fabrikası (Bakırköy Pamuklu Sanayi Müessesesi), Yeşilköy yalıları, Bakırköy evleri, kiliseler, köşkler, Florya Deniz Köşkü sayılabilir.

Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt ve Ataköy Plajları, kıyı kahveleri gezinti yerleri ile yöre hakkında hizmet veren Florya'nın önemli bir yeri vardır. Türkiye Cumhuriyeti'nin kurucusu büyük önder Atatürk'ün buyruğu ile kurulmuş Atatürk Ormanı doğal güzelliğinin yanında önemli oksijen kaynağıdır.

Hava, Kara, Deniz ulaşımı açısından Türkiyenin en zengin ulaşımına sahip Bakırköy, Uluslararası Havacılık alanında faaliyet gösteren Atatürk Havalimanı ile büyük bir turizm potansiyeline sahiptir.

Bakırköy ekonomisi genel olarak sanayi ve ticarete dayalıdır. İlçede bulunan Galleria, Town Center, Carousel, Capacity gibi alış veriş merkezleri ticari hayatı canlı tutmaktadır. Ayrıca birçok dershanenin de bu bölgede bulunması, ticari ve sosyal hayatı canlı tutmaktadır

Yıllara Göre Bakırköy Nüfusu: 1990 (270.731), 1997 (214.417)

Bakırköy Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Ateş Ünal Erzen (CHP)
Telefon: 0212 542 02 83
Web Site: www.bakirkoy.bel.tr

Bakırköy Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Dursun Ali Şahin
Telefon:
Web Site: www.bakirkoy.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Başakşehir

Nüfus: 193,750
Yüzölçümü (km kare): 104,33 km2
Mahalle: 9
Köy: 1

Başakşehir İlçesi, Küçükçekmece İlçesi’ne bağlı; Başakşehir, Kayabaşı, Ziya Gökalp, Güvercintepe, Altınşehir, Şahintepe yerleşimleri, Mehmet Akif Mahallesi’nin TEM’in kuzeyinde kalan bölümü, Sazlıdere Baraj Gölü’nün batısında, doğusunda ve güneyinde kalan kısımlarıyla Şamlar Köyü, Esenler İlçesi’ne bağlı; Başakşehir Büyükçekmece İlçesi’ne bağlı Bahçeşehir yerleşimlerini kapsayan ve yaklaşık 10434 Hektarlık yeni bir ilçe.

194 bini aşkın nüfusuyla Başakşehir’in kuzeyinde ve kuzeybatısında Arnavutköy, kuzeydoğusunda Sultangazi, güneyinde Avcılar, Küçükçekmece ve Bağcılar, doğusunda Esenler, batısında ve güneybatısında ise Esenyurt ilçeleri bulunmaktadır.

Başakşehir, İstanbul'un bir ilçesidir. 2008 yılında Küçükçekmece ilçesinden ayrılarak ilçe yapılmıştır. Denize kıyısı olmayan Başakşehir, kuzeyde Arnavutköy, kuzeydoğuda Eyüp, doğuda Sultangazi ve Esenler, güneyde Bağcılar, Küçükçekmece ve Avcılar ile güneybatıda Esenyurt ilçeleriyle çevrilidir.

İlçe üç ana bölgeden oluşmaktadır:
Başak Konutları - İkitelli,
Altınşehir - Kayabaşı
Bahçeşehir

Başakşehir 1. ve 2. etapları, Altınşehir merkezi, Güvercintepe, Şahintepe mahalleleri ve Kayabaşı köyü Küçükçekmece Belediyesi'ne, 4. etap ve 5. etap'ı Esenler Belediyesi'ne, Bahçeşehir ise Büyükçekmece ilçesine bağlı bir belde belediyesi durumundaydı. Fakat son yapılan düzenlemelerle bu semtler birleştirilerek Başakşehir ilçesi kuruldu.

TARİH
İlçenin kurulduğu bölgenin tarihi oldukça eskidir. Bu bölgenin Osmanlı dönemindeki ismi Azatlık'tır. Bu dönemde, Osmanlı Devleti'nin barut ihtiyacı buradan karşılanmaktaydı. Daha sonra, Altınşehir - Kayabaşı hattı başta olmak üzere bölgeye Resneli Çiftliği denmiştir.

Çiftlik ve çevresindeki arazilerin parsellenmesi ve imara açılmasıyla ilçenin bugünkü mahalleleri oluşmuştur. İstanbul'daki bilinen ilk yerleşim yeri olan Yarımburgaz Mağarası ilçenin Altınşehir semtinde Kayabaşı yolu üzerinde bulunmaktadır. Mağarada alt paleotik çağ ait kalıntılar ve Bizans dönemine ait bir kilise kalıntısı bulunmaktadır. Fakat ağır tahribata uğramıştır. Mağaranın güneyindeki taş ocakları yarığı birçok yerli sinema filmine mekan olmuştur. Şamlar bendi ve baruthanesi Osmanlı döneminde yapılmış ve günümüze gelmeyi başarmıştır.

İlçedeki en sağlıklı biçimde günümüze ulaşan eser Resneli Çiftliği'dir. Meşrutiyet'in ilânında önemli rolü olan bu Arnavut kökenli Osmanlı devlet adamı Resneli Niyazi Bey'e ait çiftlik hala ayaktadır. Yarım Burgaz Mağarası'nı geçtikten sonra tarihi konaklar görülebilir. Ayrıca, çiftlik bölgesinin içinde bulunduğu vadide bitki çeşitliliği çok fazladır. Bu nedenle, buranın eko-arkeoloji parkına dönüştürülmesi düşünülmüştür. Şahintepe yolunda Sazlıdere üzerinde bir de tarihi köprü bulunmaktadır. Ancak hala kullanılan köprüde de ağır tahribat söz konusudur.

EĞİTİM VE SAĞLIK HİZMETLERİ
İlçede üniversite yapılması planlanmakta veya halihazırdaki İstanbul Üniversitesi'nin fakültelerinden birinin bölgede yerleşke açması düşünülmektedir. Bahçeşehir ve Başak Konutları yeterli sayıda devlet ve özele okula sahiptir. Ancak Altınşehir'de okul sayısı yetersizdir. İlçenin en büyük mahellerinden Şahintepe'de sadece tek bir ilköğretim okulu vardır. Bu bölgedeki plansız yerleşim sorunun başlıca nedenidir. İlçede bir devlet hastanesi vardır ve çok sayıda sağlık kuruluşu mevcuttur. Ancak bu alanda da eşit olmayan dağılım söz konusudur. Bahçeşehir ve Başak Konutları, hem devlet hem de özel kuruluşlar açısından daha donanımlıyken Altınşehir bölgesinde eğitim alanında da olduğu gibi sağlık ocakları dahil tüm sağlık hizmetleri yetersizdir.

ULAŞIM
İlçenin güneyinden TEM otoyolu geçmektedir. Demiryolları Bahçeşehir'den geçmekte ve Ispartakule'de bir tren istasyonu bulunmakdadır. Hattın banliyö olarak uzatılması gündeme sık sık gelse de böyle bir çalışma henüz yürürlükte değildir. Devam eden metro çalışmasının tamamlanmasıyla birlikte Başak Konutları ve sanayi merkezi olan İkitelli'den geçerek raylı sistem Atatürk Olimpiyat Stadı'na kadar uzanacaktır. Böylece sanayi merkezi olan İkitelli'ye ve Atatürk Olimpiyat Stadı'na ulaşımın daha kolay olması ve ilgininde artması beklenmektedir. İlerleyen zamanlarda ilçenin birbirinden kopuk semtlerini birbirine bağlayacak bir kuzey yolu yapımı düşünülmekdedir.

COĞRAFYA
İlçenin kuzeyi ormanlarla kaplıdır. Bunun dışında, bitki örtüsü bozkır ve çalılıklardan oluşur. Sazlıdere vadisi oldukça zengin bitki örtüsüne sahiptir. Sazlıdere baraj gölü ilçe sınırları içindedir. Sazlıdere akarsuyu buradan doğup Küçükçekmece gölüne akar. Ancak atık sular nedenıyle cazibesini kaybetmişdir. Ayamama deresi de ilçe sınırları içinde doğar. Bahçeşehir'den de Ispartakule deresi geçmekdedir. İlçede henüz herhangi bir ağaçlandırma alanı yoktur.

SOSYO-KÜLTÜREL ÖZELLİKLER
İlçede sosyal yaşam alanları: Başak Konutları Sular Vadisi ve Türkiye'nin en büyük yapay göleti olan Bahçehir'deki gölet ve çevresindedir. Bahçeşehir ve Başak Konutları'nda sosyal ve kültürel yapılar mevcuttur. Ancak en sorunlu bölge olan Altınşehir bölgesinde henüz altyapı çalışmaları bile yapılmamıştır. Türkiye'nin en büyük stadyumu olan Atatürk Olimpiyat Stadı bu ilçededir.

Başakşehir Belediye Başkanlığı
Bahçeşehir Hizmet Binası

Telefon: 0212 622 60 00
Web: www.basaksehir.bel.tr
Email: belediye@basaksehir.bel.tr
Adres: Bahçeşehir 2. Kısım Mah. Şehit Gaffar Okan Cad. 34538 Başakşehir İstanbul

Başakşehir Hizmet Binası
Telefon: 0212 692 55 00
Faks: 0212 692 55 90
Web: www.basaksehir.bel.tr
Email: belediye@basaksehir.bel.tr
Adres: Başak Mah. 5. Etap 1. Kısım Akşemsettin İ.Ö.O. yanı Başakşehir İstanbul

Başakşehir Kaymakamlığı
Kaymakam:
Cevdet Can
Telefon: 0212 488 49 40
Web: www.basaksehir.bel.tr
Email: basaksehir@istanbul.gov.tr
Adres: Yunus Emre Hükümet Konağı 5. Etap 2. Kısım Başakşehir İstanbul

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Bayrampaşa

Nüfus: 272.196 (TÜİK)
Yüzölçümü: 6,98 km2
Nüfus Yoğunluğu: 272.196 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 11
Rakım: 17 m
Koordinatlar: 41°01′00, 28°55′60

İstanbul’un Avrupa yakasındadır. Doğusunda Eyüp, batısında Esenler-Güngören, kuzeydoğusunda Gaziosmanpaşa, Güneyinde Zeytinburnu ilçeleri ile sınırlı ve komşudur. Yüzölçümü 9 milyon 500 bin metrekaredir.
Bayrampaşa'nın nüfusu 2000 genel nüfus sayımına göre 246.646 civarındadır. Ancak ilçemizdeki nüfus, iş günlerinde 750.000'in üzerine çıkmaktadır. Bayrampaşa'da 11 mahalle bulunmaktadır.


1927 yılında Bulgaristan'ın Filibe şehrinden gelen bir-iki göçmen ailesi Bayrampaşa'nın temelini atmıştır. Halen mevcut olan belediye binası'nın arkasına düşen Numune Bağları mevkiine yerleşerek, bağcılık ve hayvancılıkla uğraşmışlar. Bundan ötürü beldeye Sağmalcılar ismi verilmiştir. Buradaki büyük toprakların çok kişi tarafından alınıp ucuza gelmesini sağlamak amacıyla, Bulgaristan'daki diğer akrabalarını getirmeleri nüfus artışına sebep olmuştur. 1943 yılında ilkdefa muhtarlık seçimleri yapılan Bayrampaşa'da, 1952 yılında Vatan Mahallesinde oturan göçmenlerin meydana getirdiği 26 hanelik bir yerleşim mevcuttu.

1950 sonrasında İstanbul'da başlayan imar faliyetleri, endüstrileşme, arsa fiyatlarının yükselmiş olması, gecekonduların yıkımı gibi nedenlerle çevrede (kırsal yerleşmede) konut arsası talebi başlamıştır.

Bayrampaşa bu kırsal özelliğini, İstanbul'da Aksaray mevkiinde Vatan-Millet Caddeleri'nde 1955'ten sonra yapımına başlanan istimlakla ve İstanbul Belediyesi'nin beldeyi sanayi bölgesi olarak tespit etmesi ve düzlüğü sebebiyle küçük atölye sahiplerinin burayı tercih etmeleriyle kaybetmiş, bu tarihlerde büyük bir nüfus patlaması olmuştur.

1955'ten önce maltepe civarında mevcut olan 3-4 adet fabrika, yeni açılanlarla birlikte, beldede bir işçi muhitinin oluşmasını sağlamıştır.İskan alanları merkezden Terazitepe, Altıntepesi ve İsmetpaşa Mahalleleri'ne kaymaya başlamıştır. Bayrampaşa halkının %40'ını temsil eden göçmenler, genellikle Yıldırım, Vatan ve Terazidere Mahalleleri'nde ikamet etmektedir.

1960 yılında ikinci bir nüfus patlaması olmuştur. Beldenin %30-35'ini teşkil eden Trakya, Karadeniz, Anadolu ve Ortaanadolu halkının yanı sıra, Yugoslavya'dan gelen göçmenlerin yarattığı yeni konut gelişimi, mevcut dokunun dolması ve daha sonrada Murat-Kartaltepe-Yıldırım mahalleleri'nin oluşmasıyla kendilerini göstermiştir.

1963'te Belediye teşkilatı kurulan Sağmalcılar'ın adı 1978'de Bayrampaşa olarak değiştirildi.

1970 öncesi tarıma dayanan bir ekonomisi olan Bayrampaşa, 1970 sonrası hızlı kentleşme ve yoğun göç sonucunda ekonomisi sanayi ve ticaret ağırlıklı bir ilçe oldu. İlçede yaşayanların bir kısmı ilçe dışında çalışırken, bir kısmı da esnaflık yapmakta ve sanayi kuruluşlarında çalışmaktadır. Ağır bir sanayisi olmayan Bayrampaşa'da, sanayi, yedek parça, otomobil tamiri, kalıpçılık, elektrik elektronik parça üretimi, hırdavat alet üretimi, plastik döküm, soğuk demir işlemesi, talaşlı üretim, tekstil gibi alanlara yönelmiştir. Tarımsal alan yoktur.
Ticarî alanda Bayrampaşa, özellikle başkan olarak anılan Hüseyin Bürge ile büyük atılımlar yapmaktadır. İlçenin eski hantal görüntüsünden modern bir görüntüye geçiş vardır Otogar'ın arkasına açılmış olan Carrefour ve Bauhaus, merkezde belediyenin yanında açılan Aquarium ilçenin ticari hayatını canlandırmıştır. Demirkapı Caddesi, Bayrampaşa'nın ticaret merkezi sayılabilir. Ayrıca yeni açılan IKEA semtin tanınmasına sebep olmuştur. 2009 yılının sonlarına doğru yapımı tamamlanan Forum İstanbul AVM hizmete açılmıştır.

İlçeye ulaşım belediye otobüsü, minibüs ve metro ile sağlanır. Otogar ve sebze hali ilçemiz sınırları içerisindedir. Bayrampaşa Kapalı Cezaevi ilçemiz sınırları içerisindedir. Buda ilçemiz için ayrıca bir sorun teşkil etmektedir. İlçemizde 49 park bulunmaktadır. Kişi başına düşen yeşil alan miktarı ise 1.5 metre karedir. yapılan yeni planlar Büyük Şehir Belediyesi tarafından kabul edilirse, yeşile açılan alanlarla, kişi başına düşecek yeşil alan miktarı 7 metre kare olacaktır.

Bayram Paşa: IV Murad devri sadrazamlarından (İstanbul-Bilecik Urfa 1638). Gençliğinde Yeniçeri Ocağı'na girdi. İlerleyerek Ocak Ayalığı yaptı, sonra kul kethüdası ve 1623'te vezirlikle Mısır Valisi tayin edildi. Fakat daha evvel 1623'te IV Murad'ın kız kardeşi Hanzade ile evlendirilmişti. Mısır'dan İstanbul'a geldiğinde kubbe altı vezirlerine katıldı. Bir aralıkta Sadaret Kaymakamlığı yaptı. Şubat 1636'da sadrazam tayin edildi. IV. Murat ile Bağdat seferine giderken Urfa'ya yakın Colb mevkiinde hastalanarak öldü. (Eylül 1638) Cenazesi İstanbul'a getirilip Avrat Pazarı'ndaki (Cerrahpaşa Mevkii) türbesine defnedildi. Türbesine bitişik tekkesiyle sebili, mektebi, Kayseri'de mevlevihanesi, Amasya'da diğer bazı hayır eserleri vardır. İlçemize adı 1978 yılında verildi.

Sadrazam Mustafa Paşa Meydan Çeşmesi: (1166/1752) Edirnekapı-Rami arası Topçular Camii ilerisindedir. Sadrazam Bahir Mustafa paşa yaptırmıştır. Beş beyitlik kitabesinin tarihi mısraları şunlardır: "Nazife Nutketti hame Tarihi vasfın tamamı Sadrı-Ali Mustafa Paşa'nın ayn-ü Cudi bu" Çeşmenin H.1304(M.1886) de tamir edildiğini gösteriyor ayrı bir kitabecikte vardır.

Ferhatpaşa Çeşmesi: Mimari özelliklerine ve üslubuna bakıldığında takribi olarak; miladi 1850-1870 yılları arasında, Rodos taşından kesme taş işçiliğiyle Rokoko üslubunun güzel bir örneği olarak inşa edildiği anlaşılmaktadır.

Yıllara Göre Bayrampaşa Nüfusu: 2000 (246.646), 1997 (241.445), 190 (380.730), 1985 (321.639)

Bayrampaşa Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Hüseyin Bürge (AKP)
Adres:
Abdi İpekçi Cad. No:40-44 Bayrampaşa İstanbul
Telefon: (0212) 467 19 00
Faks: (0212) 544 27 71
Web Site: www.bayrampasa.bel.tr
E-mail: info@bayrampasa.bel.tr

Bayrampaşa Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Durmuş Gencer
Adres:
Abdi İpekçi Cad. Özel İdare İş Merkezi No:150 Kat: 5 Bayrampaşa İstanbul
Telefon: 0212 544 96 96 - 0212 544 96 97
Faks: 0212 544 74 04
Web Site: http://www.bayrampasa.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Beşiktaş

Nüfus: 185,054 (2009)
Yüzölçümü: 11 km2
Mahalle Sayısı: 23
Koordinatlar: 41°02′32, 29°00′25

İstanbul’un, sur dışındaki en eski semtlerinden biridir. İstanbul Boğazı’nın Rumeli yakasında, Tophane ile Ortaköy’ün arasındadır. Beşiktaş mitolojik çağlardan itibaren özelliğini koruyan bir bölge olmakla beraber, Bizans döneminde tanındı. Osmanlı dönemi ile bir yerleşim yeri kimliğini alan Beşiktaş’ta, hem devlet görevlilerinin hem de sıradan halkın yaşadığı semt olduğu için, ilçede çeşitli yapı tipleri mevcuttur.Osmanlı döneminde Beşiktaş Kaptan-ı Deryaların semtiydi. 17.Yüzyıldan itibaren Abbasağa ve Vişnezade Mahallelerinin oluşumuyla sırtlara doğru genişledi ve nüfus karmaşası da oluşmaya başladı. Semtin ticari merkezi durumundaki Köyiçi’nde müslümanlar, rumlar, ermeniler ve az sayıda da yahudiler yaşamaktaydı.Kır-kent iç içeliğinin sur içi İstanbul’dan çok daha yoğun olduğu Beşiktaş, 18.Yüzyılda da bu özelliğini sürdürdü. Lale Devri ile birlikte İstanbul’da yaşanan toplumsal değişimin 2 ünlü mekanından biri oldu. Cumhuriyet Döneminden sonra şehir planlamasıyla düzenleme getirilen İlçede, ilk imar hareketleri örnekleri görünmektedir.

BEŞİKTAŞ İLÇESİ COĞRAFİ YAPISI

İl topraklarının Avrupa bölümünde yer alır. Doğusundan İstanbul Boğazı, kuzeyinden Sarıyer İlçesi, batısından Şişli İlçesi, güneyinden Beyoğlu İlçesi ile çevrelenmiştir. Yüzölçümü 1520 hektardır. İstanbul Boğazı’nda kıyısının uzunluğu 8375 M olan ilçenin, 23 mahallesi bulunmaktadır.

TİCARİ ÖZELLİKLERİ

İlçe hareketli ve çok canlı bir ticaret hayatına sahiptir.130 bine yakın ufak alışveriş merkezi, 2 bin şirket merkezi, 85 banka şubesi, sermaye piyasasında faaliyet gösteren kuruluşlar,Avrupa standartlarına uygun alış veriş merkezleri ( Akmerkez ) , plazalar ve uluslararası otel işletmeleri yanı sıra, Nobel ve Pfızer ilaç fabrikaları ile yıldız Porselen işletmesiyle ilçe önemli bir işlev görmektedir.

KARAKTERİSTİK ÖZELLİKLERİ

İlçe, coğrafi konum bakımından kıyı yerleşimleri ve iç yerleşim özelliklerine sahiptir. Boğaz kıyısı olması ve tarihsel dokusu itibari ile sürekli turistik bir gezi yeri görünümündedir. Tiyatro, sinema ve kültür merkezleri sayesinde de sosyokültürel yaşam sürekli hareketlidir. İlçede Belediyemize ait 3 kültür Merkezinde sinema, tiyatro gösterimi yanı sıra panel ve çeşitli kurslara yönelik çalışmalar da yapılmaktadır. İlçemiz Marmara ve Belediyeler Birliği’nin üyesi olmakla birlikte, aynı zamanda Boğaz’a kıyısı olan diğer ilçelerle birlikte ( Sarıyer, Beykoz, Üsküdar ) İstanbul Boğazı Belediyeler Birliği’ni kurdu.. Ülkemizin ilk futbol takımlarından olan BJK Spor Kulübü Merkezi de ilçemizdedir.

GÖRÜLECEK, GEZİLECEK ÖNEMLİ TURİSTİK YERLER

Beşiktaş ilçemiz 17.yüzyılda kurulmuş Bizans Osmanlı dönemine başkentlik yapmış, İstanbul’un yöneticilerinin çoğu Beşiktaşta oturmuş, devlet idaresine ait birçok kararlar buradan alınmıştır. Bu vesile ile ilçemizde saraylar, köşkler, müzeler, kasırlar, korular ve yalılar o dönemin nostaljisini yaşatmaktadır. Çırağan Sarayı, Dolmabahçe Sarayı, Yıldız Sarayı, Fer’iye Sarayları ve Ihlamur Kasrı bulunmaktadır. Boğaziçinde doğal güzellikleri bozulmadan her mevsim yeşil örtüsünü koruyan Yıldız Korusu, Naile Sultan Korusu, Naciye Sultan Korusu, Vakıf Korusu, Emir Erkayınlar Korusu, Arnavutköy Robert Koleji Korusu, İpar Korusu, Fransız Yetimhanesi Korusu, Kortel Korusu, Ayşe Sultan Korusu, Boğaziçi Üniversitesi Koruları ile kıyıdan 160m. Mesafesi olan Kuruçeşme Adası (Galatasaray Adası yer almaktadır. 18.yüzyıldan itibaren de kıyı yerleşim yerlerinde yapılan yalı ve konaklar da dikkat çekicidir. Dinsel yapılarda da cami, havra, kilise ve sinegogları bir arada gezip görebilirsiniz. Canlı ve zengin bir kültür yaşamına ev sahipliği yapan ilçemizde tiyatro, sinema, alış-veriş merkezleri ve otellerin yan sıra Aşiyan Müzesi, Yıldız Sarayı Müzesi, Deniz Müzesi, Resim ve Heykel Müzesi ve Şehir Müzesi gezilebilecek yerler arasındadır.

Beşiktaş'ın eski ve yeni sâkinleri arasında yaygın olan ve yazılı kaynaklara da geçmiş bulunan teze göre Beşiktaş adının aslı Beştaş'dır. Bu da Barbaros Hayreddin Paşa'nın gemilerini bağlamak için kıyıya diktirdiği beş taş sütundan gelir. Beştaş adı zamanla Beşiktaş'a dönüşmüştür.

Beşiktaş ilçesi, 23 mahalleden oluşmaktadır. Bu mahalleler, Abbasağa, Akatlar, Arnavutköy, Balmumcu, Bebek, Cihannüma, Dikilitaş, Etiler, Gayrettepe, Konaklar, Kuruçeşme, Kültür, Levazım, Levent, Mecidiye, Ortaköy, Muradiye, Nispetiye, Sinanpaşa, Türkali, Ulus, Vişnezade ve Yıldız mahalleleridir.
Beşiktaş, Bizans döneminde Boğaziçi kıyılarındaki en belli başlı yerleşim merkeziydi. Bizans döneminde (4. yy-15. yy) günümüzün Beşiktaş'ının kıyıları şu üç önemli yapıyla tanınırdı: "Auaplus"ta (akıntıya karşı) buluııan Ayios Mihael Kilisesi, imparatorların yazlık ikametgâhı olan Ayios Mamas'ı saray kompleksi ve Fokas Manastırı. Bunları dan Ayios Mihael Kilisesi Konstantinopoilis'in kurucusu olan I. Constantinus (305-337) döneminde inşa edilmişti ve Hıristiyan hacıların ziyaret ettiği çok ünlü bir hac merkeziydi. 
Beşiktaş bir yerleşim yeri kimliğini Osmanlı döneminde kazanmıştır. Bizans dönemi boyunca Boğaziçi özellikle Karadeniz'den gelen yağmacıların akınlarına uğramış, bunların yarattığı tahribat ve saldıkları korku surdışı yerleşmelerin gelişmesini engellemiştir. Beşiktaş'ın Osmanlı döneminde bir yerleşim yeri kimliği kazanması Karadeniz'in geniş ölçüde Osmanlı Devleti'nin denetimi altına girmesi sâyesinde olmuştur.
Özellikle Kaptan-ı Derya Barbaros Hayreddin Paşa’nın ilgisi dolayısıyla bilhassa denizcilik açısından büyük önem kazanmıştır. Barbaros Hayreddin, İstanbul’da olduğu zamanlarda Beşiktaş’ta bir yalıda ikamet etmiş, burada bir cami, bir medrese bir de sübyan mektebi inşa ettirmiştir. Barbaros, vefatından sonra buraya defnedilmiştir.

Beşiktaş'ın Tarihi Semtleri:

Arnavutköy: Bebek'le Kuruçeşme arasında yer alır. İlkçağda adı Hestai idi. Bizans döneminde Promotu ve Anaplus olarak da bilinirdi. Boğaziçi'ndeki önemli ibadet yerlerinden biri olan Ayios Mihael Kilisesi buradaydı. Konstantinos tarafından yaptırıldığı söylenen bu kilisede Başmelek Mihael'in mozaik bir ikonası saklanıyordu. Arnavutköy adını hangi nedenle ve ne zaman aldığı kesinlikle bilinmemektedir. Bir rivayete göre, II. Mehmed (Fatih) Arnavutluk'a egemen olmasından sonra yöreden getirilen Arnavutları bu semte yerleştirmiştir.

Aşiyan: Bebek ile Rumelihisarı arasında, bugün aynı isimle anılan mezarlık sırtlarında bulunan semt. Sahilden denizin içine uzanan dil, Boğaz'ı çok daralttığı için buraya Yunanca Lomekopi, Türkçe olarak da Boğazkesen denilmişti. Semt bugünkü adını şair Tevfik Fikret'in bu mahalledeki evinden almaktadır. Farsça bir sözcük olan "âşiyan"ın anlamı "kuş yuvası"dır.

Balmumcu: Barbaros Bulvarı üzerinde Yıldız'la Zincirlikuyu kavşağı arasında kurulu mahalle. Bugünkü Balmumcu Mahallesi'nin bulunduğu yerde II. Mahmud döneminde (1808-1839) aynı adla anılan bir çiftlik bulunuyordu. Balmumcu Kasrı denilen köşk daha sonra Abdülaziz döneminde yapılmıştı.

Bebek: Osmanlı döneminde Bebek'e ve Bebek adının kökenine ait ilk bilgiler İstanbul'un fethinin hemen öncesine gider. II. Mehmed'in (Fatih) Rumeli Hisarı'nın yapımı ve kuşatma sırasında asayişi sağlamak üzere buraya Bebek Çelebi adlı veya lakaplı bir bölükbaşı tayin ettiğini; Bebek Çelebi'nin semtte bir köşk ve bir bahçe kurduğunu, ölümünden sonra semtin onun adıyla anıldığını yazmaktadır. 18. yy sonundan 19. yy ortalarına kadar olan dönemi kapsayan Bostancıbaşı Defterleri'nden, Arnavutköy iskelesinden Rumelihisarı'na uzanan bu sahilde, şeyhülislam, Rumeli kazaskeri, reisülküttab, hekimbaşı gibi devlet ricalinin, birkaç nesil aynı ailenin elinde kalmış ya da kalacak olan 40 kadar sahilsaray ile bahçelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.

Kuruçeşme: Ortaköy'den Defterdarburnu ile; Arnavutköy'den Sarrafburnu ve Çorlulu Ali Paşa Yalısı (bugünkü Robert Lisesi girişi) ile ayrılan sahil boyunca ve arkasındaki sarp kayalık tepelerde yer alır. Semt sakinleri, koruları ve bol akar suları yüzünden, eski isminin Koruçeşme olduğunu iddia ederler. Tarih boyunca yeşil koruları ile anılan Kuruçeşme gravürlerde de böylece resmedilmiştir. Başvekâlet arşivinde Asâkir-i Mansure teşkilatı zamanında sayıları 28 olarak tespit edilen bahçeler arasında adı sayılmaktadır. Sultanlara ve zamanın yüksek rütbeli kişilerine ait olan sahilhane ve köşk bahçelerine çok önem verilmiş, hatta zaman zaman Avrupa'dan bahçıvanlar getirtilerek bahçeler düzenletilmiştir.

Ortaköy: Ortaköy'ün tarihinden gelen en önemli özelliği farklı kültürlerden Türk, Rum, Ermeni ve Yahudi topluluklarının ve farklı inançların bir arada dostluk içinde yaşamasıdır ve bu özellik günümüze kadar gelmiştir. Ortaköy'e bugünkü çehre ve özelliğini kazandıran, iskelenin arkasındaki Ortaköy Meydanı'nın en belirgin ve egemen mimari öğesi Ortaköy Camii'dir. Mehmed Ağa tarafından 18. yy'ın başlarında yaptırılan cami, Abdülmecid tarafından tamamen yıktırılarak denize uzanan rıhtım üzerine 1854-1856 yıllarında Mimar Nigoğos Balyan'a yeniden yaptırılmıştır. Ortaköy Meydan ve çevresi, sanat atölyeleri, kahveler, bar ve lokantalar, pazar günleri açılan elişi, antika ve sanat pazarıyla, gece gündüz canlı bir buluşma merkezidir.

Yıldız: Yıldız'ın sınırlarını kuzeyde Barbaros Bulvarı'ndan ayrılan Beşiktaş-Boğaziçi Köprüsü bağlantı yolu ve aynı noktadan ayrılarak güneydoğuya yönelen Palanga Caddesi, kuzeybatıda Emirhan Caddesi, batıda Ihlamur ve Dikilitaş semtleri, doğuda Yıldız Parkı, güneybatıda Abbasağa Mahallesi, güneyde Serencebey Yokuşu ve güneydoğuda Çırağan semtleriyle çizmek olanaklıdır. Bu sınırlar içinde Yıldız Sarayı ve Yıldız Parkı en geniş yeri tutar. Yerleşme bölgesi Barbaros Bulvarı'nın batısında kalan Ihlamur-Yıldız Caddesi ve Yıldız Posta Caddesi çevresidir. Güneyde, ayrı küçük bir semt olarak bilinen Serencebey Yokuşu çevresini de semtin geniş sınırları içinde saymak mümkündür. Saray ve semt bu bölgedeki tepelerden Beşiktaş ve Ortaköy'e doğru inen, tümüyle koruluk yamaçlar üzerinde kurulmuştur.

Beşiktaş Belediyesi:
Belediye Başkanı:
İsmail Ünal (CHP)
Beşiktaş Belediyesi Levent Hizmet Binası

Adres: Aytar Caddesi. Başlık Sokak. No:1 Nispetiye/Levent
Tel: 444 44 55

Beşiktaş Belediyesi Çırağan Hizmet Binası
Adres: Yıldız Mahallesi. Çırağan Caddesi. No:77 Beşiktaş
Tel: (0212) 236 10 20

Beşiktaş Belediyesi Levent Hizmet Binası
Adres: Aytar Caddesi. Başlık Sokak. No:1 Nispetiye/Levent
Tel: 444 44 55

Beşiktaş Belediyesi Çırağan Hizmet Binası
Adres: Yıldız Mahallesi. Çırağan Caddesi. No:77 Beşiktaş
Tel: (0212) 236 10 20

Web Site: www.besiktas.bel.tr
E-posta: belediye@besiktas.bel.tr   

Beşiktaş Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Sadettin Yücel
Adres:
Çırağan Cad. No:77 (Beşiktaş Lisesi Karşısı) Beşiktaş
Telefon:
0212 327 33 10
Web Site:
www.besiktas.gov.tr
e-posta: besiktas@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Beykoz

Nüfus: 241.833
Nüfus Yoğunluğu: 1010,92 kişi/km2
Yüzölçümü: 239,22 km2
Mahalle Sayısı: 25
Köy Sayısı: 21
Koordinatlar: 41°09′55, 29°11′04

Beykoz Boğaziçi'nin kuzey kesiminde Anadolu yakasında Küçüksu deresi ile Anadolu Kavağı arasında yer alan; merkeziyle olduğu kadar çevre köyleri, ormanları ve korularıyla da ünlü bir yerleşim yeridir. Doğusunda Şile batısında İstanbul Boğazı Kuzeyinde Karadeniz, Güneyinde Üsküdar, Ümraniye, Kartal ve Sultanbeyli ilçeleri bulunur. Beykoz ilçesi eskiden Üsküdar'a bağlı bir yerleşim yeriydi. Cumhuriyet döneminde Üsküdar ilçesinden ayrılarak, ayrı bir ilçe olmuştur.

Beykoz Tarihi
İstanbul’un incisi Beykoz çok uzun bir tarihsel geçmişe sırtını dayamaktadır. Beykoz’un tarihine ilişkin olarak bilinen en eski tarih M.Ö. 700’lerdir. Bu dönemde deniz yoluyla gelip Beykoz’u kendilerine yurt edinen Traklar, Beykoz’da yerleştiği bilinen ilk halk olarak karşımıza çıkar. Traklar Beykoz’a geldiklerinde, kralları Amikos’un ismine binaen, buraya “Amikos” adını vermişlerdir. Amikos, Beykoz’un bilinen en eski adıdır.
M.S. 395 yılında Roma İmparatoru Büyük Teodosyus imparatorluğu, Doğu Roma İmparatorluğu (Bizans) ve Batı Roma İmparatorluğu olarak ikiye bölene dek Roma İmparatorluğu sınırları içerisinde yer alan Beykoz, bu tarihten itibaren Bizans İmparatorluğunun egemenliği altına girer.
İstanbul’un Fatih Sultan Mehmed tarafından fethinden 51 yıl önce, Beykoz (Amikos) Yıldırım Bayezid tarafından Osmanlı İmparatorluğu’nun sınırları içerisine dahil edilir. Muhteşem dereleri, birbirinden güzel mesire yerleri, bereketli toprakları, cömert denizi ve aynı zamanda geniş bir av sahası da olan yemyeşil ormanlarıyla bir masal kentini andıran Beykoz, Osmanlı Devleti tarihinde önemli bir yere sahiptir. Av alanlarının uygunluğu münasebetiyle Osmanlı yönetici sınıfının gözde mekanlarından birisi olmuştur Beykoz. Padişah başta olmak üzere avın kendileri için bir tutku olduğu saray erkanı, Osmanlı’nın son dönemlerine dek Beykoz’u kendilerine mesken tutmuşlardır.

Tarihi ve Turistik Mekanları:

Yalıköy: İstanbul Boğazı’nın Anadolu yakasında bulunan Beykoz şehri bir koy etrafına kurulmuştur.

Beykoz Merkez: Beykoz Merkez mahallesi Yalıköy mahallesinin hemen yanıbaşında yer alır. Beykoz Merkez mahallesi tarih boyunca oldukça zengin bir etnik ve kültürel yapıya sahip olmuştur.

Anadoluhisarı: Beykoz sınırları içerisinde yer alan Anadoluhisarı semti Boğaziçi’nin Anadolu yakasındaki bir başka İstanbul incisidir.

Kanlıca: Kanlıca, her İstanbullunun zihninde şu ya da bu biçimde, en fazla da meşhur yoğurduyla yer etmiştir.

Çubuklu: Beykoz’un güzel mahalleleri arasında sayılması gereken bir diğer semt de Çubuklu’dur.

Paşabahçe: Beykoz’un güneydoğusunda, Çubuklu’nun alt yanında yer alan Paşabahçe, ilçemizin bir başka güzel mahallesidir.

Anadolukavağı: İsmini yöresindeki devasa boyutlu ağaçlardan aldığı söylenilen Anadolukavağı, kendine özgü doğasını korumayı başarabilmiş, tarihsel zenginliklerle kuşanmış bir Beykoz yakutudur.

Beykoz’un Köyleri: Beykoz biribirinden muhteşem köylerden müteşekkil bir yerleşim birimidir.

Poyrazköy - Polonezköy: Poyrazköy, Beykoz ilçesinin en meşhur köylerinden birisidir. Tipik bir balıkçı köyü olan Poyrazköy turistlerin de uğrak yeridir.

Beykoz Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Yücel Çelikbilek (AKP)
Adres:
Gümüşsuyu Mahallesi Kelle İbrahim Cad. No:43 34820 Beykoz İstanbul
Telefon: (0216) 322 25 04
Faks: (0216) 331 05 23
Web Site: www.beykoz.bel.tr
E-mail: beykoz-bld@beykoz.bel.tr

Beykoz Kaymakamlığı
Kaymakam:
Aydın Ergün
Adres:
Hükümet Konağı Beykoz İstanbul
Telefon: 0216 322 14 20
Faks: 0216 322 14 16
Web Site: www.beykoz.gov.tr
E-mail: beykoz@beykoz.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Beylikdüzü

Nüfus: 122,452
Yüzölçümü (km kare): 11,162km2
Nüfus Yoğunluğu: 10900 kişi/km2
Mahalle: 10
 

Beylikdüzü Tarihçe

M.Ö. 7 yy`da ilk yerleşimin başladığı Beylikdüzü’nün kurucularının Helenler olduğu varsayılır. M.Ö. 2.yy’da Bizans egemenliğine giren Büyükçekmece’nin gözde beldelerinden biri olan Beylikdüzü, İstanbul’un fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğu’na bağlanmıştır. Bir sayfiye ve tarım köyü olan Beylikdüzü, Bizans ve Osmanlı dönemlerinde orduların konaklama yeri olduğundan, bölgede yoğun bir yerleşim olmamıştır. 

Beldede yakın zamana kadar birçok medeniyet barındıysa da özellikle 1924 yılına kadar Rumların izleri görülmektedir. Burada yaşayan Rumlar Kurtuluş Savaşından sonra Yunanistan`da yaşayan Türklerle nüfus mübadelesine tutulmuşlardır. Daha sonra buraya mübadele ile gelen Türkler yerleştirilmiştir. Burada yaşayan Türkler genellikle tarım, hayvancılık ve balıkçılıkla uğraşmışlardır. Eski adı Garden (bahçe) olan Beylikdüzü, bölgeden Rumların ayrılması üzerine yeni bir isimle adlandırılmıştır.

Bölgede iklimin de etkisiyle yoğun olarak yetişen kavak ağaçları nedeniyle Kavaklı adı verilmiştir. Bu köy uzun zaman Çatalca ilçesine bağlı kalmıştır. 1988 yılında Büyükçekmece’nin ilçe olması ile Büyükçekmece ilçe sınırları içine dahil olan Kavaklı, daha sonraki günlerde belediye hizmetlerini Gürpınar’dan almaya başlamıştır.

11.162.000 m2 yüzölçümü, 110.000 nüfüsa sahip olan Kavaklı, 01.12.1993 tarih ve 21.775 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan İçişleri Bakanlığı’nın 93/42.466 sayılı kararı ile Büyükçekmece ilçesine bağlı belde yapılmıştır. Yine bu karara dayanarak beldede 1994 de Beylikdüzü Belediyesi kurulmuştur.
Beylikdüzü, Türkiye’nin en büyük metropolü olan İstanbul’un hemen batısında yer alır. Belde güneyde Marmara denizinin kuzey kıyıları ile sınırlanmakla beraber doğuda Yakuplu, batıda Gürpınar’la komşudur. Beldenin kuzeyi ise E-5 Karayolu ile sınırlanmaktadır.

Mahalleler

Büyükşehir Mahallesi
Sahil Mahallesi
Barış Mahallesi
Kavaklı Mahallesi
Cumhuriyet Mahallesi

Beylikdüzü Belediyesi
Belediye Başkanı:
Yusuf Uzun
Adres: Büyükşehir Mahallesi Enver Adakan Caddesi No 2 Beylikdüzü / İstanbul
Telefon: 0212 866 70 00
Fax: 0 212 873 01 14

Beylikdüzü Belediyesi Ek Hizmet Binası
Pınartepe Mah. Atatürk Cad.Belediye Sok. No:1 Beylikdüzü / İstanbul
Tel: 0 212 880 53 00
Elektronik posta: beyazmasa@beylikduzu.bel.tr
Web: www.beylikduzu.bel.tr

Beylikdüzü Kaymakamlığı
Kaymakam:
Yusuf Odabaş
Adres: Yakuplu Merkez Mah. Hürriyet Bulvarı No:50 Beylikdüzü İstanbul
Telefon: 0212 876 99 66-67
Fax: 0212 876 99 68
Web: http://www.beylikduzu.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Beyoğlu

Nüfus: 244,516 (2009 - TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 28235.1 kişi/km2
Yüzölçümü: 8,76 km2
Mahalle Sayısı: 45
Koordinatlar: 41°02′13, 28°58′39

Beyoğlu, İstanbul'un Avrupa yakasındadır. İstanbul'un ilk yerleşim yerlerinden biridir. Tarihte, "Karşı yaka" anlamına gelen "Pera" adıyla bilinmektedir. Beyoğlu sınırları içindeki Galata, Bizans döneminde daha çok Cenevizliler'in yaşadığı bir bölgeydi. 

Beyoğlu, 1924 yılında idari yapı içinde İstanbul'un bir ilçesi olarak yer almıştır. Cumhuriyet'in ilk yıllarında Beşiktaş ve Şişli'yi de idari olarak içinde barındıran Beyoğlu 1930 yılında Beşiktaş ilçesinin kurulması, ardında da diğer idari tasarruflar sonunda bugünkü durumuna gelmiştir. İlçe, kuzeyde Eyüp, Kağıthane, Şişli ve Beşiktaş'a, güneyde ise Fatih ve Eminönü ilçelerine komşudur. Beyoğlu'nun Boğaz'ın Anadolu yakasındaki komşusu ise Üsküdar'dır.

Beyoğlu adının ortaya çıkışına ilişkin çeşitli rivayetler vardır. Bunlardan birisine göre; Beyoğlu adı, Fatih Sultan Mehmed zamanında Pontus prenslerinden Aleksios Komnenos’un islamiyeti kabul ederek burada oturmasından kaynaklanır. İkincisine göre ise; burada oturan Pontus prensi değil, Kanuni zamanındaki Venedik elçisi Andre Giritti’nin oğlu Luigi Giritti’dir. Türkler’in “Bey Oğlu” diye andıkları bu adam, elçinin bir Rum kadınla evlenmesinden dünyaya gelmiştir. Oturduğu konak da Taksim yakınında bir yerdedir. Diğer birine göre ise; Kanuni Sultan Süleyman döneminde burada oturan Venedik elçisine yazışmalarda Beyoğlu dendiği için bu semt de Beyoğlu adını almıştır.

Beyoğlu ilçesi günümüzde, 45 mahalleden ve yaklaşık 225 bin yerleşik nüfustan oluşan bir yerleşim yeridir. İş, eğlence ve kültür merkezi olması nedeniyle bu ilçe sınırları içerisindeki gündüz ve gece nüfusu birkaç milyonu bulmaktadır. Bazılarına göre Beyoğlu, Karaköy’den Taksim’e kadar uzanan bölgedir. Bazılarına göre de, Tünel Meydanı’ndan Taksim’e uzanan bölümden ibarettir.

İlçedeki tiyatrolar, gazinolar, içkili eğlence yerleri, bugünkü durumu da hesaba katarsak sinema salonları ve kültür merkezleri İstanbul'un diğer ilçe ve semtlerinden daha yoğundur.
Aynı zamanda yabancı elçiliklerin de yoğunlaştığı bir semt olan Beyoğlu'nun esas ahalisi Avrupa kökenli levantenler olmuştur. Beyoğlu'nun mimarisi de öteden beri batılı tarzda gelişmiştir. Beyoğlu ve çevresinde İstanbul'un diğer yerlerinden daha çok sayıda kilise ve sinagog da bulunmaktadır.

Kılık, kıyafet ve yaşam tarzı ve binalar açısından bütün halinde Türkiye ölçeğinden farklı bir yaşam ve görüntünün asıl yoğunluk kazandığı yer, kuşkusuz, Beyoğlu olmuştur. 1860-1864 arasında Aşıklar ve Ayazpaşa mezarlıkları kaldırırılmış, Galata surları yıktırılmış, yeni caddeler ve sokaklar açtırılmış; yangınların önlenebilmesi için ahşap bina yapımı yasaklanmıştır. 1873’de Galatasaray’ı Beyoğlu’na bağlayan Tünel açılıp hizmete girmiştir. 1913’te ise Beyoğlu-Şişli arasında elektrikli tramvaylar hizmete girmiştir. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçildiğinde de Beyoğlu’nun yerleşme alanı Teşvikiye ve Maçka’dan Beşiktaş’a, Şişli ötelerine, Haliç ve Boğaziçi yamaçlarına uzandı. Bu gelişme sırasında konutlar yavaş yavaş iş yerlerine dönüştü. Önceleri adı Cadde-i Kebir iken Cumhuriyetten sonra İstiklal Caddesi denilen ana yol boyunca mağazalar, bankalar, kahvehaneler, tiyatrolar, sinemalar, pastaneler ve eğlence yerleri açıldı. Bu gelişme Halaskargazi Caddesi boyunca Şişli’ye doğru sürdü.
Dünyada yeraltında yapılan raylı ulaşım denemelerinin ilk örneklerinden olan Tünel de 19. yüzyılın ikinci yarısında Beyoğlu'nda tesis edilmiştir.
Cumhuriyet'ten sonra, büyükelçiliklerin Ankara'ya nakledilmesi, varlık vergisi konulduktan sonra bir çok gayrimüslim vatandaşın Türkiye'yi terk etmesi, İsrail'in kurulması üzerine çok sayıda yahudi'nin İsrail'e göç etmesi, bölgedeki garimüslim nüfusun azalmasına yol açmış, nüfus dengesi müslümanlar lehine değişmiştir.

Bugün Beyoğlu ilçesinin sınırları içerisinde çok sayıda önemli kurum ve mekan bulunmaktadır. Bunların arasında; Fındıklı’daki Mimar Sinan Üniversitesi, Taksim Meydanı’ndaki Atatürk Kültür Merkezi, Kasımpaşa’daki Kuzey Deniz Saha Komutanlığı, Sütlüce’deki Tophane-i Amire ( Koç Sanayii Müzesi), Aynalıkavak Kasrı, İstiklal Caddesi’ndeki İstanbul Sanayi Odası, Yapı Kredi Kültür ve Yayıncılık, Çiçek Pasajı, Balık Pazarı, Aksanat, çok sayıda sinema, Muammer Karaca Tiyatrosu, Tünel ve Tramvay ulaşımı, Galata’daki Galata Kulesi  de bulunmaktadır.

Tarihi ve Turistik Mekanları:


Lengerhane - Rahmi M. Koç Müzesi:
Hasköy'de, Tersane-i Amire'ye bağlı bir kuruluş olan Lengerhane, Osmanlı donanmasının kalyonlarında kullanılan büyük çapaları dökmekte kullanılıyordu. Uzun yıllar başka amaçlarla da kullanılan yapı 1990'larda Rahmi Koç'un girişimiyle yeniden işlevlendirilmiş ve bir endüstri tarihi müzesine dönüştürülmüştür.

Aynalıkavak Kasrı: İstanbul'un en büyük üç sarayından biri olan Tersane Sarayı'nın günümüze ulaşan tek yapısı Aynalıkavak Kasrı'dır. I.Ahmed'in, Okmeydanı ve Eyüp Sultan'a yakınlığı nedeniyle 1614'te yaptırdığı ilk kasırda Sultan (Deli) İbrahim doğmuştur. Sultan İbrahim büyüdükçe, yeni yeni binalar yaptırarak burayı Tershane Sarayı haline dönüştürür. 1678 yangını sonrasında, onarımlar ve düzenlemeler ile yeni köşkler, kasrlar eklenir. Bu yeni eklenenlerden birisi Aynalıkavak Kasrı'dır.

Okmeydanı Menzil Taşları: Fatih'in İstanbul kuşatmasında otağın kurulduğu yer olarak söylenen, Haliç yamaçlarındaki büyük bir arazi, Fetih'ten sonra vakıf arazisi olarak on dokuz sınır taşıyla belirlenmiş ve II. Bayezid'in 1490'da buraya “Tekke-i Tirendazan” (Ok Meydanı Tekkesi) yaptırmasından sonra da bu büyük alana “Okmeydanı” denilmiştir.

Piyale Paşa Cami: 1570'lerde, Kasımpaşa'nın arkasındaki vadide, kimselerin yaşamadığı kırsal bir kesimi yerleşime açmak amacıyla, Piyale Mehmed Paşa; cami, medrese, tekke, sıbyan mektebi, türbe, çarşı, hamam ve sebilden kurulu bir külliye yaptırmıştır. Günümüze ise yalnızca cami ve türbe erişebilmiştir.

Arap Cami: Galata kentsel dokusunda beton bloklar arasında, sivri külahlı hayli yüksek kare biçimli kulesiyle hala fark edilebilen Arap Camii; Fetih öncesinden kalan İstanbul'un tek gotik kilisesidir.

Galata Köprüsü: Altın Boynuz'un (Hrisokeras-Haliç) ayırdığı Konstantinopolis'in İki yakasını bağlayan ilk köprünün, V.yy'da Blahernai Surları yakınında Ayvansaray'da yapıldığı bilinmektedir.

Karaköy Palas: Karaköy Palas döneminin önde giden mimarlarından İstanbul doğumlu Levanten Guilio Mongeri'nin 1910'ların sonlarında gerçekleştirdiği bir deneme olarak, yakın dönem mimarlık tarihimizde yerini almış bulunmaktadır.

Osmanlı Bankası: Galata kentsel dokusu içinde, özgün biçimini yıllar önce yitiren anıtsal bir yapı, yüzyılı aşkın bir süredir Osmanlı Bankası olarak tanınıp, tek bir yapıymış gibi algılansa da, aslında iki ayrı kuruluşun yönetim merkezi olarak tasarlanmıştır. Osmanlı İmparatorluğu Tütün Rejisi Şirketi ve Osmanlı Bankası.

Komando Merdivenleri: 1850'lerde Galata'nın anacaddesi olan “Voyvoda” Caddesi çevresindeki bankerlerin en önemlilerinden birinin, Avram Kamondo'nun bankasının bulunduğu Rue Camondo (günümüzdeki Banker Sokağı) ile daha aşağıda kalan Voyvoda Caddesi'ni bağlayan, geç barok çağrışımlı küçük şirin bir merdiven yaptırılmıştır: Kamondo Merdivenleri.

Terziler (Tofre Begadim) Sinagogu: Galata'da, Yüksekkaldırım'a bağlanan yan sokaklardan biri (Banker Sokağı) üzerindeki “Askenaz” cemaatine ait Terziler (Tofre Begadim) Sinagogu; İstanbul'un en eskisi olmasa da, en ilginç sinagoglarından biridir.

İngiliz Bahriye Hastanesi: Batılı mimarların, Doğu kentleri için tasarladıkları yapılarda sergiledikleri çok farklı davranış biçimlerinin, belki de en aykırı ucuna konabilecek bir yapıdır, İngiliz Bahriye Hastanesi.

Galata Kulesi: Fetih'e kadar iki yüz yılı aşkın bir süre boyunca hemen hemen bağımsız bir Ceneviz sömürge kenti olan Galata'nın birkaç kez büyütülen kentsel savunma sistemindeki yirmi dört kuleden ayakta kalabilen tek ve en anıtsal olanı bu kuledir.

Tophane-i Amire: Tophane-i Amire yüzyıllar boyu üretime yönelik bir endüstri kuramayan Osmanlılar'da savaş endüstrisine yönelik yapıların ilklerindendir.

Galata Mevlevihanesi: XIII. yy'da Mevlevi Celaleddin-i Rumi'nin kurduğu Mevlevi tarikatı, İstanbul'un fethinden sonra geçici bir süre Vezneciler'deki Kalenderhane'de yer aldıktan sonra, 1491'de Galata Surları dışındaki bağ ve bahçeler arasında “asithane”sini kurmuştur.

Botter Apartmanı: 1890'ların Art Nouveau akımı, çok geçmeden her yönüyle Levanten ve yabancılar aracılığıyla İstanbul'da da yaygınlaşmıştır. Bir modacının (Jean Botter), o günlerin gözde mimarına (Raimondo D'Aronco), Pera'nın en ünlü caddesinde yaptırttığı apartman da, elbette ki bu modanın en seçkin örneği olacaktır: Casa Botter.

Pera Palas: Otel uzun yıllar boyunca İstanbul'un en ünlü, en lüks oteli olma özelliğini sürdürmüştür. Cumhuriyet döneminde salonlarında balolar düzenlenmiş yabancı konuklar ağırlanmıştır.

Saint Antoine Apartmanı: Grande Rue de Pera'da 1900'lerin başında çağdaş akımları yansıtan apartmanlardan hayli farklı, bir Kuzey İtalya kentinde yer alabilecek, plazzetto görünümünde büyük bir apartmandır. “Fransisken” mezhebine bağlı San Antonio Kilisesi'nin “akar” (kira getirici) apartmanıdır, ama çoğunlukla Pera'nın kültür dili Fransızca karşılığıyla tanınır: Saint Antoine Apartmanı.

El-Hamra Hanı: Elhamra Hanı'nın 1920'lerde yapılıp yapılmadığı veya eskiden beri var olan bir hanın kapsamlı bir biçimde onarılıp, sadece ön cephesinin yeniden düzenlenip düzenlenmediği hala açıklığa kavuşturulamamıştır. Elhamra Hanı, Grande Rue de Pera'nın, o dönemlerin seçmeci Doğu yönelimli tek yapısıdır.
Taksim Cumhuriyet Anıtı: Zaferle sonuçlanan İstiklal savaşı ve kurulan genç Cumhuriyet'in, Osmanlı'nın eski “payitaht”ı olan İstanbul'a da benimsetilip özdeşleştirilmesi amacıyla yaptırılmıştır.

Cihangir Cami: Osmanlı Hanedanı üyeleri, Fetih sonrasında, kentin Beyoğlu yakasında uzun yıllar boyu yapısal etkinliklere girişmemişlerdir. İlk kez 1559'da Kanuni ve Hürrem'in en küçük oğulları Cihangir'in ölümünden sonra, Mimar Sinan'a küçücük bir cami yaptırtılmıştır.

Alman Sarayı (Konsolosluğu): Beyoğlu'nda bağımsız bir elçilik binasının 1553'te Fransızlar'ın yaptırmasından sonra, diğer ülke elçilikleri de Galata ve Pera'daki yapılara yerleşmeye başlamışlardır. Çoğunluğu ahşap olan bu elçilikler defalarca yanıp, yeniden yapılır.

Yıllara Göre Beyoğlu Nüfusu: 1997 (226.582), 1990 (229.000), 1985 (245.999), 1980 (223.360), 1975 (230.532), 1970 (225.850), 1965 (218.985), 1960 (216.425)

Beyoğlu Belediyesi
Belediye Başkanı:
Ahmet Misbah Demircan
Adres: Şahkulu Mah. Meşrutiyet Cad. No:121 34430 Tünel Beyoğlu İstanbul
Ek Hizmet Binası
Adres: Tomtom Mah. İstiklal Cad. No:217 34433 Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 444 01 60
Web Site: www.beyoglu.bel.tr
E-mail: baskan@beyoglu.bel.tr

Beyoğlu Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Hasan Şenses
Adres: İstiklal Cad. No:133 Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 245 41 74 - 0212 293 63 32 - 0212 251 68 86
Faks: 0212 293 20 39
Web Site: http://www.beyoglu.gov.tr
E-mail: bilgi@beyoglu.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Büyükçekmece

Nüfus: 163.140 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 1,960 Kişi/km2
Yüzölçümü: 196 km2
Mahalle Sayısı: 23
Koordinatlar: 41°12′58, 28°35′09


Büyükçekmece İlçesi, Türkiye’nin 7 bölgesinden biri olan Marmara Bölgesi içindeki İstanbul İlinin batı yakasında, Marmara Denizi kıyısında bulunmaktadır. 18.145 ha alansal büyüklüğe sahip olan ilçenin kuzeyinde Çatalca ve Arnavutköy İlçeleri, doğusunda Esenyurt İlçesi, güneyinde Beylikdüzü İlçesi ve Marmara Denizi, batısında ise Silivri İlçesi bulunmaktadır. Bu konum içerisindeki ilçe İstanbul İli’nin %3,35’ini kaplamaktadır.

Büyükçekmece, Marmara denizinde kendi adını taşıyan körfezin doğu kıyısında ve yine kendi adını taşıyan 29 km²’lik alana sahip Büyükçekmece lagün gölünü içine alan bir yerleşim merkezidir. Büyükçekmece, İstanbul’un temiz ve iyi düzenlenmiş 25 km uzunluğundaki sahil şeridine sahip olan önemli sayfiye merkezlerinden biri olma özelliğinin yanı sıra tarihin bıraktığı mirasa sahipçıkan yaklaşımıyla geçmişten geleceğe köprü özelliği taşıyan? şehircilik açısından bakıldığında yerleşim, imar, altyapı, çevre sorunlarını şehircilik donanımı ile çözmüş, gelişen çehresiyle bir dünya kenti olmaya aday bir ilçedir.

5747 sayılı Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki Kanun çerçevesinde 29.03.2009 tarihi itibari ile, tüzel kişiliği kaldırılan ilk kademe belediyelerinden Mimarsinan, Kumburgaz, CelaliyeKamiloba, Tepecik ve Muratbey İlk Kademe Belediyeleri ile Gürpınar İlk Kademe Belediyesinin Pınartepe Mahallesi, Kıraç İlk Kademe Belediyesinin de HadımköyTEM Bağlantı Yolunun batısında kalan kısmı Büyükçekmece Belediyesine bağlanmıştır. Bu sınırlar itibari ile Büyükçekmece ilçesindeki toplam mahalle sayısı 23’tür.

Büyükçekmece, İstanbul'un Avrupa yakasındadır. İstanbul’dan Trakya istikametine giden E-5 karayolunun 35. Kilometresinde yer alan ilçe,  adını, İstanbul'un denizden çok dar birer kara parçasıyla ayrılan iki gölünden biri olan Büyükçekmece gölünden almıştır. Bilindiği kadarıyla Mimarsinan Köprüsü kurulmadan önce iki yakayı birbirine bağlayan kanal üzerinde geçiş sallarla yapılırdı. Büyükçekmece kanalı, Küçükçekmece’ ye göre daha geniş olduğundan “Büyük” ünvanı aldığı bilinmektedir. Büyükçekmece kendi adıyla anılan, Büyükçekmece gölünün doğusunda geçmişte gölün ince bir kanalla suyunu denize boşalttığı bölgeye kuruludur. Marmara denizine bakan Büyükçekmece,  güneyde Marmara Denizi, doğuda Avcılar, kuzeyde Çatalca, batıda Silivri ilçesiyle çevreli olup arazinin büyük ve önemli bir kısmı ovadır. Ortalama yükseklik 75-80 metre dolayındadır.

M.Ö. 7.yy’ da ilk yerleşimin başladığı Büyükçekmece’ nin kurucuları Helenlerdir. MÖ.2.yy’ da Bizans egemenliğine giren Büyükçekmece Athyra adıyla bilinmektedir. İstanbul’ un fethinden sonra Osmanlı İmparatorluğuna bağlanan Büyükçekmece bir sayfiye ve tarım beldesi için Bizans ve Osmanlı döneminde orduların konaklama yeri olduğundan bölgede yoğun bir yerleşim olmamıştır. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminde Çatalca’ya bağlı bir belde olan Büyükçekmece 1987 yılında ilçe olmuştur. Burada, Mimar Sinan'ın inşa ettiği ünlü köprü ve bir kaç kervansaray kalıntısından başka önemli bir tarihi eser bulunmamaktadır. 

Evliya Çelebi, Büyükçekmece'nin 17.yy’ da Eyüp kadılığına bağlı bir nahiye olduğunu, deniz kenarında harap bir kalesi, bin kadar mamurhanesi, bağları, bahçeleri bulunduğunu; kasaba topraklarının vakıf toprakları olduğunu yazar. İmaretinden, medresesinden, gelişkin çarşısından ,11 adet handan, hamamından ve kervansarayından bahseder.

1950'lere kadar tarımdan geçinen bir yerleşim merkezi olan Büyükçekmece, bu noktadan sonra sanayileşmeye başlamıştır. B.Çekmece 1980 yılından sonra Türkiye’de başlayan hızlı ve modern kentleşme sürecinde yapılaşmış, 20 yıl öncesinin küçük bir beldesi iken bugün Avrupa standartlarında altyapısı tamamlanmış, İstanbul’un gözde yerleşim birimlerinden birisidir.
Şehircilik açısından baktığımızda B.Çekmece; yerleşim, imar, altyapı, çevre, şehircilik donanımı ile sorunlarını çözmüş, kendini 21. yy’ a hazırlamış, çağdaşlaşmanın sinirsiz olacağı düşüncesi ile de tüm yeniliklere ve gelişmeye açık bir kent haline gelmiştir.

Özellikle 1994 yılından sonra altyapı çalışmaları tamamlanarak, kanalizasyonu, sahil ve göl kollektörü, atık su arıtma tesisi, tertemiz geniş cadde ve yolları, ağaca kazanmış sokakları, modern yaya kaldırımları ile çağdaş şehirciliğin tüm gereklerini yerine getirmiştir.
 Dünün yazlık beldesi B.Çekmece bugün rağbet edilen, ayrıcalıklı görülen,tatili, daimi ikametin, ticareti, endüstriyi, sanatsal ve kültürel olguları bünyesinde toparlayabilmiş, gecekondu sorunu olmayan İstanbul’un birkaç ilçesinden biridir.

Büyükçekmece Kervansarayı: 16. yy’ da Osmanlı İmparatorluğu döneminde, Trakya’dan batıya uzanan yollar üzerinde Büyükçekmece ile büyük menzil(konak) yeri olmaktaydı. Bu yol üzerinde günümüze ulaşan bir menzil külliyesi içinde mescit, namazgah, üç kemerli çeşme, dört bölüm halindeki köprü ile kervansaray yapısı yer almaktadır.Zaman zaman yapılan onarımlarla bu eserler günümüze ulaşabilmiştir.

Büyükçekmece Mimarsinan Köprüsü: 1.Süleyman(Kanuni) (hd 1520-1566) Zigetvar seferine çıkarken, bu köprünün yapımına başlatmış 2. Selim zamanında 1566-1567 bir yılda tamamlanmıştır. Büyükçekmece Köprüsü Mimarsinan eseri olup yapılarının listesini veren Tuhfetü’l-Mimarin’de Büyükçekmece Köprüsü’dür. Büyükçekmece ile Mimarsinan arasında ulaşımı sağlayan köprü,(Şimdi trafiğe kapalıdır) İstanbul’a 36km. uzaklıkta Büyükçekmece Gölü ile Marmara Denizi üzerindeki geçit üzerinde yapılmıştır.

Büyükçekmece Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Hasan Akgün
Telefon: 0212 444 0 340
Faks: 0212 883 69 68
Web Site: www.bcekmece.bel.tr
E-mail: baskan@bcekmece.bel.tr

Büyükçekmece Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Hayrettin Altunok
Adres: Dizdariye Mah. Kaymakamlık Hizmet Binası A Blok Büyükçekmece İstanbul
Telefon: 0212 883 10 08
Faks: 0212 883 10 05
Web Site: www.buyukcekmece.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Çatalca

Nüfus: 89.158 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 73 kişi/km2
Yüzölçümü: 1.715 km2
Koordinatlar: 41°08′28, 28°28′02

İstanbul'un Avrupa yakasında, batı sınırlarındaki ilçesidir. Hem Marmara'ya, hem de Karadeniz'e kıyısı vardır. İlçenin yüzölçümü 1.715 km²'dir. Bu yüzölçümün büyük bir çoğunluğu ormanlarla kaplıdır. Sahil uzunluğu 135 km.dir. İl merkezine uzakligi ise 55 km.dir. Güneyde Büyükçekmece'ye, batıda ise Silivri'ye ve Tekirdağ iline komşudur. Doğudaki komşuları, Avcılar, Küçükçekmece ilçeleri ile Gaziosmanpaşa'dır. Yüzölçümü itibarıyla İstanbul'un en büyük ilçesidir. 

İlçenin Karadeniz kıyısında Kuzey kesiminde Istranca dağları nın devamı olan ormanlarla kaplı yükseltiler yer alır. Bunların Güneyinde verimli ovalar başlar. İstanbul un içme suyu ilçe sınırları içindeki Terkoz gölü ve Büyükçekmece baraj gölünden sağlanır. Istranca deresi başta olmak üzere Terkoz gölüne su taşıyan birçok irili ufaklı dere vardır.  Kent Güney batısında 330 metreye kadar yükselen ve Istranca dağlarının devamı olan tepelerin ova ile birleştiği alanda kurulmuştur
Önceleri sancak ve vilayet iken 1926 yılında Çatalca Vilayeti kaldırılmış ve ilçe olarak İstanbul'a bağlanmıştır.

Çatalca, Osmanlı yönetimine 1371'de, Sultan 1. Bayazıt tarafından fethedilerek girmiştir. Fetihten önceki adı Matrai olan Çatalca'ya Osmanlılar Çatalburgaz ismini vermişlerdir. 16. yüzyıl sonlarında Sadrazam olan Ferhad Paşa'nın özel ilgisiyle imar edilmiştir. Çatalca'ya su getirilmesini sağlayan Ferhad Paşa, Mimar Sinan'a Çatalca'da bir cami de yaptırtmıştır.

Evliya Çelebi, 17. yüzyılda Çatalca'nın kuzeyden güneye iki bin adım uzunluğunda olduğunu, şehirde saraylar, bir tekke, 1 han, 1 hamam ve 270 dükkan bulunduğunu yazar.Bizans ve Osmanlı İmparatorluğu'nun burada yaptıkları Saraylardan günümüze eser kalmamış bulunmasına rağmen bunlardan Hünkar sarayı, Veli Usta Sarayı, Çataloğlu sarayı, Kadir Ağa sarayı, Hasan Paşazade sarayı, Kızlarağası sarayının, adları ve ünleri günümüze dek gelmiştir. Ayrıca yine elde mevcut belgelerden buraya vaktiyle 7 tekke, 270 dükkan, çok çeşme ve hamamın bulunduğu bilinmektedir. 

Ferhadpaşa camii ünlü vezirlerden Sadrazam Ferhadpaşa tarafından XVI. Yy.da yaptırılmış olup bu yapının mimarı Mimar Sinan'dır. Kasabanın kurulduğu bir tepenin eteğinde yapılmış olup, önünden geçen yola göre bir set üstündedir.
1924 yılında yapılan mübadeleye kadar nüfusunun çoğunluğu Rum olan Çatalca'ya, mübadeleden sonra Naseliç, Drama, Serez, Demirhisar ve Langaza'dan gelen Türk Çatalca ve çevresi, eski dönemlerden beri bir tarım bölgesidir. Bu özelliği bugün de devam etmektedir.

Çatalca Belediyesi:
Belediye Başkanı: Cem Kara (CHP)
Adres:
Ferhatpaşa Mah. Ferhatpaşa Cad. No:1 Çatalca İstanbul
Telefon: 0212 789 10 42 - 0212 789 10 52
Faks: 0212 789 11 06
Web Site: www.catalca.bel.tr
E-mail: bilgi@catalca.bel.tr

Çatalca Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Yüksel Ayhan
Adres:
Cumhuriyet Meydanı Hükümet Konağı Kat:3 34540 Çatalca İstanbul
Telefon: 0212 789 10 20 - 0212 789 57 57
Faks: 0212 789 58 28
Web Site: www.catalca.gov.tr
E-mail: catalca@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Çekmeköy

Nüfus: 135,603
Yüzölçümü (km kare): 148,08
Mahalle: 17
Köy: 5

Çekmeköy, İstanbul’un Anadolu yakasındaki Alemdağ ormanlarının güney batı kesiminde bulunan Keçiağılı Tepesi’nin güney yamaçlarında kurulmuştur. Denizden yüksekliği 100 m’dir. Osmanlı Dönemi yazılı kaynaklarından tespit ettiğimiz bilgilere göre Çekmeköy ve civarının kuruluşu Kanuni Sultan Süleyman (1520-1566) zamanına kadar dayanmakta ve idari olarak İzmit Sancağı’na bağlı bulunmakta idi.

Kanuni Sultan Süleyman (M.1520–1566) zamanında hazırlanmış olan Tapu Tahrir Defteri’[2]ne göre; Alemdağ Bölgesi’nde bulunan köyler Beykoz (Yoros) Kazası’na bağlı bulunuyordu.

Yine Sultan III. Mehmet (M.1595–1603) zamanında hazırlanmış olan diğer bir Tapu Tahrir Defteri’[3] ne göre ise; Beykoz (Yoros) Kazası’na bağlı bir bölge olan Çekmeköy ve çevresinin 1867 yılına kadar Beykoz (Yoros) kazasına bağlı iken, bu tarihten sonra Kartal Kazası’na bağlanmış olduğunu görüyoruz. Çekmeköy’ün bu statüsü Cumhuriyet döneminde Üsküdar Kazası’na bağlanana kadar devam etmiştir.

Osmanlı döneminde Çekmeköy bölgesi, bir orman ve çiftlikler beldesidir.  Çekmeköy ve civarının oluşmasında ve gelişmesinde Atik Valide Sultan Vakfı’nın önemli bir işlevi olmuştur. Atik Valide Sultan’ın Üsküdar’da, Bahçekapı’da ve sair yerlerde bulunan cami ve imaretlerinin odun ihtiyacını karşılamak şartıyla bu bölgeye yerleştirilen insanlar, Alemdağ Vakıf Baltalığı’ndan odun kesip kendi arabalarıyla Üsküdar ve İstanbul’un diğer semtlerinde satmak şartıyla bu bölgeye yerleştirilmişlerdir. Alemdağ civarındaki Atik Valide Sultan Camii ve İmareti’ne bağlı bulunan arazi ve ormanlar, II. Abdülhamit döneminde Sarayın özel hazinesi olan Hazine-i Hassa’ya bağlanmış olup, hazine idaresi tarafından idare olunmakta idi. Alemdağ Ormanları ve civarında bulunan vakıf arazilerinden elde edilen gelirlerle Saray-ı Hümayun ve Üsküdar’da bulunan Atik Valide Sultan Camii ve İmareti’nin muhtelif ihtiyaçları ile odun ihtiyacı karşılanıyordu.    

1845 tarihli temettuat kayıtlarına göre; günümüzde Çekmeköy sınırları içerisinde bulunan Alemdağ Köyü’nün 19 haneye, Sultançiftliği Köyü’nün ise 22 haneye sahip olduğu ve bu köylerde oturan nüfusun tamamına yakınının korucu, baltacı, arabacı ve kömürcü olarak geçimlerini bu ormandan sağladıklarını görürüz.

Çekmeköy’ün bir mahallesi konumunda bulunan Alemdağ’ın kuruluş tarihi bazı rivayetler de 300, hatta 500 yıl kadar gerilere gitmektedir. Ancak bununla birlikte köyün kuruluşu; Atik Valide Sultan Vakfı Ormanları ve arazilerinin işletilmesi amacıyla baltacılık göreviyle buraya getirilen Ermeniler’in bölgede meskûn hale gelmesiyle gerçekleşmiştir. Yine, 29 Mart 1702 tarihli başka bir hükümde; Atik Valide Sultan Evkafı’ndan Alemdağ’da Sultan Çiftliği’nden başka yerlere göçen ahalinin eski yerlerine yerleştirilmeleri emrediliyor. Burada dikkati çeken noktalardan biri de, bu tarihte Alemdağ’ın bitişiğindeki yerin Sultan Çiftliği diye adlandırılmasıdır.

Bu tarihi belgelerden de anlaşılacağı üzere Çekmeköy ve civarının oluşmasında ve gelişmesinde Atik Valide Sultan Vakfı’nın önemli bir işlevi olmuştur. Atik Valide Sultan’ın Üsküdar’da, Bahçekapı’da ve sair yerlerde bulunan cami ve imaretlerinin odun ihtiyacını karşılamak şartıyla bu bölgeye getirilen insanların Alemdağ Vakıf Baltalığı’ndan odun kesip kendi arabalarıyla Üsküdar ve İstanbul’un diğer semtlerinde satmak şartıyla bu bölgeye yerleştirilmişlerdir. Bu durum arşiv belgelerine şu şekilde yansımıştır: “Atik Valide Sultan Hazretleri tarafından Üsküdar’da bulunan camii şerif ve imaretlerinin ihtiyaçlarını karşılamak için vakfedilerek şimdiye kadar icare-i vahideli olarak[8] muhafaza edilen Alemdağ Ormanları’nı korumak, bu ormanlardan odun keserek kendi arabaları ile icarsız olarak imarete taşımak üzere orman sınırları içerisinde Sultan Çiftliği ve Alemdağ’a Müslüman ve Ermeniler, Padişah fermanı ile iskân edilmişlerdir. Bunların bu görevlerini yerine getirmemeleri durumunda bu ormanlardan çıkarılacakları da şart koşulmuştur.”[9]

Ermeniler bu bölgeyi terk ettikten sonra da bu görevleri yapacak Türk muhacirler buraya yerleştirilmiştir. Evkaf Nezareti’nin 25 Eylül 1915 tarihli tezkiresinde “Alemdağ Köyü’nün Valide Sultan Hazretleri’nin İcare-i vahideli evkafından olması nedeniyle vakfedenin şartları gereğince imarete odun nakletmeyi taahhüt edecek muhacirlerden uygun kimselerin iskân edilmesi” [10]istenmiştir.

Çekmeköy’ün 1845 tarihine tesadüf eden Temettuat Defteri[11]’ndeki bilgilere göre; köyün 23 hanede yaklaşık 115 nüfusu bulunmakta idi.  Köy ahalisinden Mehmet oğlu Mustafa köy muhtarlığını, Veli oğlu Mehmet de köy çobanlığını yapmakta idi. Diğer 21 hanede bulunan köy sakinleri ise çiftçilik ve kömürcülükle geçimlerini sağlamakta idiler. Çiftçilerin yoğun olarak tarla, koruluk ve çalılık işlerinin yanı sıra inek, keçi, öküz gibi hayvancılıkla da iştigal ettikleri yine bu kayıtlardan anlaşılmaktadır.

Yine Alemdağ bölgesinde Hazine-i Hassa’ya ve Osmanlı Paşalarına ait çiftlikler de bulunmakta idi. Bu çiftliklerden bazıları şunlardır: Alemdağ Çiftliği, Ayas Ağa Çiftliği, Sultan Çiftliği, Hekimbaşı Çiftliği, Çavuşbaşı Çiftliği, Cevher Ağa Çiftliği, Kurbağalıdere Çiftliği, Tokat Çiftliği, Baltacı Çiftliği ve Serez muhassılı Ahmet Gümüş Efendi Çiftliği.

Çekmeköy’ün cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren Üsküdar İlçesi’nin Kısıklı Nahiyesi’ne bağlı olduğu görülmektedir. 1935 yılı nüfus sayımında, köyün nüfusunun 205’i erkek ve 159’u kadın olmak üzere toplam 364 kişiyi bulduğunu görürüz. Bu tarihten on yıl sora yani 1945 tarihinde yapılan nüfus sayımında Çekmeköy nüfusunun sadece 28 kişilik bir artışla 392 kişiye ulaştığı görülmektedir. 1955 yılında ise 296’sı erkek ve 190’ı kadın olmak üzere Çekmeköy’ün toplam nüfusu 486 kişidir. 1958 tarihinde Çekmeköy 72 hane olup, nüfusu ise 249’u kadın ve 171’i erkek olmak üzere toplam 420 kişiye düşmüştür. Bu yıllarda köyde bir cami, 5 sınıflı bir ilkokulu, 3 bakkal ve 4 adet de kahvehane bulunmakta idi.

Çekmeköy’ün sosyal ve ekonomik yapısının 1970’li yıllara kadar olağan tarihi seyrinde devam ettiği ve nüfus sayısının 300-400 kişi arasında seyrettiği görülmektedir. Bu yıllarda başlayan sanayileşme ve bunan paralel olarak yaşanan köyden şehre göç olgusu Çekmeköy’ün de sosyo-ekonomik durumunu ve doğal yapısını etkilemiştir. Bu tarihlerden sonra Çekmeköy’ün nüfusu hızla artmaya başlamış ve gecekondulaşma ile birlikte doğal güzellikleri hızla yok edilerek, yeşilin en güzel tonlarını barındıran manzarası betonlaşmaya bürünen bir yapıya kavuşmuştur.

Çekmeköy ve çevresinde 1970’li yıllarda artmaya başlayan sanayi ve diğer iş kolları bu bölgeyi cazip hale getirmiş, özellikle İMES ve MODOKO gibi iş yerlerinde çalışan kesimin meskûn oldukları bir yer olmuştur. Yaşanan iç göçe paralel olarak Çekmeköy’ün nüfusu 1990 yılında 13.532, 2000’de 37.502 kişiye ve 2007 yılında bu sayı yaklaşık iki katına çıkarak 70.683 kişiye ulaşmıştır.

Çekmeköy, 2009 yerel seçimlerinde ilçe olmuştur. 14.800 hektar alan üzerinde kurulu olan Çekmeköy, ilçe olmadan önce 75.423 kişilik bir nüfusa sahip iken, ilçe olduktan sonra Ömerli, Alemdağ ve Taşdelen ilk kademe belediyeleri ve 5 köyün de katılımı ile nüfusu 147.352 kişiye ulaşmıştır. Şile, Beykoz, Ümraniye ve Sancaktepe ile sınır komşusu olan Çekmeköy’ün 17 mahalle ve 5 köyü bulunmaktadır.

Çekmeköy, İstanbul Anadolu Yakası'nda bir ilçedir. Önceden Ümraniye'ye bağlı bir belde belediyesi olan Çekmeköy İlçesi, 2009 yılında; Ömerli, Alemdağ ve Taşdelen ilk kademe belediyelerinin tüzel kişiliklerinin sona ermesi ve bu belediyelere bağlı 17 mahalle ile 4 köyün katılması ile oluştu. Çekmeköy, İstanbul’un Anadolu yakasındaki Alemdağ ormanlarının güney batı kesiminde bulunan Keçiağılı Tepesi’nin güney yamaçlarında kurulmuş ve Denizden yüksekliği 100 m’dir. 148,08 (14.800 hektar) kilometrekarelik alan üzerine kurulu olan Çekmeköy ilçesi, 147.352 nüfusa sahiptir. İlçe'nin kuzeybatısında Beykoz, kuzeydoğusunda Şile, güneybatısında Ümraniye, güneydoğusunda ise Sancaktepe ilçeleri yer almaktadır.

 Çekmeköy, İstanbul Anadolu Yakası'nda bir ilçedir. Önceden Ümraniye'ye bağlı bir belediye olan Çekmeköy İlçesi 2009 yılında; Ömerli, Alemdağ ve Taşdelen ilk kademe belediyelerinin tüzel kişiliklerinin sona ermesi ve bu belediyelere bağlı 17 mahalle ile 5 köyün katılması ile oluştu. 148,08 kilometrekarelik alanda 135,603 kişinin yaşadığı ilçede nüfus, ilçe olmadan önce 75.423 iken 1990'da 13.523, 2000'de 37.502, 2007'de 70.683 olarak sayılmıştır. İlçe'nin kuzeybatısında Beykoz, kuzeydoğusunda Şile, güneybatısında Ümraniye, güneydoğusunda ise Sancaktepe ilçeleri yer almaktadır.

Çekmeköy, deprem sonrasında sağlam zeminiyle, gayrimenkul sahibi olmak isteyenleri kendisine çekerek prim yapan bir bölge olarak göze çarpmaktadır. Şile Otobanı sayesinde Fatih Sultan Mehmet Köprüsü yoluna bağlanan bu ilçeden Avrupa Yakası'na geçiş kolay olduğu gibi, Anadolu Yakası'nın merkez ilçelerine de ulaşımda herhangi bir problem söz konusu olmamaktadır. Merkezlere bu kadar yakın olmasına rağmen çevresindeki çam ormanları sayesinde, İstanbul'un kargaşasından uzaktır.

Çekmeköy Belediyesi
Belediye Başkanı:
Ahmet Poyraz
Adres:  Merkez Mah. Köroğlu Cad. No:13 Çekmeköy / İstanbul
Telefon : 0216 641 20 02 (5 hat)
Fax: 0216 641 20 01
Mail: info@cekmekoy.bel.tr
Web: www.cekmekoy.bel.tr

Çekmeköy Kaymakamlığı
Belediye Başkanı:
Mehmet Arslan
Adres:  Çamlık Mah. Gaziler Cad. No:2 Çekmeköy / İstanbul
Telefon : 0216 642 97 97
Fax: 0216 642 97 97
Mail: cekmekoy@cekmekoy.gov.tr
Web: www.cekmekoy.gov.tr/

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Esenler

Nüfus: 520.235 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 8,405 kişi/km2
Yüzölçümü: 52.27 km2
Mahalle Sayısı: 18
Koordinatlar: 41°03′00, N°28′51

Esenler, İstanbul'un Avrupa yakasındadır. Esenler, İstanbul'un ilçelerinden biridir. Kuzeyde Gaziosmanpaşa, güneyde Güngören, güneydoğuda Zeytinburnu, batıda Bağcılar ilçeleriyle komşudur. Esenler, 18 mahalleden oluşmaktadır ve yüzölçümü toplam 5.227 hektardır.
1993 yılı sonunda ilçe olmuştur. Esenler'in bulunduğu bölge, önceden Bakırköy ilçesine dahil iken, bu ilçe bölününce önce Güngören'e dahil edildi. Daha sonra da müstakil bir ilçe olarak kuruldu.

Esenler, çevresindeki ilçelerden farklı olarak, sanayi merkezi olmaktan çok bir yerleşim merkezi özelliğindedir. İstanbul Şehirlerarası Otobüs Terminali de Esenler’de bulunmaktadır.


Bölge, Bizanslılardan kalma bir yerleşim alanıdır. Bu bölgenin en eski ahalisi Litros (Esenler) ve Avas (Atışalanı) adlarıyla kurulan köylerde yaşayan Rumlardır. Esenler veya Atışalanı Köyleri eski tarihlerde Bizans'ın şaşalı devirlerinde İstanbul'un Türk'ler tarafından fethine kadar Bizans köyleri olup, Bizans İmparatorluğu'na türlü tarım ürünleri yetiştirerek ekonomik katkıda bulunmuşlardır.Osmanlı döneminde Mahmutbey nahiyesi içerisinde birer Rum yerleşim yeri olan Litros ve Avas köylerinin etnik yapısı, Lozan Antlaşması'yla değişmiştir. Cumhuriyet döneminde Rum kökenli halkın Yunanistan'a göç etmesiyle boşalan köylere, Doğu Mekodanya'dan gelen mübadele göçmenlerini Türkler iskan ettirilmiştir. Uzun yıllar mübadele köyü konumunda kalan Litros ve Avas isimlerini 1930'lu yıllara kadar korumuştur. 1937 - 1940 yıllarında gerçekleştirilen değişiklikle Litros-Esenler, Avas-Atışalanı olarak Türkçeleştirilmiştir.


Esenler'i Davutpaşa yoluna bağlayan Ayazma yolu üzerindeki su kontrol kuyuları, şimdi Belediye oto Garajı olarak kullanılan Üçyüzlü, Ayazma Çeşmesi, Su Terazisi ve garaj içinde yıkık vaziyette olan Kilise güzel bir mimari örnek olarak karşımıza çıkar. İstanbul surlarının yıkılmasından sonra bu bölge toprakları askeri bakımdan önem kazanmıştır. İlçe Tarihinin İstanbul Tarihi içinde mütalaa edilmesi gerekir. İlçe tarihi eser bakımından zengin sayılmaz. Bizans ve Osmanlı dönemine ait çeşme, su kemeri, su terazisi ve sebil günümüze ulaşan tarihi yapılardır. Bu eserlerin de kitabeleri tahrip edildiği için yapım tarihleri hakkında bilgi vermek mümkün değildir. Bunlar: Avas kemeri, Atışalanı Çeşmesi, Atışalanı Sebili, Menderes Çeşmesi (Litros Ayazması), Yavuz Selim Çeşmesi ve Nene Hatun Çeşmesi.
 

Esenler Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Mehmet Tevfik Göksu (AKP)
Adres:
Fevzi Çakmak Mahallesi 1 Cadde No:73 Esenler İstanbul
Telefon: 0212 444 11 11
Faks: 0212 568 34 43
Web Site: www.esenler.bel.tr
E-mail: esenler@esenler.bel.tr

Esenler Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Nazım Madenoğlu
Adres:
Esenler İstanbul
Telefon: 0212 647 38 10
Faks: 0212 647 38 11
Web Site: www.esenler.gov.tr
E-mail: esenler@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Esenyurt

Nüfus: 450.000
Yüzölçümü: 2,770 km2
Mahalle: 20
 


19. yüzyılın başlarında Ekrem Ömer Paşa'ya ait çiftlik toprağında kurulan yerleşme, buranın hissedarlarından olan Eşkinozgillerden Eşkinoz adını almıştır.

1967'de de yerleşimin adı Esenyurt olarak değiştirilmiştir. Eşkinoz Çiftliği'nde çalışanların oluşturduğu yerli halka 1920-1938 yıllarında Romanya ve Bulgaristan'dan göçenlerin katılımı ve son yıllarda iç ve dış göçlerle (Bulgaristan, Almanya, Kars, Artvin v.s.) gelen nüfus, etnik yapının bugünkü halini almasını sağlamıştır.

İlk yerleşim, Merkez Mahallesi'nde Köyiçi Mevkiinde oluşmuştur. Bugün hala bu alanda bulunan çingenelerin yaşadığı ve yerleşmenin en yoğun özelliklerini taşıyan Çingene Mahallesi ilk yerleşmenin çekirdek alanlarından biridir. 1920-1938 yıllarında bölgeye gelen Romanya ve Bulgaristan göçmenlerinin ikamet ettiği Merkez Mahallesi'nin kuzey kesiminde bulunan göçmen mahallesi de yerleşmenin en eski bölgesidir.

Esenyurt yerleşim yeri bütünü, Marmara bölgesinin Trakya alt bölgesinde, İstanbul Metropolitan alan sınırları içerisinde yer almaktadır. Bu bölgenin doğusunda Küçükçekmece Gölü, batısında Büyükçekmece, kuzeyinde Hoşdere köyü ve TEM Karayolu, güneyinde Firizköy ve E-5 Karayolu bulunmaktadır.
İlçede 13 sağlık ocağı 1 devlet hastanesi 1 kızılay hastanesi ve 1.000.000. m² şehir parkı bulunmaktadır. İlçede güvenlik 1 haziran 2009 itibariyle polis teşkilatına geçmiştir. Emniyet müdürlüğü binası hazırlanmıştır.

Esenyurt'un yüzölçümü 2.770 hektardır ve 1989 yılında belediye olma niteliği kazanmıştır. Belediye teşkilatının kurulmasıyla bölgede bir hizmet atağı başlatılmıştır.

Esenyurt, İstanbul'un Büyükçekmece ilçesinin semtlerinden biriyken, 2008 yılında Kıraç beldesi ile birleştirilerek ilçe olmuştur. Namık Kemal Mahallesi, Atatürk Mahallesi, İstiklal Mahallesi, Çakmaklı Mahallesi, İncirtepe Mahallesi, Saadetdere Mahallesi, İnönü Mahallesi, Fatih Mahallesi, Örnek Mahallesi, Talatpaşa Mahallesi, Mehterçeşme Mahallesi, Pınar Mahallesi, Sanayii Mahallesi, Esenkent Mahallesi, Güzelyurt Mahallesi, Cumhuriyet Mahallesi, Ardıçlıevler Mahallesi, Yenikent Mahallesi, Yeşilkent Mahallesi ve Merkez Mahallesi olmak üzere yirmi mahalleden oluşmaktadır.
 

Esenyurt Belediyesi
Belediye Başkanı:
Necmi Kadıoğlu
Adres: Doğan Araslı Bulvarı, Esenyurt Belediye Binası , Esenyurt / İstanbul
Telefon: 0212 622 03 33
Faks: 0212 622 03 99
E-mail: esenyurt@esenyurt.bel.tr
Web: www.esenyurt.bel.tr

Esenyurt Kaymakamlığı
Kaymakam:
Halil Uyumaz
Adres: Merkez Mah. Doğan Araslı Bulvarı No:145 Esenyurt / İstanbul
Telefon: 0212 699 41 43
Faks: 0212 620 84 01
Web: www.esenyurt.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Eyüp

Nüfus: 325.532 (TÜİK)
Yüzölçümü: 242 km2
Koordinatlar: 41°03′18, N°28′54

İstanbul'un Avrupa yakasında, İstanbul surlarının hemen dışındadır. Doğusunda Kağıthane ve Beyoğlu, güneyinde Fatih ve Zeytinburnu, batısında Bayrampaşa ve Gaziosmanpaşa ilçeleri vardır. Eyüp ilçe sınırları mücavir alanı kuzeyde Karadeniz'e kadar uzanmaktadır.
Yüzölçümü 242 kilometrekare olan Eyüp, Kemerburgaz bucağını da içine almaktadır. Eyüp'ün, Haliç'e 2,6 kilometre kıyısı vardır. Daha önce Eyüp ilçesi sınırları içinde olan Bayrampaşa, 1990'da ilçe yapılarak Eyüp'ten ayrılmıştır.

İlçe ismini, sınırları içinde türbesi bulunan Ebu Eyyûb el-Ensarî'den almaktadır. İstanbul'un Fethinden sonra Türklerin sur dışında kurduğu ilk yerleşim merkezi olan Eyüp'te başta Eyüp Sultan Camii olmak üzere Osmanlı döneminden kalma çok sayıda tarihi eser mevcuttur. III. Selimin annesi Mihrişah Valide Sultan’ın inşa ettirdiği imaret 200 yıldan beri faaliyetini sürdürmektedir. Tarihi Eyüp mezarlığında Osmanlı döneminin önemli asker, devlet adamı ve alimlerinin mezarları bulunmaktadır. Bilinenin aksine bölgede bir değil yedi sahabe mefdun bulunmaktadır.Şimdiki adı Alibeyköy olan Köpekyaylası önemli yerleşim alanlarındandır.

Eyüp İlçesi yerleşme alanındaki mahalleler Eyüpsultan Merkez, Nişanca, Defterdar, Düğmeciler, İslambey, Rami Cuma, Topçular, Rami Yeni, Silahtarağa, Sakarya, Alibeyköy Merkez, Esentepe, Karadolap, Yeşilpınar, Akşemseddin, Çırçır, Güzeltepe ve Emniyettepe mahalleleridir. Eyüp ilçesi kırsal alanında Kemerburgaz Belediyesi ve bağlı olarak Mimar Sinan ve Mithatpaşa mahalleleri , Göktürk Beldesi ile Akpınar, Ağaçlı, Çiftalan, Ihsaniye, Işıklar, Odayeri, Pirinççi ve Yayla köyleri yer almaktadır.

Eyüp semti, Fetih'ten sonra Fatih Sultan Mehmet'in, Eyüp Sultan Türbesi’ni yaptırmasıyla gelişmeye başlamıştır. Aynı yıllarda bu yapılara eklenen medrese, aşhane, kütüphane, imaret, hamam ve diğer yapılar çevresinde, Eyüp'teki doku oluşmaya, ilçe şekillenmeye başlamıştır.
Eyüp'te, Osmanlı'nın tipik karakterini yansıtan tarihi yapılaşmanın içine 19. yüzyılda batı tarzı yapılar da katılmaya başlamıştır. 1930'lu yıllardan itibaren, Haliç çevresi fabrikalarla dolmaya başlamış, kıyıdaki tarihi yapılar, sahilsaraylar yıkılarak yerlerine irili ufaklı fabrika ve imalathaneler inşa edilmiştir. Son dönemlerde Haliç’in etrafı temizlenmesine rağmen Eyüp, henüz eski güzelliğine ve canlılığına kavuşamamıştır.

Eyüp merkez yerleşmesi sit alanı ve koruma alanı ile Haliç sahilinde ve koruma alanının batısında anıt eserleri ve sivil mimarlık ürünü tescilli yapıları içermektedir. Eyüp Tarihsel ve Kentsel Sit Alanı Eyüpsultan Külliyesi ve yakın çevresini, Nişanca ve Defterdar mahalleleri ile Düğmeciler Mahallesi’nin bir kısmını içine alan 109 hektar büyüklüğünde bir alandır; koruma alanı ise Eyüp Merkez Mahallesi’ni, Düğmeciler ve İslambey mahallelerinin bir kısmını ve tarihi Eyüp Mezarlığı’nı kapsayan 168 hektar büyüklüğünde bir alandır.

Piyer Loti:
Ünlü Fransız romancı Pierre Loti, 1850-1923 yılları arasında yaşadı. Gerçek adı Louis Marie Julien Viaud olan yazar aynı zamanda bir deniz subayıydı. 1867 yılındaki Okyanusya seferi sırasında, Büyük Okyanus’ta yetişen bir çiçeğin adı olan Loti takma adını aldı. Mesleği sayesinde Ortadoğu ve Uzakdoğu ülkelerini, kültürlerini görme fırsatı buldu ve yazdığı anı ve romanlarda bu seyahatlerinde edindiği bilgilerden çok faydalandı. Denizcilik öğpreniminin ardından 1881’de yüzbaşı, 1906 yılında da albay rütbesini aldı. İstanbul’u da ziyaret eden Loti, bu şehirden ve Osmanlı kültüründen çok etkilendi ve daha sonra defalarca buraya gelerek uzun süre burada yaşadı. İstanbul’a ikinci gelişinde (1879) o zamanın Osmanlı Dönemi Türkiyesi’ni anlattığı “Aziyadé” adlı romanına adını veren kadınla tanıştı. Loti, bu romanla birçok eleştirmenden olumlu not aldı ve geniş bir kitle tarafından tanınmış oldu. Daha sonra roman yazmaya devam etti ve birçok önemli yapıta imzasını attı. Gözlem yönü kuvvetli olan Pierre Loti, yazılarında oldukça yalın bir dil kullandı ve aşk, ölüm, umutsuzluk gibi öğelere fazlaca yer verdi.

Eyüp sırtındaki Pierre Loti Kahvesi, bütün Haliç’in tepeden görülebildiği, doğal ve sakin bir mekan. Eyüp, dini mekanları, mezarlıkları, doğal güzellikleriyle önemli ve eski bir yerleşim bölgesi. Eyüp’ten Eminönü’ne kadar tüm Haliç’in tepeden görülebildiği Pierre Loti Kahvesi, yerli ve yabancı turistlerin oldukça ilgi gösterdiği bir yer. Osmanlı kültürüne ve yaşayış biçimine hayranlık duyan yazar Pierre Loti, İstanbul’da bulunduğu dönemlerde bu kahveye sürekli gelirdi. Özellikle nargileye meraklı olan Loti, burada saatlerce oturur, insanlarla sohbet ederdi. Kahvehaneye, Eyüp’ten arabayla veya mezarlıkların içinden geçen patika yoldan yaya olarak ulaşılabiliyor. Hafta içi öğlen saatleri dışında, oldukça kalabalık olan Pierre Loti Kahvesi’ne turistlerin yanı sıra İstanbullular da ilgi gösteriyor.Kahvenin arkasında kalan bölümde ise inşaatı bitmiş ve faaliyete geçmesi beklenen , eski İstanbul evleri şeklindeki apart hotel evleri, restoran ve kafeden oluşan bir kompleks bulunuyor. Divanyolu’ndaki caddeyle birlikte buraya da Pierre Loti’nin adı verildi.

Yıllara Göre Eyüp Nüfusu: 1997 (233.713), 1990 (200.045), 1985 (377.187), 1980 (331.507), 1975 (297.218), 1970 (238.831), 1965 (168.417), 1960 (180.011)

Eyüp Belediyesi:
Belediye Başkanı:
İsmail Kavuncu
Adres:
Nişanca Mah. Feshane Cad. No: 42 Eyüp İstanbul
Telefon: 0212 444 0 500
Faks: 0212 440 04 49
Web Site: www.eyup.bel.tr
E-mail: beyazmasa@eyup.bel.tr

Eyüp Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Osman Kaymak
Adres:
İslambey Mah. Hz. Halit Bulvarı No:26/1 Eyüp İstanbul
Telefon: 0212 563 52 51 - 563 52 61
Faks: 0212 563 52 60
Web Site: www.eyup.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Fatih

Nüfus: 455.498
Nüfus Yoğunluğu: 26794 kişi/km2
Yüzölçümü: 17 km2
Mahalle Sayısı: 57
Koordinatlar: 41°01′21, N°28′56

Fatih, Suriçi’ndeki Eminönü ve Fatih ilçelerinin birleştirilmesi ile tek bir ilçeye dönüşmüştür.
Bugün Fatih ilçesine bağlı bir semt olan Eminönü, 1928'de İstanbul Merkez ilçesinin ikiye ayrılmasıyla ilçe haline gelmişti. Fatih ise, İstanbul’un merkez ilçesinde yer alan bir şube idi. 8 Mart 1984 yılında yapılan bir düzenlemeyle İstanbul, Büyükşehir Belediyesi’ne dönüştürülmüş; Fatih ise Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı bir ilçe belediyesi durumuna getirilmişti. Ancak 29 Mart 2009 tarihinde yürürlüğe giren 5757 sayılı kanunla (*), Tarihi Yarımada’nın iki ilçesi, “Fatih” adı altında tek bir ilçeye dönüştürülmüştür.

Kuzeyinde Eyüp ilçesi, kuzeydoğusunda Haliç, güneyde Marmara, batıda Zeytinburnu ve kuzeybatıda Bayrampaşa ilçelerine komşu olan Tarihi Yarımada Fatih, Suriçi dediğimiz bölgede yer alır. Fatih ilçesi 57 mahalleden oluşur.

Yüzölçümü 15,6 km2 olan Fatih’in 2008 Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi ile yapılan sayım sonuçlarına göre nüfusu 443.955’tir. (2000 nüfus sayımı sonucu Fatih 403,508; Eminönü 55,635’tir.) Kilometrekareye düşen nüfus, 28,458 kişidir.

Tarihi Yarımada’nın tamamını kaplayan Fatih, adını 1453 yılında İstanbul’u fetheden Osmanlı hükümdarı Fatih Sultan Mehmet'ten almaktadır. İstanbul'un fethinden sonra Sultan II. Mehmed Han’ın emriyle İstanbul’un dördüncü tepesine inşa edilen Fatih Cami’nin etrafında gelişmeye başlayan Fatih, hızla klasik bir Osmanlı-Türk şehri halini almıştır. Günümüze kadar ulaşabilen ahşap evleri, cami ve medreseleri, sıbyan mektepleri ve çeşmeleri ile Osmanlı-Türk yaşam tarzının ve mimarisinin en güzel örneklerinin görülebileceği bir merkez olan Fatih, bu mistik havasının yanı sıra Roma ve Bizans gibi çok önemli uygarlıkların seçkin eserlerini de bünyesinde barındırmaktadır. Fatih, sahip olduğu özellikler dolayısıyla “İlk İstanbul” veya “Asıl İstanbul” olarak da anılmaktadır.


Tarihi Yarımada Fatih, Roma İmparatorluğu’nun en önemli merkezlerinden biri olma özelliğine sahip bir yer olmasının yanında 1058 yıl Bizans’a, 469 yıl Osmanlı Devleti’ne başkentlik yapmıştır. Bu özelliği dolayısıyla Tarihi Yarımada’da bu üç önemli medeniyete ait çok önemli eserleri bir arada görmek mümkündür.
Ancak, Yenikapı’daki Marmaray Projesi çalışmaları sırasında bulunan son bulgularla ilçenin tarihinin, 8500 yıl öncesine kadar gittiği belirlenmiştir. Bilinen dünya tarihinin de yeniden yazılmasına neden olacak bu bulgular, Fatih’in tarihi ve kültürel açıdan önemini daha da artırmıştır.

Tarihi Esenler
Şehrin en eski yerleşim alanlarına sahip Fatih ilçesi, tarih¬sel yapılar açısından oldukça zengindir. Bizans, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerinde cazibesinden hiçbir şey kaybetmemiştir ve sınırları içinde çok önemli tarihi ve turistik eserler barındırır.

Coğrafi Konumu ve Özellikleri
İstanbul’un dünya ölçeğinde öne çıkmasında önemli bir rolü olan ve kentin kimliğinin oluşmasında etkin rol oynayan söz konusu kültürel birikimin varlığının yoğun olarak bir arada yer aldığı en önemli kentsel mekân Tarihi Yarımada’dır. Tarihi Yarımada (sur içi) toplam 1562 hektarlık bir alanı kaplamaktadır. Fatih; 41˚02' kuzey enlemleri ile 28˚55'34 doğu boylamları arasında yer almaktadır.
Fatih, kuzeyde Eyüp ilçesi, kuzeydoğu’da Haliç, güneyde Marmara Denizi, batıda Zeytinburnu ve kuzeybatıda Bayrampaşa ilçelerine komşudur.

Kuzeyden güney-güneydoğu’ya doğru Ayvansaray Mahallesi, Balat, Yavuz Sultan Selim, Cibali, Yavuz Sinan, Sarı Demir, Rüstem Paşa, Hobyar ve Hocapaşa Mahalleleri sıralanır. Doğu’da Sarayburnu’nda Cankurtaran (doğu ucu); Marmara kıyılarında Sultanahmet, Küçük Ayasofya, Sehsuvarbey, Muhsine Hatun, Nişanca, Katip Kasım, Aksaray, Cerrahpaşa, Kocamustafapaşa, Yedikule Mahalleleri yer alır. Batıda Sümbülefendi, Silivrikapı, Mevlanakapı, Topkapı, Karagümrük ve Derviş Ali Mahalleleri ile çevrilen Fatih ilçesi, 57 mahalleden oluşur.

Denizden yüksekliği ortalama 60 m’dir. Tarım arazisi yoktur.

Tarihi Yarımada 7 tepe üzerine kurulmuştur. Şiirlere konu olan İstanbul’un yedi tepesi, Fatih sınırları içinde kalır.

1- Topkapı Sarayı, Ayasofya ve Sultanahmet Camiinin bulunduğu tepe.
2- Çemberlitaş ve Nuriosmaniye Camiinin bulunduğu tepe.
3- Beyazıt Camii, Üniversite ve Süleymaniye'nin bulunduğu tepe.
4- Fatih Camiinin bulunduğu tepe.
5- Yavuz Selim Camiinin bulunduğu tepe.
6- Edirnekapı semtinde, Mihrimah Sultan Camiinin bulunduğu tepe.
7- Kocamustafapaşa semtinin bulunduğu tepe.

İstanbul’un en eski ilçelerinden olan Fatih’in sınırlarını tarihi surlar ile Haliç ve Marmara Denizi belirler. Haliç Ayvansaray’dan Yedikule’ye kadar uzanan surların bir bölümü tamir görmüştür ve Fatih’i Eyüp ve Zeytinburnu ilçelerinden ayırır. Haliç ve Marmara kıyılarındaki deniz surları büyük ölçüde tahrip olduğu için günümüze kadar ulaşamamıştır.

İstanbul’un ulaşımını sağlayan 3 ana cadde Fatih ilçesinden geçer. Bunlar; Saraçhane başından Edirnekapı’ya uzanan Macar Kardeşler ve Fevzi Paşa Caddeleri, Aksaray’ı Topkapı’ya bağlayan Vatan Caddesi ve Aksaray’ı yine Topkapı’ya bağlayan Millet Caddesi’dir. Millet Caddesi, Ordu Caddesi ile birleşerek, Eminönü semtine ulaşır. İlçenin Marmara kıyısından Sirkeci’yi Bakırköy’e bağlayan sahil yolu geçer (Kennedy Caddesi). İstanbul’u Avrupa’ya bağlayan ve şehrin batı yakasındaki banliyö ulaşımını sağlayan demiryolu da bu caddeye paralel devam eder. Ayrıca, tramvay hattı ile Karaköy’e, Atatürk Hava Limanı’na, Yenibosna ve Esenler Otogarı’na ulaşım imkânı vardır.

Fatih Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Mustafa Demir
Adres: Akşemsettin Mah. Adnan Menderes Vatan Bulvarı No.54 Fatih İstanbul
Telefon: 0212 453 14 53 - 453 14 00 - 584 16 00-03

FABİM (Fatih Belediyesi İletişim Merkezi)
Telefon:
0212 444 0 176
Faks:
0212 453 14 83
Web Site: www.fatih.bel.tr
E-mail: basinyayin@fatih.bel.tr

Fatih Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Hasan Karakaş
Adres: Vatan Cad. Hükümet Konağı Fatih İstanbul
Telefon: 0212 63139 63
Faks: 0212 631 39 64
Web Site: www.fatih.gov.tr
E-mail: fatih@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Gaziosmanpaşa

Nüfus: 417,405
Nüfus Yoğunluğu: 4,76 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 16
Koordinatlar: 41°12′57, 28°44′05

İstanbul'un geç dönem yerleşimlerinden olan ve daha önce Taşlıtarla ve Küçükköy Mevkii olarak bilinen Gaziosmanpaşa, 1950'li yıllardan sonra gelişmiş, 1983 yılında da ilçe yapılmıştır. Gaziosmanpaşa ilçe alanının yeni sınırları, yönetsel bakımdan kuzeyden Sultangazi, doğu ve güneyden Eyüp, batıdan ise Bayrampaşa ile çevrilidir.

Gaziosmanpaşa ilçe alanı eskiden Eyüp ve Çatalca ilçelerinin sınırları içindeydi. Bugün ilçe merkezinin bulunduğu güneydoğudaki topraklar 1950'lere kadar boştu. Eyüp ilçe sınırları içindeki bu topraklar kıraç ve taşlı olduğundan halk arasında Taşlıtarla olarak adlandırılırdı.

1950'den önce burada hayvancılıkla uğraşanların kurduğu ağıllarla bir kaç atölye tipi imalathane vardı. 1952 yılında Balkan Göçmenlerine devletin yaptırdığı evlerle başlayan Taşlıtarla serüveni, 1960'lı yıllardan itibaren sanayinin Rami ve Eyüp'e kaymasıyla korkunç bir ivme kazanmış ve 2007 yılı itibariyle ortaya 1 milyon 13 bin kişinin yaşadığı dev Gaziosmanpaşa ilçesi çıkmıştır. Bir bakıma Taşlıtarla, Gaziosmanpaşa ilçesinin çekirdeği sayılmaktadır.

Taşlıtarla 1958'e kadar Eyüp'ün Rami Bucağı'na bağlı olan Küçükköy'ün bir mahallesiydi. 1962'de yapılan bir araştırmaya göre Taşlıtarla'daki 18 bin gecekonduda yaklaşık 90 bin kişinin yaşadığı tahmin edilmektedir. Nüfusun hızla artmasına bağlı olarak Eyüp İlçesi'nde kurulan Göktepe Bucağı'nın merkezi durumundaki Taşlıtarla, 1963'te bucak çevresindeki alanlarda oluşturulan Gaziosmanpaşa İlçesinin merkezi oldu ve bundan sonra Gaziosmanpaşa adıyla anılmaya başladı.

Gaziosmanpaşa İlçesi'ne Rami Bucağı'nın ve Çatalca İlçesi'ne bağlı Hadımköy Bucağı'nın bazı köyleri katılmıştır. 1970'den önce Çatalca'nın Tayakadın Köyü 1990 öncesinde yine Çatalca'nın kırsal bir yerleşmesi olan Yeniköy de bağlanınca Gaziosmanpaşa İlçesi bölünmeden önceki sınırlarına kavuşmuştur.

2008 yılı itibariyle Gaziosmanpaşa ilçesinden iki yeni ilçe, Arnavutköy ve Sultangazi ilçeleri doğmuş, Büyükşehir Belediyesi Sınırları İçerisinde İlçe Kurulması ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkındaki 5747 sayılı kanunla, Gaziosmanpaşa ilçesi üçe bölünmüştür.

İlçe, daha çok bir yerleşme merkezi hüviyetindedir. Küçük çaplı atelye ve işyerlerinin de bulunduğu ilçede, kırsal alanda tarım da yapılmaktadır.
Gecekondulaşmanın yoğun olduğu ilçelerden sayılan Gaziosmanpaşa, son yıllarda özellikle de Belediyenin altyapı, ulaşım ve peyzaj çalışmaları ile her geçen gün gelişme trendini arttıran bir yapıya kavuşturulmuştur. İlçenin kaderini iyi yönde etkileyen bu hizmetler büyük yatırımcıları bu bölgeye sevk etmiş ve Gaziosmanpaşa da İstanbul'un kentli unsurlarını taşır hale gelmeye başlamıştır.

Sosyal yapıyı güçlendirmek, renkli etnik ve kültürel yapıyı canlı tutabilmek ve nüfusun yarıya yakınını oluşturan gençlerin ihtiyaçlarına cevap verebilmek için; Belediye, yeni yapılanmakta olan ilçede birçok alanı kamulaştırarak, çok amaçlı spor kompleksleri, dev alışveriş ve kültür merkezleri, büyük tünel ve kavşak çalışmaları, toplu konut alanları ve rekreasyon alanlarından bir kısmını hayata geçirmiş, bir kısmını da projelendirerek yapılaşma aşamasına getirilmiştir.
 

Gaziosmanpaşa Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Erhan Erol
Adres:
Merkez Mah. Cumhuriyet Meydanı No:20 34245 Gaziosmanpaşa İstanbul
Telefon: 0212 453 50 00 (30 hat)
Faks: 0212 545 45 30
Web Site: www.gaziosmanpasa.bel.tr
E-mail: bilgi@gaziosmanpasa.bel.tr

Gaziosmanpaşa Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Seddar Yavuz
Adres:
Merkez Mah. Çukurçeşme Cad. Hükümet Konağı 3. Kat Gaziosmanpaşa İstanbul
Telefon: 0212 418 13 38 - 615 41 51
Faks: 0212 564 06 93
Web Site: www.gaziosmanpasa.gov.tr
E-mail: iletisim@gaziosmanpasa.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Güngören

Nüfus: 318.545 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 32,366 kişi/km2
Yüzölçümü: 8.4 km2
Mahalle Sayısı: 11
Koordinatlar: 41°02′06, N°28′51

İstanbul'un Avrupa yakasındadır. Güneyde Bakırköy ve Bahçelievler, batıda Bağcılar, kuzeyde Esenler ve Bayrampaşa, doğuda ise Eyüp ile komşudur.

Güngören ilçesi, 3 Haziran 1992'de yürürlüğe giren 3806 sayılı yasayla kurulmuştur. 11 mahalleden oluşmaktadır. Bu mahalleler, Abdurrahman Nafiz Gürman, Akıncılar, Gençosman, Güneştepe, Merkez, Güven, Haznedar, Mareşal Çakmak, Mehmet Nezihi Özmen, Sanayi ve Tozkoparan mahalleleridir.

Güngören ilçesi, adını, Bakırköy'ün Mahmutbey bucağına bağlı bir köy olan Güngören'den almıştır. Güngören Köyü'nde belediye örgütü 1966 yılında kurulmuştur. Bu belediye önce İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne, sonra da Bakırköy Belediyesi'ne bağlanmış, 1992'de ilçe olduktan sonra İstanbul Büyükşehir Belediyesi'ne bağlı müstakil bir belediye haline gelmiştir. 1993 yılına kadar Esenler'i de içine alan Güngören, Esenler'in ilçe olmasından sonra bugünkü sınırlarını elde etmiştir.

Güngören Tarihi: 

Çırpıcı deresi, Bir zamanlar " Vitoz " adıyla anılan Güngören Köyü'nün tarihinde önemli bir yer tutar. Burasının bir diğer önemi ise yaya ordularının görev yaptığı dönemde Avrupa' ya çıkışta ilk mola yerine uygun olmasıdır. Bu dere ve iki yakasındaki Çırpıcı çayırı bir vakitler İstanbul' un en namlı mesire yerlerinden birisiydi. Halk Hıdrellez' in ilk haftalarından itibaren kışa kadar her coma akın akın Kağıthane' ye Göksu' ya gittiği gibi buraya gelirdi.

 

Güngören Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Şakir Yücel Karaman
Adres:
Güven Mah. Marmara Cad. Belde Sok. No:38 Güngören İstanbul
Telefon: 0212 449 55 00 (Santral)
Faks: 0212 553 79 95
Web Site: www.gungoren.bel.tr
E-mail: yazismalar@gungoren.bel.tr

Güngören Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Gürbüz Karakuş
Adres:
Merkez Mah. Fevzi Çakmak Cad. No:1 Güngören İstanbul
Telefon: 0212 506 63 64
Faks: 0212 504 34 85
Web Site: www.gungoren.gov.tr
E-mail: gungoren@gungoren.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Kadıköy

Nüfus: 553.670
Nüfus Yoğunluğu: 12.4222 kişi/km2
Yüzölçümü: 41 km2
Mahalle Sayısı: 21
Rakım: 18 m
Koordinatlar: 41°07′00, 29°54′00

İstanbul'un Anadolu yakasında, Kocaeli Yarımadası üzerindedir. Kuzeyinde Üsküdar ve Ümraniye, doğusunda Maltepe ilçeleri, güneyinde Marmara denizi vardır. Yüzölçümü 33 kilometrekaredir. 
Bugün Tunus'un bulunduğu yerde M.Ö. 825 yılında Sur şehrinden gelen Fenikeliler (Tyrienler) bir şehir kurmuş , sonraları Kartaca adını alan bu yerleşim merkezine "Karchedon" adı verilmişti. 

Fenikeliler Kadıköy'e yerleşmeye başlayınca buraya "Yenişehir" anlamına gelen Chalkedon  demişlerdir. Karchedon ve Chalkedon kelimelerinin ikisi de Fenike ismidir. Birbirine yakınlığı da gayet açıktır ve böylece Kalkedon'un bir Fenike şehri olduğu kanaati açıklık kazanır. Daha sonraki yıllarda İstanbul Türkler tarafından zapt edilmiş ve Kadıköy, Fatih'in ilk kadısı olan Hıdır Bey'e makam ödeneği karşılığı arpalık olarak verilmiştir. Böylece Kadıköy ismi yerleşip , günümüze kadar gelmiştir.
Tam olmamakla beraber kısmen kesinlik kazanan şudur ki: M.Ö.685 yılında Korint'ten gelen Megaralılar Kadıköy'de gene M.Ö. 658 yılında bir başka Megariyen Kabilesi de BİZAS idaresinde Sarayburnu'na yerleşmişlerdir.

Bizas, yerleşim yerini tayin etmek için Delf şehrindeki kahinlere sorar ve "Körlerin karşısına yerleş! " önerisini alır. Bizas, Sarayburnu'na gelince yörenin güzelliğine hayran olur ve karşı tarafta yaşayan insanların bu güzel yer dururken Kadıköy'e yerleşmelerini körlükle vasıflandırarak, aradığı yerin Sarayburnu olduğuna inanır ve körler diyarı kabul ettiği Kadıköy'ün karşısına yerleşerek Bizans şehrinin nüvesini atar.
 İstanbul'un Bizas tarafından yerleşim merkezi olarak seçilmesinde Delf Kahinlerinin "Körlerin karşısına yerleş ! " efsanesi, bugüne kadar her kitaba geçmiş ve böyle kabul edilmiştir.

Kadıköy'ün kuruluşu, Bizans'tan, yani İstanbul'un kuruluşundan 17 yıl kadar öncedir. Kuruluş tarihi olarak M.Ö. 675 yılı kabul edilir.

Fikirtepe'den sonraki ilk yerleşme bugünkü Moda Burnu ile Yoğurtçu arasında kalan yerde kurulan Halkedon (Bakır ülkesi) olmuştur. Bu şehirden günümüzen herhangi bir kalıntı ulaşmamıştır.
Fetih yıllarında küçük bir yerleşim birimi olan Kadıköy, fethi takib eden yıllarda da çok büyük bir gelişme göstermemiştir. Kadı Hızır Bey'in, bugünkü Osmanağa Camii'nin bulunduğu yere yaptırdığı cami, Osmanlı'nın buradaki ilk önemli yapısı olmuştur.

Kadıköy'ün asıl gelişmesi, 19. yüzyılın 2. yarısında, Selimiye Kışlası, Haydarpaşa Askeri Hastanesi gibi önemli yapıların inşasından sonra başlamıştır. Özellikle 1857'de başlayan düzenli vapur seferleri Kadıköy'ü yerleşim için daha tercih edilir bir mevki haline getirmiştir. Kadıköy'ün bu özelliği günümüze kadar devam etmiştir.

1869'dan 1930'a kadar Üsküdar Sancağı'na bağlı olan Kadıköy, 23 Mart 1930'da ilçe yapıldı. İlçe sınırları içindeki Bahariye, Mühürdar, Moda, Göztepe, Erenköy ve Bostancı'da 1950'lere değin zenginlerin oturduğu bahçeli köşkler çoğunluktaydı. Ancak bunlar çok seyrek bir yerleşim dokusu oluşturuyordu. 1930'larda Kadıköy'le Bostancı arasında yeni yapılar belirdi. Eskiden yoğun bir bitki örtüsüyle kaplı olan bu kesimdeki Bağdat Caddesi ile demiryolu boyunca bahçe içinde iki katlı villalar inşa edilmeye başladı. 1950'lerden itibaren Kadıköy yıldan yıla büyük gelişmeler gösterdi, nüfusu arttı. Böylece 1960'lardan itibaren Göztepe, Erenköy, Caddebostan, Fenerbahçe, Suadiye ve Bostancı gibi semtler gün geçtikçe yazlık niteliğini yitirmeye ve kentleşmeye başladı. 1950'lerde iki yanında sanayi tesislerinin kurulmaya başladığı Ankara Asfaltı'nın (E-5 Karayolu) çevresinde gecekondu mahalleleri oluştu.

Kurtköy-Pendik-Kartal yöresinin sanayi alanı olarak belirlenmesi, ülkenin çeşitli kesimlerinden İstanbul'a göç edenler için Kadıköy ile çevresini çekici bir yerleşme yeri durumuna getirdi. 1965'te Kat Mülkiyeti Kanunu'nun çıkarılması, 1972'de de imar planının yapılmasıyla Bağdat Caddesi ve demiryolunun iki tarafındaki köşk ve villaların yemyeşil birer park görünümündeki bahçeleri parselasyona uğrayarak apartman arsalarına dönüştü.

1973'te Boğaziçi Köprüsü'nün açılması, nüfus dengesinde Kadıköy'ün ağırlık kazanmasına yol açtı. İstanbul kentinin iki yakası arasındaki ulaşımı kolaylaştırınca Kadıköy İlçesi'ndeki düzenli apartmanlarda oturmak çekici oldu. 1984'ten sonra Kadıköy-Pendik arasında açılan sahilyolu, kıyı kesimindeki son boş alanlarında tükenmesine yol açtı. İlçenin kuzeyindeki Küçükbakkalköy 1980'lere kadar kırsal nüfus yapısını korudu.
2009'da E-5 Karayolu'nun kuzeyindeki 7 mahalle Ataşehir adını alarak Kadıköy'den ayrıldı.

Kadıköy'de yaygın olan ekonomik etkinlik ticarettir. Kadıköy Çarşısı, Altıyol, Bahariye ve Bağdat caddeleri, ticari hareketliliğin yoğun olduğu yerlerdir. Kültür, sanat, spor, eğitim kurumları, alışveriş merkezleri, Anadolu’yu İstanbul’a bağlayan önemli karayollarıyla, Haydarpaşa Garı’ndan başlayıp yurda yayılan demiryoluyla İstanbul’un en önemli ilçeleri arasındadır.

Kadıköy'de Oturmuş Tarihi Şahıslar:
446 yılında II. Teheodes Kadıköy'de oturdu.
 II. Konstantin döneminde Kadıköy'de yapılan sarayın güzelliğinden Villehardouin uzun uzun bahseder. Yeri tam olarak bilinmemekle beraber Yeldeğirmeni sırtlarında olduğu tahmin edilmektedir. Zira burada yapılan apartmanların temel kazılarında çok kalın duvar kalıntılarına rastlanmıştır.
 Eflatun'un talebelerinden Ksemokrates M.Ö. 4 yılında Kadıköy'de doğmuştur. O zamanlar Kadıköy kalabalık değildi; ama Boğazları ve Anadolu yakasını içine alan bir hükümet merkeziydi.
 Bizans İmparatoru Jüstinyanüs ve eşi Theodora Fenerbahçe'de yaptırdıkları sarayda yılın önemli bir bölümünü geçirirlerdi. Bizans'tan sonra Osmanlı padişahı Kanuni Sultan Süleyman ve onu takiben bazı padişahlar Fenerbahçe'deki Şadırvan Köşkü'nda yaz mevsimlerinde oturmuşlardır.

Kadıköy Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Selami Öztürk (CHP)
Adres: Hasanpaşa Mah. Fahrettin Kreim Gökay Cad. No:2 Kadıköy İstanbul
Telefon:  444 55 22
Santral: 0216 542 50 00
Faks: 0216 414 38 85
Web Site: www.kadikoy.bel.tr

Kadıköy Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Hasan Karahan
Adres: Bahariye Cad. Kuzu Kestane Sok. Kadıköy İstanbul
Telefon:  0216 338 52 90
Faks: 0216 349 55 42
Web Site: www.kadikoy.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Kağıthane

Nüfus: 413.797 (2009 - TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 24,660 kişi/km2
Yüzölçümü: 16 km2
Mahalle Sayısı: 19
Koordinatlar: 41°04′19, 28°57′59


İstanbul'un Avrupa yakasındadır. Kağıthane deresinin Haliç'le buluştuğu yerden itibaren kuzey-batıya doğru genişler. Kuzeyde ve güneyde Şişli, batıda Beşiktaş, doğuda Eyüp ilçeleriyle komşudur. Bir diğer güney komşusu da Beyoğlu'dur. Haliç'e de çok kısa bir kıyısı vardır.
1987 yılına kadar Şişli'ye bağlı bir köy statüsünde olan Kağıthane, 1987'de ilçe yapılmıştır.

İstanbul boğazını Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet köprüleriyle aşan oto yollardan ilki ilçenin güneyinden, ikincisi ise kuzeyinden geçer. Bunlardan 01 (E5) oto yolu güneyde Şişli ilçesiyle sınır oluşturur. 02 (TEM) oto yolu ise Kağıthane ilçesinin kuzey kesiminde doğu-batı doğrultusunu izler. Okmeydanı ve Hasdal kavşakları arasında uzanan bir başka oto yolda 01 ve 02 oto yollarını bir birine bağlar. İlçeyi oluşturan 16 mahallenin adları şöyledir: Çağlayan, Çeliktepe, Emniyet Evleri, Gültepe, Gürsel Harmantepe, Hürriyet, Merkez, Ortabayır, Sanayi, Seyrantepe, Şirintepe, Talat Paşa, Telsizler, Yahya Kemal ve Yeşilce.

Bugün İstanbul'un ilk çekirdeği olan Byzantiyon kurulmadan önce Haliç üzerinde ki ilk yerleşmenin bu günkü adlarıyla Alibeyköy ve Kağıthane derelerinin Haliç'e döküldüğü yerde Semystra altarı yanında kurulduğuna dair Bizanslı Dionisos'un naklettiği bir söylence vardır ve tarihi kaynaklar Bizanslı Dionisos'un naklettiği söylentiyi doğrulamaktadır. İstanbul surlarının yakın çevresinde kurulan köylerden biri olan Kağıthane'nin tarih sahnesine çıkışı ilk kez 626 yılına rastlar.

Kağıthane ilçesine adını veren Kağıthane deresi ve çevresi, Bizans döneminde sıradan, Osmanlı döneminde ise epeyce rağbet gören bir mesire yeriydi. Padişahlar bu çevrede zaman zaman ava çıkarlardı. XV. yüzyıldan başlayarak, doğal güzellikleri ve koruları ile ünlenen Kağıthane , çok sevilen bir eğlence yeri haline gelmiş ve bu özelliğini uzun yüz yıllar korumuştur.XVII. yüzyılın ünlü şairi Nefi'nin şu beyti Kağıthanenin o yüzyıldaki kimliğini sergilemektedir.

" Mahşer olmuş sahn-i Kağıthane Dünya burdadır.
  Cennete dönmüş güzellerle temaşa bundadır."
 
Özellikle 17. yüzyılda halkın en çok sevdiği mesire yerlerinden biriydi. 18. yüzyılda, Lale Devri'nde İstanbul'un en 'popüler' yeri haline geldi. Sadabad Kasrı'nın yapılışı, çevrenin havuzlarla, bahçelerle süslenmesi bu devirde olmuştur. Bu dönemde Kağıthane'de 100 kadar irili ufaklı köşk inşa edildiği söylenir. Bunların birçoğu Lale Devri'nin 'noktalayan' Patrona Halil isyanı sırasında yakılıp yıkılmıştır.

Lale Devri'nden sonra da mesire yeri olarak pek sevilen Kağıthane, özellikle 30'lu yıllarda Prost'un Haliç ve çevresini sanayi merkezi olarak gösteren şehir planının uygulanmaya başlanmasıyla doğal özelliklerini yitirmeye başlamıştır. Pırıl pırıl, tertemiz suyuyla çevreye hayat veren Kağıthane deresi, fabrika bacaları tütmeye başladıktan sonra çevreyi kirleten bir kaynak haline gelmiştir.

Yoğun bir doğa kirlenmesiyle 1940'lı yıllarla birlikte yok olan eski Kağıthane mesiresinden günümüze ulaşan, yalnızca bazı yapıların temel kalıntılarıdır. Yöredeki yapıların çoğu II. Dünya savaşı sırasında çeşitli devlet kurumlarının tesislerinin inşası için yıkılmış, kalanı ise bakımsızlıktan çürümeye terkedilmiştir.
Bu gün halen yürütülen Sadabad projesi kapsamında Kağıthane mesiresi "Sadabad" 'ın eski ihtişamlı günlerine ve İstanbul'un yeniden cazibe merkezi haline dönüştürülmesine çalışılmaktadır.

Kağıthane Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Fazlı Kılıç
Adres:
Sadabad Hizmet Binası Merkez Mah. Silahtarağa Cad. Kağıthane İstanbul
Telefon: (0212) 444 23 00
E-mail: belediye@kagithane.bel.tr
Web Site: www.kagithane.bel.tr

Kağıthane Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Ahmed Akın Varıcıer
Adres: Merkez Mah. Sadabad Cad. No:36 34406 Kağıthane İstanbul
Telefon:
0212 294 07 54-55
Faks: 0212 294 07 65
Web Site: www.kagithane.gov.tr
E-mail: kaymakamlik@kagithane.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Kartal

Nüfus: 501.209 (TÜİK)
Yüzölçümü: 48 km2
Mahalle Sayısı: 30
Koordinatlar: 40°50′00, 29°11′00

Kartal, İstanbul'un Anadolu yakasında, Marmara Denizi kıyısında, Kocaeli Yarımadası'nın güney batısında yer alan, 2008 sayımına göre 501,209 (TÜİK) ve mücavir alanıyla birlikle 48.000 m² yüzölçümü olan bir ilçedir. Kartal ilçesi, batıda Maltepe, kuzeyde Sancaktepe, kuzeydoğuda Sultanbeyli ve doğuda Pendik ilçeleriyle çevrilidir.

VI. yüzyıl başlarında kurulan Kartal'ın merkezi Bizans İmparatorluğu döneminde Kartalimen isminde bir balıkçı köyüydü. XI. yüzyılda, Selçuklu imparatoru Süleyman Şah tarafından fethedilmiştir. 1400 yıllarında Kartal, Osmanlı İmparatorluğu'na dahil edilmiştir.


Osmanlı döneminde de küçük bir yerleşim mahalli olarak kalan Kartal, 1873'te Haydarpaşa-Pendik banliyö hattının açılmasından sonra nispeten hareketlenmeye başlamıştır. Cumhuriyet ile birlikte Kartal’ın gördüğü en büyük değişiklik 600 yıldır Osmanlı’nın hoş görü ve koruması altında Türklerle iç içe yaşayan Rumların, Lozan Anlaşması’nın ilgili hükmüne istinaden Yunanistan’a gönderilmesi ve oradan getirilen mucahir Türklerin bir kısmının Kartal’a yerleştirilmesi olmuştur. Böylece Kartal tam bir Türk şehri hüviyetine kazandı.

1923-1926 arasında Üsküdar'ın ilçesi olan Kartal, 1928'e kadar, o zaman Üsküdar'a bağlı olan Kadıköy'ün Bostancı, İçerenköy, Suadiye, İnönü ve Kayışdağı mahallerini ve bugünkü Adalar ilçesini kapsıyordu. 1947 yılında, endüstri bölgesi olarak ilan edilmesinin ardından, Kartal, İstanbul'un hızla büyüyen ilçelerinden biri haline gelmiştir. 1951'de Gebze'den Tuzla beldesini alan ilçe, 1973'te, Haydarpaşa-Gebze banliyö tren hattının açılması ile birlikte bu gelişme ivme kazanmıştır.

2005 itibarıyla Kartal'da 400 adet orta ve büyük ölçekli fabrika, 1.300 atölye ve 1.200'ün üzerinde esnaf ve ofis bulunmaktadır. Bu fabrika ve atölyelerde 40.000'den fazla işçi çalışmaktadır.

1987'de Pendik (1992'ye kadar Tuzla'yı kapsıyordu), 1992'de Maltepe (1994'te Yeniçamlıca Mahallesi Ümraniye'ye geçti) ve Sultanbeyli, 2009'da Samandıra (Sancaktepe olarak) bölgeleri Kartal'dan ayrılmıştır. 2004-2009 arasında Maltepe'den ayrılan Ferhatpaşa Mahallesi, Samandıra beldesine bağlanmıştı.

Kartal'da ulaşım denizyolu, demiryolu ve otoyol ile sağlanmaktadır. Kartal, Tarihi Akfırat 'da bulunan Sabiha Gökçen Uluslararası Havalimanı'na on beş dakika uzaklıktadır. Kartal'dan Adalar ilçesine vapur, Yalova iline de deniz otobüsü seferleri yapılmaktadır. Boğaziçi Köprüsü ve Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'ne giden otoban ve E5 karayolu da Kartal'dan geçer. Kadıköy-Kartal arası uzanan Bağdat Caddesi ve Tuzla ile Bostancı arası sahil yolu Kartal'daki diğer karayolu ulaşım seçenekleridir.

Kartal Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Altınok Öz (CHP)
Adres: Karlıktepe Mah. Elit Sok. No:5 Kartal / İstanbul
Telefon: 0216 586 88 88

Atalar Ek Hizmet Binası:
Adres:
Petroliş Mah. Üsküdar cad. Besimpaşa Sk. No:2 Kartal İstanbul
Telefon: 0216 5896 88 88
Web Site: www.kartal.bel.tr

Kartal Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Hasan Bağcı
Adres: Kartal Kaymakamlığı Kordonboyu Mah. Hükümet Cad. Kat:4 Kartal İstanbul
Telefon: 0216 473 24 55
Faks: 0216 306 00 04
Web Site: www.kartal.gov.tr
E-mail: kartal@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Küçükçekmece

Nüfus: 674,795 (2009)
Nüfus Yoğunluğu: 4,974 kişi/km2
Yüzölçümü: 118,45 km2
Mahalle Sayısı: 21
Koordinatlar: 41°00′00, 28°48′00

İstanbul'un Avrupa yakasındadır. İstanbul'un Marmara'dan dar bir kara parçasıyla ayrılan bu nedenle de 'çekmece' ismiyle anılan iki gölünden küçüğünün çevresinde yer alır. Batısında Avcılar ve Çatalca, kuzeyinde Gaziosmanpaşa mücavir alanı, doğusunda ise Esenler, Bağcılar ve Bahçelievler ilçeleri vardır. Bakırköy, Küçükçekmece'nin güney komşusudur.

Osmanlı dönemine kadar "Rhagion" olarak geçen Küçükçekmece adı , bölgenin Osmanlı İmparatorluğu'na geçmesiyle değişerek "Çekme-i Sagir" daha sonra da "Çekme-i Küçük" olarak değişir. Küçükçekmece adının kaynağı oldukça tartışmalı olsa da genel olarak kenarlarında kurulduğu gölle ilgili olduğu kabul edilir. "Çekmece" olarak anılan iki gölün boyutlarıyla adları uygunluk göstermez. Büyükçekmece Gölü'nden daha büyük olduğu halde tam tersi bir ad tartışmasının genel kabul gören açıklaması, gölün deniz bağlantısını sağlayan geçit üzerindeki köprünün küçüklüğüdür. Osmanlı Döneminde yazılmış bir çok batılı kaynakta bu köprü, "Küçük Köprü" anlamında "Ponte Piccolo" adıyla geçer. İki göle de verilmiş olan Çekmece adının, balık tutmak için denize açılan geçitlerde kurulan ve yukarı çekilerek açılan kavisli setlerden geldiği kabul edilir.


Küçükçekmece ilçesi 21 mahalleden oluşur. Bunlar, Altınşehir, Beşyol, Cennet, Cumhuriyet, Fatih, Fevzi Çakmak, Gültepe, Halkalı Merkez, Halkalı İstasyon, İkitelli Atatürk, İkitelli Ziya Gökalp, İnönü, Kanarya, Kartaltepe, Kemalpaşa, Mehmet Akif, Söğütlüçeşme, Sultan Murat, Tevfik Bey, Yeni ve Yeşilova mahalleleridir.
Türkiye'nin bilinen en eski yerleşim yerlerinden biri olan Yarımburgaz mağarası bu ilçenin sınırları içindedir. Mağara duvarlarında bulunan gemi resimleri, burada yaşayanların denizcilikle uğraştıkları düşüncesine yol açmaktadır.

İlçedeki en eski yerleşim yerlerinden biri de bugünkü ilçe merkezinin çekirdeğini teşkil eden Region'dur. Burada bir Bizans sarayı bulunmaktaydı.

Osmanlı için, yaşanan yüzyılın en önemli sefer ve kervan yolunu oluşturduğu için bölgenin gerçek yerleşimini bu dönemde gerçekleşti. Önce köprü onarıldı ve köy içine bir kervansaray yapıldı. Aynı zamanda gölün kenarına yerleşen Türkler, mezarlıklarını da yamacın üst kısmına yaptılar. Böylesine önemsenen Rhegion'un imarında ve gelişmesinde en büyükkatkıyı da burada yaşayan Kanuni Sultan Süleyman'ın başdefterdarlığını yapan Abdüsselam Çelebi'nin yaptığını araştırmacıların bulgularından anlıyoruz. Osmanlılar burada köprüler, köşkler, kervansaraylar, cami ve medreseler yaptırdılar.
Küçükçekmece, 1908 yılına kadar Çatalca kazasına bağlıydı. 1908'de Makri Köy (Bakırköy) kazasına bağlandı. 1987 yılında ilçe oldu. 1992'de de Avcılar Küçükçekmece ilçesinden ayrılarak ilçe yapıldı.

Küçükçekmece Gölü: İstanbul 'un 15 km batısında yer alan ve 14 km' lik bir alan kaplayan Küçükçekmece Gölü;son jeolojik dönemdeki buzullaşmanın erimesiyle,denizlerin seviyelerinin yükselmeleri sonucu,Çanakkale Boğazı'nın yarılarak Marmara Çukurunun dolması,bu deniz istilasıyla eski vadi ağızlarının boğularak ''ria '' ların ortaya çıkması sonucu önce koy,zamanla da kıyı kordonuyla kaplanarak lagün haline gelmesiyle oluşmuştur. Gölün halen Çekmece Nükleer Araştırma ve Eğitim Merkezi arazisi içinde kalan 3700 uzunluğundaki kıyı şeridi üzerinde gizli bir kuş cenneti bulunmaktadır.Karabatak,balıkçıl ve yaba ördekleri başta olmak üzere çeşitli kuş türlerinin barındığı bu koruluk alana zaman zaman göçler sırasında yabancı kuş türlerinin de geldiği gözlenmektedir.

Yarımburgaz Mağaraları:  Küçükçekmece ilçesinde bulunan en eski ve değerli olanı Yarımburgaz Mağarası'dır. İstanbul'un 22 km. kuzeybatısında, Küçükçekmece gölünün 1,5 km kuzeyinde, Altınşehir mahallesi civarında ve Kayabaşı-Şamlar Köyü yolu üzerindedir. Denizden yüksekliği ortalama 15 m, kadardır. 1838'den günümüze dek birçok jeolog ve antropolog tarafından yapılan incelemeler sonucu, Küçükçekmece Belediye sınırları içerisinde yer alan Yarımburgaz Mağaraları'nda tarih öncesi insanların yaşadıkları ortaya çıkarılmıştır.

Küçükçekmece Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Aziz Yeniay
Adres:
Kartaltepe Mah. Süvari Cad. No:16 34295 Küçükçekmece İstanbul
Telefon: 0212 411 06 00
Faks: 0212 411 06 08
Web Site: www.kucukcekmece.bel.tr
E-mail: kucukcekmece@kucukcekmece.bel.tr

Küçükçekmece Kaymakamlığı:
Kaymakam: Orhan Öztürk
Adres:
Kartaltepe Mah. Süvari Cad. No:19/1 Küçükçekmece İstanbul
Telefon: 0212 425 44 44
Faks: 0212 425 25 50
Web Site: www.kucukcekmece.gov.tr
E-mail: bilgi@kucukcekmece.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Maltepe

Nüfus: 427,041 (TÜİK)
Koordinatlar: 40°55′30, 29°09′06

İstanbul'un Anadolu yakasındadır. Batıda Kadıköy, kuzeyde Ümraniye ve Kartal, doğuda yine Kartal ilçeleriyle komşudur. Güneyinde Marmara denizi vardır. Yüzölçümü 52 kilometrekaredir.
Maltepe'nin tarihi Bizans İmparatorluğu'na dayanmaktadır. O devirlerde adının "Bryas" veya Latince adıyla "Urias" olduğu söylenir. Diğer bir bilgiye göre ise Bizanslıların tarihinde "Pelekanon" dur. Bryas adı-
nın tarihçiler tarafından Küçükyalı'da eski Akduman pınar'ı yakınlarında bulunan Bryas Sarayı harabelerinden aldığı belirtilmekte ise de kesin kanıt yoktur. Bu nedenle bu günkü Maltepe 16. yüzyılda burada kurul-
muştur.

11. yüzyılda bir ara Kutalmışoğlu Süleyman Bey tarafından ele geçirilen bu bölge, daha sonra tekrar kaybedildi. Bölge, 1329 yılında Orhan Gazi tarafından yeniden fethedildi.
Osmanlı döneminde küçük bir kasaba görünümünde olan Maltepe'ye, Kazasker Feyzullah efendi tarafından bir külliye inşa edildi. Osmanlı döneminde Maltepe askeri konaklama yeri olarak önemli bir mevki idi. 18.yy Kazasker Feyzullah Efendi' nin çabalarıyla Maltepe daha da gelişerek yeni bir çehreye bürünmüştür. Maltepe nüfusunun çoğunluğunu Rumlar oluşturuyordu. Fakat Rumların büyük çoğunluğu cumhuriyet döneminde mübadele neticesinde burayı terk etti.

Maltepe'de belediye örgütlenmesi ilk olarak 1928 yılında gerçekleştirildi.1992 yılında Maltepe Kartal İlçesi'nden ayrılıp müstakil ilçe olmuş, aynı yıl 1 Kasım'da "Ara Yerel Seçimleri" neticesi Maltepe'de belediye kurulmuştur.  
Yerleşim birimi olarak Maltepe 18 mahalleye ayrılmıştır. Bunlar; Bağlarbaşı, Feyzullah, Cevizli Yalı, Başıbüyük, Büyükbakkalköy, Zümrütevler, Girne Mahallesi (1995 yılında Zümrütevler Mahallesinden ayrıldı) Esenkent, Altayçeşme, Gülensu, Gülsuyu, Küçükyalı Merkez, Altıntepe, Aydınevler, Çınar, Fındıklı, İdealtepe' dir.

Maltepe bölgesi'nde ulaşım demiryolu ve karayolu ile yapılmaktadır. Demiryolu Maltepe'nin E-5 Karayolu altına kalan Eski Maltepe'nin kurulmuş olduğu güzergahtır. Karayolu ise (Ankara Asfaltı) Maltepe'yi ikiye ayırmaktadır. Bu yol Maltepe'yi Anadolu'ya yan yollar ise komşu ilçelere bağlar.İkinci önemli karayolu ise Bağdat caddesi olup Bostancı ile Pendik arasındaki güzergahı oluşturmaktadır

Maltepe Belediyesi:
Adres:
Feyzullah Mah. Bağdat Cad. No:292 Maltepe / İstanbul
Belediye Başkanı:
Prof. Dr. Mustafa Zengin (CHP)
Telefon: 0216 458 99 99
Faks: 0216 441 62 04
Web Site: www.maltepe.bel.tr
Email: info@maltepe.bel.tr

Maltepe Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Ünal Okyay
Adres: Cevizli Mah. Orhangazi Cad. No:8 Maltepe İstanbul
Telefon: 0216 441 76 76 - 0216 441 76 85
Faks: 0216 441 56 66
Web Site: www.maltepe.gov.tr
Email:
maltepe@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Pendik

Nüfus: 562.122 (2009)
Yüzölçümü: 203 km2
Mahalle Sayısı: 30
Köy Sayısı: 5
Rakım: 125
Koordinatlar: 40°52′39, 29°15′05

İstanbul’un Anadolu yakasında veİstanbul ilinin doğu yarısında yer alan Pendik, güneydoğu'da 14:11, 23 Mayıs 2009 (UTC)da Tuzla doğuda Kocaeli, kuzeyde Şile ve Çekmeköy, batıda Kartal, Sancaktepe ve Sultanbeyli, güneyde ise Marmara Denizi ile çevrilmiştir.
Tarihi kaynaklara göre Pendik M.Ö. 5000'lerden beri yerleşim alanı. İstanbul Boğazı ile Sakarya nehri arasındaki bölgenin jeopolitik ve jeostratejik özelliği sebebiyle çok sık el değiştirmesi dolayısıyla, bu bölgede bulunan Pendik de çok farklı milletler tarafından ele geçirildi.

 MÖ. 1200'lerde bu bölgede Makedonyalılar'ın olduğu, MÖ. 8. Yüzyılda Roma Imparatorlugu'nun, daha sonra da Bizanslıların egemenligi ele geçirdigi biliniyor. Bizans döneminde Pantikion ya da Pentikion adıyla anılan yer bugünkü Pendik civarıydı. Bilinen en eski adı Pantikapion ve Pantikapeum. Bizans döneminde kullanılan Pantecion (Pantiki) ismi "her tarafı surlarla çevrili" anlamına gelir. Bazı kaynaklara göre Pendik "be§ burun" anlamını taşır. Ural dağlarından gelip bu bölgeye yerleşenlerin Farsça beş köy anlamında "Pench-deh" ismini kullandığı söylenir. Bu isim zamanla Pendik halini almış ve yaklaşık olarak 700 yıldır kullanılmaktadır.
Pendik çok eski bir yerleşim yeridir.

Tarihi M. Ö. 5000 yılına kadar uzanır. Doğal liman özelliği gösteren bir koyun kıyısına yakın bir mesafede kurulmuştur. Marmara Denizi'ndeki düzey düşüklüğü ve aşırı tuzlanma nedeniyle bin yıl kadar önce terk edildiği ve Marmara'nın durumu normale dönünce, elverişli konumu nedeniyle yeniden iskana sahne olduğu sanılmaktadır. Tarih boyunca en önemli özelliği ise Avrupa'dan Asya'ya gidecek yolcuların ilk konaklama yeri olmasıdır.

Pendik 1328 yılında Orhan Bey döneminde Samandıra ve Aydos kalelerinin alınması sonucu Osmanlı yönetimine geçti. Daha sonra bir kaç kez Istanubul'un Anadolu yakası Bizans yönetimine geçmiş olsa da, Fatih Sultan Mehmet'in İstanbul'u fethiyle birlikte Pendik de Osmanlı'nın hakimiyetine bir daha el değiştirmemek üzere girdi. Pendik'te yapılan kazılarda lonik stilde bir kolon, çok sayıda mezar ve Roma döneminde yapılmış hisar temelleri bulundu.

1924 yılındaki mübadeleye kadar nüfusunun önemli bir kısmını Rumlar’ın oluşturduğu Pendik, 1960’larda başlayan sanayileşme sürecine kadar küçük bir balıkçı köyü görünümünde kalmıştır. Pendik’te Fransız Katolik Kilisesi, Kubbeli Sarnıç, Silindirik Sarnıç, Sultan Konağı, Rum Yetimhanesi ve Aydos Kalesi kulesi gibi önemli tarihi eserlerin yanı sıra bir de höyük bulunmaktadır.

Tarihi Eserler:

Pendik Höyüğü:   Pendik'in tarih öncesi döneme ait bir yerleşim yeri olduğunu gösteren kalıntılar Pendik Höyüğüne aittir. Temenye Burnu ve Temenye Koyu'nun güney ucunu oluşturan oval biçimli ve çok yayvan bir tümsek şeklindeki yerde yapılan kazılarda 1 ile 5 metre çapında taban düzlemleri olan, oval veya yuvarlak biçimli kulübeler olduğu ortaya çıkmıştır.

Temenye:  Pendik'in bir kilometre doğusundaki yer tarihöncesi bir yerleşim yeri. Burada sütunları, haçlı taşlan ve kıymetli eşyaları ile varlığı 1010 yılına kadar süren Hazreti Yahya (Saint Jean Babtist) Kilisesi bulunmaktaydı.

Bizans Manastırı: 1974 yılında yapilan bir kazı sonucu Çınardere mahallesinde Bizans devrıne ait bir manastırın kalıntıları bulundu. Kazı neticesinde Büyük kilise, opus sectile döşemeli şapel, mezar odası, iki oda ile atrium ve diğer kalıntılara rastlandı. Manastırın 1203 yılındaki Haçlı seferlerinde yıkıldığı tahmin ediliyor.

Pendik Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Salih Kenan Şahin
Adres:
Batı Mah. 23 Nisan Cad. No:11 34890 Pendik İstanbul
Telefon: 0216 585 11 00
Faks: 0216 585 14 14
Web Site: www.pendik.bel.tr

Pendik Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Haluk Saygı
Adres:
Çamçeşme Mah. Aydınlı Cad. No:36/4 Pendik İstanbul
Telefon: 0216 657 02 04
Faks: 0216 657 02 02
Web Site: www.pendik.gov.tr
Email: pendik@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Sancaktepe

Nüfus: 241.000
Yüzölçümü: 61,90 km2
Mahalle: 20
Köy: 1

Sancaktepe, İstanbul Anadolu Yakası'nda bir ilçedir. 2008 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Güneyinde Kartal, güneybatısında Maltepe, batısında Ataşehir ve Ümraniye, kuzeyinde Çekmeköy, doğusunda Pendik ve güneydoğusunda Sultanbeyli ilçelerine komşudur. İlçe 61,90 kilometrekaredir, nüfusu 241.00'dir ve sınırları dahilinde toplam 20 mahalle ve 1 köy vardır. Ümraniye'ye bağlı Sarıgazi , Yenidoğan ve Kartal'ın Samandıra beldelerinin birleşimiyle ortaya çıkmıştır. İlçe kaymakamlık ve yeni belediye binaları Sarıgazi merkezinde inşa edilmiştir. İzmit ve İstanbul gibi sanayi merkezlerinin arasında bulunduğu için göç alan ve nüfusu hızla artan bir ilçedir.

Sancaktepe, İstanbul Anadolu Yakası'nda bir ilçedir. 2008 yılında ilçe statüsüne kavuşmuştur. Güneyinde Kartal, güneybatısında Maltepe, batısında Ataşehir ve Ümraniye, kuzeyinde Çekmeköy, doğusunda Pendik ve güneydoğusunda Sultanbeyli ilçelerine komşudur. İlçe 61,90 kilometrekaredir, nüfusu 224.000'dir ve sınırları dahilinde toplam 20 mahalle ve 1 köy vardır. Ümraniye'ye bağlı Sarıgazi , Yenidoğan ve Kartal'ın Samandıra beldelelerinin birleşimiyle ortaya çıkmıştır. İlçe kaymakamlık ve yeni belediye binaları Sarıgazi merkezinde inşa edilmiştir.

Havza niteliği taşıması nedeniyle son derece hassas bir yerleşim alam olan bölge, Kurtköy Sabiha Gökçen Havalimanı'na olan bağlantıları, TEM otoyolu ve TEM-Kartal bağlantı yolunun sağladığı ulaşım olanakları nedeniyle konumsal önemini arttırmaktadır.

Sancaktepe Belediyesi
Belediye Başkanı: İsmail Erdem
Adres: Meclis Mahallesi Atatürk Caddesi No: 111 Sancaktepe İstanbul
Telefon: 0216 622 33 33
Faks: 0216 620 93 37
Web: www.sancaktepe.bel.tr

Sancaktepe Kaymakamlığı
Kaymakam: Necmettin Kalkan
Adres: Sancaktepe Kaymakamlığı İnönü Mah.Demokrasi cad. No:12 Sarıgazi - Sancaktepe / İstanbul
Telefon: 0216 622 73 10
Faks: 0216 622 73 11
Web: www.sancaktepe.gov.tr
Email: bilgi@sancaktepe.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Sarıyer

Nüfus: 276,407 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 1,803 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 32
Yüzölçümü: 151 km2
Koordinatlar: 41°11′28, 29°00′34

Sarıyer ilçesi Batıda Eyüp, Güneyde Şişli ve Beşiktaş ilçeleri, doğuda İstanbul Boğazı ve kuzeyde Karadeniz ilçeleriyle çevrili, 151 km'lik bir alan üzerinde yayılmıştır. 

Sarıyer 1930 yılına kadar Beyoğlu ilçesi ile Çatalca Vilayeti sınırlarına içerisindeydi. Cumhuriyet döneminde bugünkü Sarıyer sınırları içerisindeki yerleşimler, gelişimi donmuş köyler biçimindeydi. Kırsal alandaki köyler KilyosNahiyesi’ne, Kilyosise Çatalca Vilayeti’ne; Boğaz kıyısındaki kesimi ise Beyoğlu ilçesine bağlıydı.

1930 yılında yapılan yönetsel düzenleme ile bugünkü Sarıyer ilçesi kuruldu.İlçede ilk belediye seçimi 1984 yılında yapıldı. 1990'larda belediye olan Bahçeköy Beldesi 2008 yılında feshedilerek mahalleye dönüştürüldü.

"Sarıyer", Büyükdere limanının kuzeye doğru son bulduğu bölümü (Mesar ya da Mezar-Burnu), Simas ("Burun") sözünden bozulmuş olup, Sarıyer koyundaki küçük dere ise, Skletrinas adını taşıyordu. Birincisinde bir Aphrodite heykeli, ikincisinde de Apollon adak yeri vardı. Vaktiyle burada bir mezar olduğu için Mezar-Burnu deniliyorken, bu ad Mesar'a çevrilmiştir. Sarıyer'in iskelesidir. Sarıyer, adını burada gömülü "Sarı Baba" adında bir kişiden aldığı söylenirse de eski eserlerde hep Sarıyer olarak geçmesi, çevrede bakır kapsayan, sarı görünen bir yarın varlığı bu semte vaktiyle Sarı-Yar adını vermişken, sonradan bunun zamanla Sarıyer biçimine girdiğini göstermektedir.

Sarıyer ilçesinin 23 mahallesi ve 9 köyü vardır;
Mahalleri: Baltalimanı, Büyükdere, Cumhuriyet, Çamlıtepe, Çayırbaşı, Emirgan, Fatih, Ferahevler, istinye, Kazım Karabekir Paşa, Kireçburnu, Kocataş, Maden, Merkez, Pınar, Poligon, PTT Evleri, Reşit Paşa, Rumelikavağı, Rumelihisarı, Tarabya, Yeniköy, Yenimahalle.
Köyleri: Bahçeköy, Demirciköy, Garipçe, Gümüşdere, Kısırkaya, Kumköy (Kilyos), Rumelifeneri, Uskumru, Zekeriya.

Sarıyer, her tür turizm açısından son derece uygun potansiyele sahip bir ilçedir. Doğal, tarihi ve kültürel değerlerinin yanı sıra deniz turizmi açısından da İstanbul’un en önemli ilçeleri arasındadır.
Sarıyer, çok eski bir yerleşim bölgesi olması nedeniyle Bizans ve Osmanlılardan kalma çok önemli tarihi eserlere sahiptir. İlçe tarihi yapıları, camileri, kiliseleri, ayazmaları, tekkeleri, çeşmeleri, su bentleri, surları ve kaleleri, türbeleri, sarayları, köşkleri ve yalıları ile çok değerli bir tarihi mirası barındırmaktadır.
 

Tarihi ve Turistik yapılar: Sarıyer, tarihi eser bakımından oldukça zengin bir bölgedir. Bizans'dan önceki döneme ait tarihi kalıntılardan Bizans'a, oradan da Osmanl?'ya ve bugüne kadar çok çe?itli bir tarihi mirasa sahiptir. Ali Kethüda Cami, Ali Paşa Cami, Cerrah Mahmut Efendi Cami, Emirgan Cami, Emirgan Çeşmesi, Hamam Cami, iskele Cami, Kethüda Cami, Baltalimanı Cami, Kireçburnu Cami, Osman Reis Cami, Reşit Paşa Cami, Rumelihisarı, Rumelikavagı Kalesi, Sait Halim Paşa Yalısı, şerifler Yalısı, Uskumruköy Cami, Valide Cami, Zekeriyaköy Cami, Telli Baba Türbesi.
Doğal çevresi korunan Sarıyer'de pek çok koru bulunmaktadır. Bunlar arasında: Cumhurbaşkanlığı Korusu, Rus, İspanyol, İngiliz, Fransız, Alman ve Polonya Sefareti Korusu, Eski Avusturya Macaristan Korusu, Sait Halim Paşa Korusu, Misbah Korusu sayılabilir.

Sarıyer Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Şükrü Genç (CHP)
Adres:
Çayırbaşı Mah. Bahçeköy Cad. No:96 (Stadyum) Sarıyer İstanbul
Telefon: 0212 444 17 22
Faks: 0212 242 04 99
Web Site: www.sariyer.bel.tr
Email: halklailiskiler@sariyer.bel.tr

Sarıyer Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mehmet Ersoy
Adres:
Merkez Mah. Sefir Sok. No:45 Sarıyer İstanbul
Telefon: 0212 242 02 55
Faks: 0212 242 00 72
Web Site: www.sariyer.gov.tr
Email: kaymakamlik@sariyer.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Silivri

Nüfus: 134,660 (2009)
Nüfus Yoğunluğu: 177 kişi/km2
Yüzölçümü: 760 km2
Mahalle Sayısı: 22
Köy Sayısı: 13
Koordinatlar: 41°04′35, 28°15′30

Silivri Avrupa yakasında İstanbul merkezine 67 km. uzaklıkta bir sahil beldesidir. İstanbul’un en büyük ilçelerinden biri olan Silivri 760 km2 yüzölçümüne sahiptir. Doğusunda B.çekmece, kuzeyinde Çatalca,batısında Çorlu ve Marmara Ereğlisi ilçeleri ve güneyinde Marmara Denizi bulunmaktadır.

Bugün ilçe merkezi Muratçeşme'nin 1 km doğusundan başlayarak Alipaşa yol ayrımına kadar uzanmaktadır.
Antik Çağdaki ismini Selymbria veya Selybria olduğu bilinen kent, doğal bir limana sahip olması ve önemli ticaret yollarının üzerinde bulunması sebebiyle her dönemde önemini korumuştur.

Silivri şehri bugünkü kasabanın yanındaki koyun doğusunda, Marmara'ya hakim 56 m. yüksekliğindeki dik ve sarp bir tepenin üzerinde kurulmuştur. Zamanla bu tepenin etrafı surlarla çevrelenmiştir. Şehir zamanla gelişerek surların dışına çıkmış ve yayılmıştır.

Silivri, Marmara Denizi (Propontis) kıyısında, İstanbul (Byzantion) ve Marmara Ereğlisi (Perintos) arasındadır. Antik devirde Trakya, doğuda Karadeniz, güneyde Marmara Denizi ve Ege Denizi, batıda Nestos nehri, kuzeyde Tuna nehri ile çevrili bulunuyordu. Selymbria işte bu sınırlar içinde bulunmaktadır.

İlçenin doğusunda Büyükçekmece, kuzeyinde Çatalca, batısında Çorlu ve Marmara Ereğlisi, güneyinde ise Marmara Denizi bulunur.

45 km. uzunluğunda sahil şeridi bulunan ilçe aynı zamanda Türkiye’yi Avrupa’ya bağlayan E-5 ve TEM karayolları üzeirnde bulunması ve Türkiye’nin en büyük ticaret merkezi olan İstanbul ve Kocaeli Yarımadası’nın giriş noktası olması nedeniyle önemli ve avantajlı bir konuma sahiptir. İlçenin az engebeli yapısı, Trakya ikliminin etkilerinin görülmesi ve verimli toprak yapısı nedeniyle büyük bir tarım potansiyeline sahiptir.

Silivri Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Özcan Işıklar (CHP)
Adres:
Alibey Mahallesi Turgut Özal Bulvarı No:87 34570 Silivri İstanbul
Telefon: 0212 727 10 02 - 0212 727 25 70 (5 Hat)
Faks: 0212 727 24 88
E-mail: baskan@silivri.bel.tr
Web Site: www.silivri.bel.tr

Silivri Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Ahmet Mesut Demirkol
Telefon: 0212 727 10 01 - 0212 728 37 42
Faks: 0212 727 93 35
E-mail: silivri@istanbul.gov.tr
Web Site: www.silivri.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Sultanbeyli

Nüfus: 286.622 (2009)
Nüfus Yoğunluğu: 5.020 kişi/km2
Yüzölçümü: 35 km2
Mahalle Sayısı: 15
Rakım: 130 m
Koordinatlar: 41°11′00, 28°59′00

Geçmişte "Sultanbeyli'nin yeri", "Sultan beyliği çiftliği" ve "Sultan beyliği" gibi adlarla anılan Sultanbeyli'nin tarihi 6. yüzyılın başlarına kadar uzanır. Uzun yıllar Roma İmparatorluğu yönetiminde kalmıştır. Sultanbeyli 1328 yılında Orhan Gazi'nin emriyle Abdurrahman Gazi ve Konur Alp komutasındaki Osmanlı ordusu tarafından fethedilmiştir. Fetihten sonra Abdurrahman Gazi, Aydos Kalesi tekfurunun kızıyla evlenmiştir. Bu hatıraların izlerini taşıyan Aydos Kalesi'nin kalıntıları günümüze kadar gelmiştir. İstanbul ili Anadolu'nun bağlantı yolu üzerinde olması nedeniyle, fetihten önce İstanbul'a sefer düzenleyen Türk orduları tarafından öncelikle fethedilmesi gereken bir anahtar konumundaydı. Diğer taraftan yine fetih öncesi de Anadolu yönünden savaşa hazırlanan Bizans ordusu bölgede toplanıp konaklıyordu. Bu özelliği fetihten sonra Osmanlı ordusu tarafından kullanılmaya devam etti. Sultanbeyli hakkında Tevarihi Ali Osman, Kitab-i Cihannüma gibi ünlü eserlerde de bilgiler bulunmaktadır. 

Sultanbeyli'deki arazilerin asıl sahibi Osmanlı Devleti'nin ilk Denizcilik Bakanı Hasan Hüsnü Paşa'dır. II. Abdülhamit, kendisine yaptığı hizmetlere karşılık olarak Hasan Hüsnü Paşa'ya Sultan Beyliği çiftliğini ulufe olarak vermiştir. Bu tarihi gerçek Hasan Paşa'nın 1910 yılında yaptırmış olduğu Osmanlıca haritada ortaya çıkmaktadır. Hasan Hüsnü Paşa 1922 yılında ölünce oğlu tarafından maliki olduğu bu araziler varisler tarafından da bugünkü hissedarlara satılmıştır.

1945 yılında Bulgaristan'dan gelen göçmenler buraya yerleştirilmiştir. 1957 yılında Sultanbeyli'ye köy olma kararı çıkmış ve Sultanbeyli köyü kurulmuştur. TEM Otoyolu'nun köyün içinden geçmesi köyü cazip hale getirdi. 1985'den beri süren hızlı yapılaşma sonucunda Sultanbeyli bugünkü haline ulaştı. 31 Aralık 1987'de Sultanbeyli'nin belediye olması kararı alındı. Ancak seçimler 26 Aralık 1989 yılında yapıldı. 1992 yılında da ilçe oldu. Nüfusu resmi olarak 175.771'dir, yerleşik alanı 20.000 dönümdür. Genel yapı olarak bir mozaik gibi Anadolu'nun bağrından ve çeşitli köşelerinden İstanbul'a gelmiş olan insanların barındığı kozmopolit bir ilçedir. Üç tarafı ormanlarla çevrili olan ilçenin havası temizdir. Ömerli Barajı'nın bol oksijenli havası Sultanbeyli'nin ormanlarla kaplı doğasına ekstra oksijen sağlamaktadır. İlçe, Anadolu'dan gelenlerin İstanbul'a TEM'den ilk giriş kapısıdır.

Sultanbeyli Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Hüseyin Keskin
Adres:
Abdurrahmangazi mahallesi Belediye caddesi Sultanbeyli Belediyesi
Telefon: 0216 564 13 00
Faks: 0216 564 13 00
E-mail: belediye@sultanbeyli.bel.tr
Web Site: www.sultanbeyli.bel.tr

Sultanbeyli Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mehmet Ceylan
Adres:
Mehmet Akif Ersoy Mah.Cami Cad No:9 Sultanbeyli İstanbul
Telefon: 0216 398 76 66
E-mail: sultanbeyli@istanbul.gov.tr
Web Site: www.sultanbeyli.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Sultangazi

Nüfus: 436,935
Nüfus Yoğunluğu: 12053,38 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 16
Yüzölçümü: 36,25 km2
Mahalle: 16

Sultangazi, İstanbul Avrupa Yakası'nda bir ilçedir. 2008 yılında Gaziosmanpaşa'ya bağlı 14, Eyüp ve Esenler'e bağlı birer mahallenin katılımıyla kuruldu

Denizden 50 metre yükseklikte, 36 Km kare yüz ölçüme sahip olan ilçemiz doğuda Eyüp, batıda Esenler, güneyde Gaziosmanpaşa, kuzeybatıda Başakşehir ilçeleriyle sınır oluşturmaktadır. İlçemiz sahip olduğu yüzölçümüyle İstanbul ilçeleri arasında 19. sıradadır.

16 mahalleden oluşan ilçemizde Alibey baraj gölü, Cebeci taş ocakları ve birkaç küçük akarsu bulunmaktadır. Alibey barajı 1975 - 1983 tarihleri arasında, içme, kullanma ve sanayi suyu temini maksadıyla inşa edilmiş olup halen Avrupa yakasının önemli bir kısmının içme suyu ihtiyacını karşılamaktadır. Toprak gövde dolgu tipi olan barajın gövde hacmi 1.930.000 m³, akarsu yatağından yüksekliği 30,00 m, normal su kotunda göl hacmi 66,80 hm3, normal su kotunda gölalanı 4,66 km²'dir. Yılda 39 hm3 içme suyu sağlamaktadır. Üzerinde amatör balıkçılık, su sporları etkinlikleri yapılmakta olup etrafını çevreleyen koruma altındaki ormanlık alanla ilçenin sosyal dinleti ihtiyacını karşılamaktadır.

Sultangazi Belediyesi:
Belediye Başkanı: Cahit Altunay (AKP)
Adres: Uğur Mumcu Mahallesi N Cad. 2347 Sokak No : 18 Sultangazi - İstanbul
Telefon: 0212 444 23 32 - 0212 459 34 34
Faks: 0212 606 01 59
Web: www.sultangazi.bel.tr
E-mail: bilgi@sultangazi.bel.tr

Sultangazi Kaymakamlığı:
Kaymakam: Yusuf Ziya Çelikkaya
Adres: Cebeci Mahallesi 2467 Sokak No: 1 K: 3 Cebeci 2. Ek Hizmet Binası Sultangazi  İstanbul
Telefon: 0212 606 18 15 - 0212 606 18 70
Faks:
0212 606 18 42
Web: www.sultangazi.bel.tr
E-mail: bilgi@sultangazi.bel.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Şile

Nüfus: 28.325 (2009)
Nüfus Yoğunluğu: 37 kişi/km2
Yüzölçümü: 755 km2
Mahalle Sayısı: 4
Köy Sayısı: 58
Koordinatlar: 41°10′29, 29°36′39

Şile, tarihi M.Ö. 12.000 – 6.000’lere kadar inen bir yerleşim birimidir. “Şile” Yunanca bir kelime olup Türkçe’de Mercanköşk anlamına gelen tepelerde ve dağ sırtlarında yetişen güzel kokulu çiçekler açan ıtırlı bir bitki adıdır. İlçe geçmişten bu yana Aschil, Philee, Artene, ve Kilia adları ile anılmıştır.

Türkiye’nin kuzeybatısında Marmara Bölgesi’nin kuzeydoğusunda, Çatalca – Kocaeli bölümünde, Kocaeli Yöresinde ve Kocaeli Yarımadasının Karadeniz kıyısında yer alır. İlçenin doğusunda Kocaeli ilinin Kandıra, güneyinde yine Kocaeli’nin Gebze, güneybatısında İstanbul’un Kartal ile Ümraniye, batısında İstanbul’un Beykoz ilçeleri, kuzeyinde ise Karadeniz bulunur. İlçe alanı 736 km’ dir.
Batıda Kurnaköy, güneyde Değirmençayırı Köyü, doğuda ise Ağva beldesi arasında uzanan Şile ilçe arazisi, kabaca ters bir üçgen şeklindedir.
Şile merkezinin İstanbul’a ( İstanbul’un merkez ilçelerinden Ümraniye’ye) uzaklığı 55 km’dir. Köylerine asfalt ve stabilize yollarla ulaşım mümkündür.

Şile’yi dünyaya tanıtan en önemli kültür varlığı Şile Bezidir. Şile Bezinin tarihi Osmanlı Türklerinin Şile’ye yerleşmesinden sonra başlamaktadır. El tezgahlarında pamuk ipliğinden dokunan tamamen şileye ait otantik bir kültür mirasıdır. Şile’ye özel bir kültür mirası olması ona Şile Bezi ismi verilmesini sağlamıştır. Şile’li kadınlar emeklerini, duygularını ve yüreklerindeki sanat yansımalarını Şile Bezi üzerine nakışlarla süslemektedirler. Şile Bezinden çeşitli giysiler üretilmektedir. Şile Bezi’nin en önemli özelliği teri emerek vücudu serin tutmasıdır.

Dünyanın 2. Büyük Feneri olan Şile Fenerinin tarihi değeri oldukça büyüktür. Kırım Harbinde, Karadeniz’den İstanbul Boğazına girecek gemilerin yollarını bulabilmeleri için yapılmış fenerlerden biridir. Bu amaçla Boğazlar civarında 1856 yapılan Anadolu Fenerinden sonra 1858 – 1859 yılları arasında inşa edilmiştir. Taş kısmını Türk Mimarlar, metal aksamı ve mercek-kristal sistemini de Parisde bulunan Paris – Barbir fabrikasında yapılmıştır. Uluslar arası standartlarında birinci sınıf deniz feneridir.
Şile Kalesi tarihsel gelişim içinde önemli bir yer tutmuştur.
Bizanslıların inşa ettiği kale, daha sonraları Osmanlılar tarafından kullanılmıştır.

Kale 10x10 m2 genişliğinde ve 12 metre yüksekliğinde olup,
Denizden gelebilecek saldırılara karşı koyabilmek amacıyla inşa edilmiştir.
Ağlayan Kayalar, Şile Fenerinin 600 metre gerisinde taşlar arasından çıkan bir su kaynağıdır. Akış biçimi ağlayan bir insanin gözyaşlarına benzetildiği için bu adı almıştır.

İlçenin en önemli turistik ve doğal fizyoterapi doktoru denen Kumbaba Tepesi, 60 rakımlı kırmızı – turuncu renkli, demir/bakır alaşımlı ve radyonktriteli kumları olan bir tepedir. Kumbaba Tepesi zirvesinde Kumbaba’nın mezarı vardır. (Kumbaba gerçek ismi belli olmayan bu tepeyi keşfedip romatizmal hastalıkların tedavisinde kullanan kişidir.) Yapılan araştırmalarda Bizanslılar tarafından “Güneş Hamamı” olarak kullanılmış, saray gemileriyle yaz aylarında buraya gelerek güneş banyosu alırlarmış . Burasını, ismi meçhul olan Türk (Kumbaba) bir kimyager gibi etüd etmiş ve Şile Kumluğunun natür ile tedavi için uygun bulmuştur ve bir çok hastanın tedavisinde kullanılmıştır.

Şile İstanbul’a 70 km mesafededir. 2001 yılında hizmete giren otoyol Şile-Üsküdar arası ulaşımı 40 dk’ya düşürmüştür. Şile 169 no lu kooperatife ait otobüsler her gün saat başı periyotlarla Üsküdar Belediye otobüs terminalinden Şile’ye sefer düzenlemektedir.

Şile Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Can Tabakoğlu
Adres:
Üsküdar Cad. No:1 Şile İstanbul
Telefon: 0216 712 12 75-76
Faks: 0216 711 35 85
E-mail: bilgi@sile.bel.tr
Web Site: www.sile.bel.tr

Şile Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Şükrü Görücü
Telefon:  0216 712 21 12 - 0216 712 13 26
Faks: 0216 711 42 78
E-mail: sile@istanbul.gov.tr
Web Site: www.sile.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Şişli

Nüfus: 314,684
Yüzölçümü: 30 km2
Mahalle Sayısı: 28
Koordinatlar: 41°03′37, 28°59′14

Şişli ilçesi, İstanbul gibi insanlık tarihinin en eski yerleşim yerlerinden birisinin ilçesi olarak nispeten yeni bir yerleşim yeri sayılabilir.
Şehrin bu bölgesi 19. Yüzyılın ortalarından sonra yerleşime açıldığı, Nişantaşı, Teşvikiye mahallelerinin iskanı Abdülmecit döneminde teşvik edildiği bilinmektedir .
Şehrin bu bölümünün yapılanmasında 1870'te Beyoğlu' nda çıkan büyük Yangınla, tanzimat la birlikte yabancıların mülk edinmeleridir.
Yerleşiminin Şişli'ye doğru yayılması 1881 den itibaren özellikle atlı Tramvayın Taksimden, Pangaltı' ya hatta Şişliye kadar uzanmasıyla hızlanmıştır. 1913 ' te elektrikli tramvay işlemeye başlamış; Şişli, Beyoğlu' ndan sonra elektrik ve havagazı alabilen ikinci semt olmuştur.
19. yüzyılın son yıllarında ise Şişli artık hem etkili yabancıların , zengin azınlıkların ve Batıcı yaşam biçimini benimseyen ve özenen Osmanlı sakinlerinin, çağdaş yaşam olanaklarını kullanarak yaşam süren varlıklı insanların bölgesi olmuştur.  

Bu arada 1895'te Okmeydanı'na doğru Darülaceze 1898'de geçirdiği hastalık nedeniyle ölen Abdülhamit'in kızı Hatice Sultan adına yaptırılan Etfal hastanesi gibi yapıları da görmekteyiz. 
Tramvayla birlikte gelen ulaşım kolaylığı, Halaskargazi Caddesi boyunca evlerin, konakların sıklaşması ilk apartmanların belirmesi 1910-1919 dönemidir. Mustafa Kemal Atatürk'ün Samsun'a gidene kadar ( Aralık 1918'den Mayıs 1919 ) kaldığı ev döneminde yapıları hakkında bir fikir vermektedir.

Cumhuriyet döneminde de Şişli şehrin en seçkin  yerlerinden biri olma özelliğini korumuştur. 
Özellikle Etfal hastanesi çevresinde yapılaşma giderek yoğunlaşmış 1920 sonrası Halaskargazi Caddesine paralel giden Abide-i hürriyet caddesinin batısından yer alan Bomonti bira fabrikası bahçesinin bulunduğu sırtlara doğru hızlı bir yapılaşma oluşmuştur.
1930-1940 döneminde başta Halaskargazi ve Abide-i hürriyet caddelerinin iki yanında ve çevresinde çoğu günümüze kadar gelen dönemin lüks apartmanlarının bitişik nizamda kurulduğunu görüyoruz.
1950'den sonra İstanbul' a yönelen ve günümüze kadar süren göç dalgasından Şişli' de payını aldı ve semtin kuzeyinde Çağlayan, Gültepe gibi gecekondu mahalleleri olmuştu.1960 ve sonrasında da Hürriyet, Örnektepe, Kuş tepe, Çeliktepe adlarıyla yeni gecekondu bölgeleri hızla eklendi.

Bu süreç içinde Harbiye, Nişantaşı, Osman bey ve Şişli semtlerinde canlı alışveriş merkezleri oluştu.Daha önceleri sadece apartmanların alt katındaki dükkanlar,sonraları değişime uğrayarak binaları tamamında her katta değişik reyonların bulunduğu büyük mağazalara dönüştü. 
Haskargazi, Rumeli ve Vali konağı caddeleri 1982' ler de İstanbul'un ve belki de ülkenin en gözde alış veriş merkeziydi.
1982 sonrası yeni imar planları ile özellikle bu kuzey bölümü hızlı bir değişime uğramaktadır.Maslak mahallesi son yıllarda bankalar ve büyük şirketlerin iş merkezi haline dönüşmekte, Büyükdere caddesi, İstinye kavşağı gökdelenlerin, beş yıldızlı otellerin yükseldiği bir bölge haline gelmektedir.

Şişli ilçesi tarihsel değerler acısından yerleşim süreci içinde orantılı olarak öneli değerler taşır.Eski nüfus içinde yer alan Müslüman olmayan kesimle Levantenler Şişlide pek çok yapı inşa etmişlerdir.Bazıları günümüzde de kullanılan kiliseler, okullar, hastaneler ve bakım evleri bunların bir bölümüdür.

Maçka silahhanesi, Mekteb-i harbiye binası, Nişantaşı' ndaki Meşrutiyet camii, Teşvikiye camii Darülaceze binası ilçenin en eski yapılarındandır.Abide-i Hürriyet anıtı, Atatürk'ün evi olarak anılan Atatürk müzesi ve Şişli camii de bunlara eklenebilir.
İlçede yer alan birkaç tiyatro ve sinemanın yanı sıra, Lütfi Kırdar kongre salonu, Cemal reşit rey konser salonu, Açık hava tiyatrosu, Şehir tiyatroları harbiye sahnesi, Askeri müze, İstanbul Teknik, Marmara, Yıldız Teknik üniversitelerinin bazı birimleri şişli ilçesi içinde yer almaktadır.
Şehrin üç Büyük stadyumundan Ali Sami Yen stadı da ilçe sınırları içersindedir.

Şişli ilçesi hızla değişim içinde 21. yüzyıl İstanbul'unun hata Türkiye ekonomisinin iş ve finans merkezi olma durumundadır.

Şişli Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Mustafa Sarıgül
Adres: Esentepe Mah. Büyükdere Cad. No : 100-102 Şişli PK. 34394 İstanbul
Telefon: 0212 288 75 76 (20 hat)
Web Site: www.sislibelediyesi.com
Email: baskan@sislibelediyesi.com

Şişli Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mehmet Öklü
Adres: Rumeli cad. No:8 Nişantaşı - İstanbul
Telefon: 0212) 232 50 50
Faks: 0212 241 72 00
Web Site: www.sisli.gov.tr
Email: sisli@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Tuzla

Nüfus: 123.225 (2009)
Yüzölçümü: 123 km2
Mahalle Sayısı: 16
Rakım: 48 m
Koordinatlar: 40°49′00, 29°18′03

İstanbul’un Anadolu yakasındaki sınır bölgesidir. Marmara Bölgesinde Kocaeli Yarımadasının güneybatısında yer alır. İstanbul'un Anadolu Yakasındaki son noktadır. Kuzeyinde ve batısında Pendik İlçesi, doğusunda Gebze İlçesi (Kocaeli) güneyinde Marmara Denizi bulunmaktadır. Yüz ölçümü 86 kilometrekare olan Tuzla, 1992 yılında ilçe olmuştur.
 Adını Osmanlı Dönemi'nde İstanbul'un tuz ihtiyacını karşılayan, Tuz Gölü'nden almıştır. (Yetmiş yıl öncesine kadar bu gölden tuz çıkarılmaktaydı.)

Tuzla'nın tarihi çok eski olmakla beraber, tarihi kaynaklardan edindiğimiz bilgilere göre, yerleşik hayat milattan öncesine dayanmaktadır. 1403 tarihinde, ismi tespit edilemeyen Peçenek Türkleri'nden bir komutanın 1500 kişilik bir orduyla bu bölgede bir gece kaldığı belirtilmektedir. Bir zamanlar av sahası olduğu tarihi bilgilerden anlaşılmaktadır. Abdurrahman Gazi; Yalova, Kartal ve Tuzla'yı alıp Aydos kalesini fethetmiştir.

Abdurrahman Gazi döneminde Tuzla Osmanlı Donanmasının gemilerine kalafat yeri ve liman olmuştur. O dönemde Rumlardan, Türklerden oluşan halk geçimini balıkçılık, zeytincilik ve tütün işletmeciliği ile sağlarmış. Sultan 1. Ahmet Tuzla'ya bir cami yaptırmış. (1609) Kalekapı'da yapılan bir kazıda (paleolitik) çağa ait çanak çömlek kültür eşyaları ile bir yerleşim yerine ait kalıntılar bulunmuştur. Tuzla 1400 yılında Yıldırım Beyazıt zamanında kesin olarak Osmanlı yönetimine girdi ve bu dönemde önemli bir gelişme göstermedi. Bu dönemde bir balıkçı köyü ve yazlık dinlenme (sayfiye) yeri durumundaydı. Evliya çelebi'nin Seyahatnamesinde yer verdiği ıçmeler şifalı Suları o günden bu güne kadar halkın büyük ilgisini çekmeye devam ediyor.

1912 yılına kadar Balıkçı Köyü özelliğini koruyan Tuzla'ya 1924 yılında Lozan Antlaşması gereği Atatürk'ün emriyle gerçekleştirilen mübadelede Rumların yerine Selanik, Drama, Kavala, Kılkış'dan gelen Türkler yerleştirildiler. Osmanlı ımparatorluğunun son yıllarında Tuzla; üsküdar Mutasarrıflığı'na bağlıydı. çumhuriyetin ilk yıllarında Gebze'ye bağlı bir köy olan Tuzla'nın ilk muhtarı Em. Binbaşı Rıfat beydir. Bu yıllarda 300 hanede 1200 kişi bulunmaktaydı. 1951 yılanda Kartal'a 1989 yılında Pendik'e bağlanmıştır. 3 Haziran 1992 tarihli 21247 sayılı mükerrer Resmi Gazete'de yayınlanan Bakanlar Kurulunun 27.05.1992 ve 3806 sayılı kanunla ilçe olmuştur.

Marmara Denizinde 13 km. uzunluğunda kıyıya sahiptir. ılçenin güney uç noktası olan Tuzla Burnu büyük bir çıkıntı meydana getirir. Aydıntepe kıyılarından merkeze kadar koylar ve burunlarla girintili ve çıkıntılıdır. Tuzla Körfezi'nden sonra Mezar Burnu, Mesari Burnu, Limon Burnu, Dalyan Burnu sıralanır. En ileri çıkıntı Tuzla Burnuyla, Sarp Burnudur. Tuzla Burnu güneyinde şemsiye Adası, Korsan Adası ve ıncir Adası yer alır. Kuzeye doğru Sakız Ada Burnu ile ıçmeler Burnu belirgin bir çıkıntı gösterir. Sakız Burnu açıklarında Eşek Adası (Ekrem Bey Adası) vardır. Kıyılar, tepelerin denize yakın olduğu kesimlerde ve genellikle burunlarda yüksek kıyı, tepelerin iç kısımlarının bulunduğu kesimlerde alçak kıyı biçimindedir. Tuzla topraklarında dağlık kesim düzlüklerden daha fazladır. Denize yakın kesimlerde oldukça geniş düzlükler yer alır. ıçerilere gidildikçe, yükseklik artar. Düzlükler, Platolar halinde tepelerin arasında uzanır. En yüksek yerlerde denizden yüksek yerlerde denizden yükseklik 300 metreyi aşmaz. Aydınlı'daki Karatepe denizden 190 m. Kavastepe 109 m. yüksekliklerindedir.

Formula 1 İstanbul Yarış Pisti ve Tesisleri Projesi, Tuzla ilçemiz sınırları içerisinde bulunmakta ve toplam 2,215,000 m2‘lik bir alanı kaplamaktadır.Formula 1 projesi, Tuzlamızın ve ülkemizin tanıtımı, turizm gelirleri ve sportif faaliyetler açısından katkı sağlamaktadır. Dünyanın en çok ilgi çeken spor olaylarından biri olarak kabul edilen FORMULA 1 otomobil yarışları her yıl dünyanın çeşitli ülkerlerinde düzenli olarak yapılmakta ve her geçen gün daha da popüler olmaktadır. Ülkemiz ekonomisi ve tanıtımı için çok önemli katkı sağlayan yarışların ilki 2005 yılında İstanbul'da yapıldı.

Tuzla Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Şadi Yazıcı
Adres: Evliya Çelebi Mh. Adnan Menderes Cd. (Hat Boyu)   No:17, Tuzla İstanbul
Telefon:
0216 444 0 906
Faks: 0216 446 86 45
Web Site: www.tuzla.bel.tr

Tuzla Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mümin Heybet
Adres:  Orhanlı Mah. Atatürk Cad. No: 50 Tuzla İstanbul
Telefon:
0216 394 34 59 - 0216 394 34 60
Faks:
0216 394 34 93
Web Site:
www.tuzla.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Ümraniye

Nüfus: 573,265 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 3.959 kişi/km2
Yüzölçümü: 153 km2
Mahalle Sayısı: 35
Rakım: 75 m
Koordinatlar: 41°01′70, 29°08′30

İstanbul’un Anadolu yakasındadır. Kuzeyinde Beykoz, kuzeydoğusunda Şile, doğusunda Kartal ve Sultanbeyli, güneyinde Kadıköy, batısında Üsküdar ilçeleriyle çevrilidir.
Ümraniye İstanbul' un en hızlı kentleşen ve nüfusu hızla artan; köy ve yöre geleneklerinin de aynen muhafaza edildiği bir kentleşme örneğidir. İstanbul'un nüfus bakımından en kalabalık ikinci ilçesidir. 12 Eylül 1980 askeri müdahelesinden sonra Ümraniye Belediyesi fes edilerek Üsküdar'a bağlı şube müdürlüğüne dönüştürüldü. 1987 yılında ilçe olan Ümraniye' de ilk yerel seçim 1989 yılında yapıldı. İlçe 14 mahalle, 6 belde ve 4 köyden oluşur. 22 bin hektarlık bir yerleşim alanına sahiptir. Ümraniye, ekonomik çeşitlilik açısından çok zengin bir yöredir. Küçük imalat sanayisinden konfeksiyona, yedek parça ve ağaç ürünleri üretimine kadar çeşitlilik göstermektedir.

Ümraniye'nin Tarihi
Bir zamanlar Ümraniye tamamen ormanlarla kaplı idi. Hatta bir dönem Ormaniye diye de anılmıştır.Her yer orman, ağaç ve yeşil idi. Çünkü iklim orman yetişmesine elverişli durumdaydı. Tarihi kaynaklara göre Ümraniye' ye ilk yerleşenler Frigya'lılardır. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar Küçük ve Büyük Çamlıca' dan başlayarak Alemdağ ve Kayışdağı'na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlardı. Sonraki yıllarda Ümraniye' nin bulunduğu yerler Romalılar ve Bizanslılar' ın egemenliğine geçmiştir. Harun Reşit, ordularıyla 782 yılında Krizepolis (Üsküdar) önlerine kadar gelmiştir. Bir sene burada kaldıktan sonra 783 yılında Bizans İmparatoriçesi İren' in ordusuna mağlup olmuş, bunun sonucunda her sene Bizanslılar' a 70.000 altın vermeye zorunlu kalmıştır. İlçe toprakları Bizanslılar' la Müslüman ordular arasında zaman zaman el değiştirmiştir. Anadolu'yu Müslüman yapan ve Türkleştiren ilk devlet Danişmentliler Devletidir. Danişmend Beyliği Bizans topraklarına kadar sızmışlar. Alemdağ' nın üstünde bir kale yapmışlardır. Danişment Gazi' nin arkadaşı Sultan Turasan Bizanslılar'a karşı bu kalede çok defa savaşmış ve Anadolu'dan beklenen yardımı alamayınca burada öldürülmüştür. Selçuklular İznik' e kadar gelmiş, bu şehir alınmış ve bu şehri ilk başkent yapmışlardır. Osmanlı İmparatorluğu döneminde padişah olan Orhan Gazi bölgeyi Osmanlı topraklarına katmıştır. İlçenin ilk adının "Yalnız Selvi" olduğu söylenmektedir.

Bölge 17. yüzyıl başlarında Osmanlı padişahı I. Ahmet tarafından Şeyh Aziz Mahmut Hüdai' ye vakfedilmiştir. Cumhuriyet döneminden önce Bulgurlu'ya kadar olan bölge bu vakfın malı olarak Üsküdar' a bağlı kasaba olarak kalmıştır. Ümraniye'ye ilk ad olarak Yalnız Selvi demelerinin sebebi birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının ve orman arasında birkaç evin bulunmasıdır. Ümraniye' de ilk yerleşenler Balkan Savaşları'ndan sonra, önce Batum'dan ardından da Yugoslavya ve Bulgaristan'dan gelen göçmenlerdir. Bundan dolayı bir süre de "Muhacir Köy" olarak adlandırılmıştır. 1960 yılına kadar köy olarak kalan Ümraniye, Organize Sanayi Bölgesi olarak ilan edilmesinden sonra yoğun göçlere maruz kalmıştır

İstanbul Metropoliten alan sınırları içerisinde doğu yakasında bulunan Ümraniye 1970’ li yıllarda sanayi faaliyetlerinin yoğunlaşmaya başlamasıyla hızlı bir gelişim göstermiştir. İlçe ve belediye statüsü kazanmadan önce Üsküdar İlçesi’ ne bağımlı gelişen Ümraniye yerleşim süreci içinde; sanayi, hizmet ve ticaret sektörlerindeki gelişimi ile çevre yerleşmelere hizmet verir konumuna gelmiştir.

Ümraniye; doğu yakasının %11.5’ lik kısmını, İstanbul genelinin %3’ ünü oluşturmaktadır. Ümraniye İlçesi’ nde 1970 yılı itibariyle; tarımda çalışan 912 kişi, sanayide çalışan 33.017, hizmet sektöründe çalışan 38.793 kişidir. İlçede %53.4 ile hizmet sektörü birinci sırayı alırken %1.2 ile tarım sektörü en son sırada yer almaktadır.

1940’ta Üsküdar’ a bağlı bir konumunda olan Ümraniye nüfusunun 501 olduğu bilinmektedir. 1955 yılında da köy konumundadır ve nüfusu 1.781 dir. 1963 yılında Belde Belediyesi olan Ümraniye, 1980 yılında askeri yönetim tarafından “mülga" edilmiş ve Üsküdar Belediyesi’ ne bağlanmıştır. 1989 yılında ise Ümraniye’ miz tekrar ilçe belediyesi statüsüne kavuştuğu gibi, kimlik değiştirerek, ilçe merkezi konumuna gelmiştir.

Tarihi kaynaklara göre Ümraniye' ye ilk yerleşenler Frigya' lılardır. Çam ağacını kutsal kabul eden Frigyalılar küçük ve Büyük Çamlıca' dan başlayarak Alemdağ ve Kayış Dağı' na kadar bütün araziyi çam ormanlarıyla donatmışlardı. Sonraki yıllarda Ümraniye' nin bulunduğu yerler Romalılar ve Bizanslılar' ın egemenliğine geçmiştir.

İlçenin ilk adının "Yalnız Selvi" olduğu söylenmektedir. 17. Yüzyıl başlarında o devrin padişahı 1. Ahmet tarafından Şeyh Aziz Mahmut Hüdai' ye vakfedilmiştir. Cumhuriyet dönemine kadar Bulgurlu' ya kadar olan bölge bu vakfın malı olarak Üsküdar' a bağlı kasaba olarak kalmıştır. Ümraniye' ye ilk ad olarak Yalnız Selvi demelerinin sebebi birkaç mezar ve birkaç selvi ağacının ve orman arasında birkaç evin bulunmasıdır.

Ümraniye Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Hasan Can
Adres: Tantavi Mah. Bosna Bulvarı. No: 2 Ümraniye İstanbul
Telefon:
0216 443 56 00 (15 hat)
Faks: 0216 335 32 76
E-mail: web@umraniye.bel.tr
Web Site: www.umraniye.bel.tr

Ümraniye Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mehmet Ali Yıldırım
Web Site: www.umraniye.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Üsküdar

Nüfus: 524.379
Yüzölçümü: 36 km2
Mahalle Sayısı: 33
Koordinatlar: 41°01′30, 29°01′58

Anadolu yakasında, Kocaeli Yarımadası’nın batı kesiminde yer alır, Üsküdar İlçesi, doğuda Ümraniye, güneyde Kadıköy ilçeleri, batı ve kuzeybatıda İstanbul Boğazı, kuzeyde de Beykoz İlçesi’ne komşudur. İlçe bu sınırlar içinde 36 km’lik bir alan kaplar. Batısı denizdir.

İlçenin nüfusu, 2009 genel nüfus sayımında yaklaşık 524,379 kişi olarak tespit edilmiştir. 33 mahalleden oluşumakta olup, köy yerleşimi yoktur. 1926 yılına kadar il statüsünde olan Üsküdar aynı yıl yapılan yasal düzenlemeyle ilçe statüsüne getirilip İstanbul'a bağlanmıştır. 1930'da Kadıköy ve Beykoz, 1987'de Ümraniye'nin Üsküdar'dan ayrılarak ilçe olmaları, 2008'de de Örnek, Esatpaşa ve Fetih mahallelerinin Ataşehir ilçesine bağlanmasıyla bugünkü sınırlarına ulaşmıştır.

1918 ve 1924’de ayrı vilayet yapılan Üsküdar, 1926’daki yönetsel düzenlemeler sırasında ilçe yapılarak İstanbul Vilayeti’ne bağlandı.
M.Ö. 7.Y.Y.’da bir Grek kolonisi olarak kurulan Halkedon’un (Kadıköy) iskelesi ve tersaneleri, bugünkü Üsküdar’ın yerleştiği alanda bulunur ve buraya Hrisopolis (Altın Şehir) denirdi. Yörenin bu adla anılması çeşitli biçimlerde yorumlanmaktadır. Pers işgali sırasında Anadolu Yarımadası’ndaki kavimlerden ve halktan vergi olarak toplanan altınlar buradaki hazinelerde saklandığı için yöreye bu adın yakıştırıldığı söylenmektedir. Bir başka yoruma göre, Agamemnon’un oğlu Krizes kaçarak Anadolu’ya gelmiş ve Üsküdar’da öldüğü için şehir onun adıyla anılmıştır. Kimileri de, günbatımında evleri karşı yakadan yaldızlı gibi göründüğü için Üsküdar’a Altın Şehir adının verildiğini söylemektedir. Üsküdar adıysa, kimi kaynaklara öre Farsça “ulak” anlamına gelen “Eskudari”ten türemiştir.

M.Ö. 7.Y.Y.’da bir Grek kolonisi olarak kurulan Halkedon’un (Kadıköy) iskelesi ve tersaneleri, bugünkü Üsküdar’ın yerleştiği alanda bulunur ve buraya Hrisopolis (Altın Şehir) denirdi. Yörenin bu adla anılması çeşitli biçimlerde yorumlanmaktadır. Pers işgali sırasında Anadolu Yarımadası’ndaki kavimlerden ve halktan vergi olarak toplanan altınlar buradaki hazinelerde saklandığı için yöreye bu adın yakıştırıldığı söylenmektedir. Bir başka yoruma göre, Agamemnon’un oğlu Krizes kaçarak Anadolu’ya gelmiş ve Üsküdar’da öldüğü için şehir onun adıyla anılmıştır. Kimileri de, günbatımında evleri karşı yakadan yaldızlı gibi göründüğü için Üsküdar’a Altın Şehir adının verildiğini söylemektedir. Üsküdar adıysa, kimi kaynaklara öre Farsça “ulak” anlamına gelen “Eskudari”ten türemiştir.

İstanbul'un fethinden sonra II.Mehmed (Fatih), Üsküdar'dan kaçan Rumların yerine Anadolu'dan gelen Türkleri yerleştirmiştir. Ancak Üsküdar'ın fetih sırasında 100 yıldan beri Türklerin elinde olması ve karşılaştırma yapmaya olanak verecek belgelerin bulunmaması nedeniyle, fetihten sonra nüfusunun ne kadar arttığını saptamak mümkün olamamaktadır. II.Mehmed döneminde İstanbul'un iskan bölgelerinin yönetsel açıdan 4 kadılığa ayrılmasıyla Üsküdar da bir kadılık olmuş ve Galata ile Haslar kadılıklarıyla birlikte Bilad-ı Selase adı verilen üçlüyü oluşturmuştur. 1471'de Vezir Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa'nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile, günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamam, Üsküdar'daki en eski Osmanlı yapılarındandır.

Üsküdar'ın Osmanlı dönemindeki önemli bir özelliği de, her yıl Mekke ve Medine'ye gidecek hacı adaylarının oluşturduğu Surre-i Hümayun'un törenlerle buradan uğurlanmasıdır.

1471’de Vezir Rum Mehmed Paşa tarafından yaptırılan ve Paşa’nın adını taşıyan Tabhaneli Cami ve Türbe ile, günümüze ulaşamamış olan medrese ve hamamın yanı sıra başta Kızkulesi, olmak üzere Üsküdar’da birçok tarihi eser bulunmaktadır.

Kız Kulesi: Üsküdar’ın sembolü haline gelen kule, Üsküdar’da Bizans Devrinden kalan tek eserdir. M.Ö.2475 yıllarına kadar uzanan tarihi bir geçmişe sahip olan kule, Karadeniz’in Marmara ile kucaklaştığı yerde minicik bir ada üzerinde kurulmuştur. Bazı Avrupalı tarihçiler buraya Lean’dır Kulesi derler. Kule hakkında pek çok rivayetler bulunmaktadır.

Evliya Çelebi kuleyi şöyle tarif eder.”Deniz içinde karadan bir ok atımı uzak, dört köşe, sanatkarane yapılmış bir yüksek kuledir.Yüksekliği tam seksen arşundur. Sathı mesehası ikiyüz adımdır. İki tarafına bakan yerde kapısı vardır.”Bu gün gördüğümüz kulenin temelleri ve alt katın mühim kısımları Fatih devri yapısıdır.

Kulenin etrafındaki sahanlık geniş taşlarla kaplanmıştır. Üstündeki madalyon halindeki bir mermer levhada, kuleye şimdiki şeklini veren Sultan ll. Mahmud’un, Hattat Rasim’in kaleminden çıkmış 1832 tarihli bir tuğrası vardır. Kulenin Eminönü tarafı daha genişçe olup burada bir de sarnıç vardır.

Üsküdar Belediyesi:
Belediye Başkanı:
Mustafa Kara
Adres: Hakimiyet-i Milliye Caddesi Atlas Çıkmazı No : 69 Üsküdar/ İstanbul
Telefon: 0216 531 30 00
Faks: 0216 531 32 44
Web Site: www.uskudar.bel.tr
Email:beyazmasa@uskudar.bel.tr

Üsküdar Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Süleyman Erdoğan
Adres: Salacak İmrahor Sinanpaşa Mahallesi (Doğancılar Parkı Karşısı) Üsküdar / İstanbul
Telefon: 0216 553 03 68
Faks: 0216 310 17 47
Web Site: www.uskudar.gov.tr
Email:uskudar@istanbul.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Zeytinburnu

Nüfus: 288.743 (TÜİK)
Nüfus Yoğunluğu: 23,734 kişi/km2
Mahalle Sayısı: 13
Yüzölçümü: 12 km2
Koordinatlar: 40°59′20, 28°53′75

Zeytinburnu İstanbul’un Avrupa yakasında, 12 km2 yüzölçümüne sahip bir ilçedir. 13 mahallesi vardır. 
İstanbul’u Türklerin eline geçmesinden sonra başlayan ilk yerleşimler, Kazlıçeşme civarlarında Kudüslü Papazlar adı verilen topluluklar tarafından yapılmıştır. Küdüslü papazların yaşadıkları çağlarda bu yerler doğanın binbir rengiyle bezenmiş güzel bir yöre durumuna geldi. İklimin zeytin bile yetiştirilmesine elverişli olduğu bu çağlarda Zeytinburnu yöresi bir gezinti yeriydi. Istanbul kentini kıyıcığında bir eğlenme, dinlenme, gezinme yeri olarak uzun yıllar İstanbul halkının yaşamını etkiledi.
Son yıllarda yapılan araştırmalara göre, II. Beyazit çağından önce bu toprakların Türklerin tapulu yerleri olduğu ortaya cıkmıştır. Bu nedenle Zeytinburnu topraklarının tapu kayıtlarında Kudüslü Papazların yeri olarak gözüken bölümlerden bir çoğu Vakıflar Yönetimine (idaresine) devredilmiştir.

Zeytinburnu, Trakya’nın güneydoğusunda, Çatalca yarımadasının, Marmara denizine bakan yamaçlarının, bu denizle birleştiği yerdedir. Tarihi yarımada ile surlarla ayrılmış, E-5 karayoluna sınır ve havalimanına 15-20 dakikalık mesafededir. Bu sebeple İstanbul’un dışarı açılan önemli bir penceresidir. Doğusunda Fatih, Kuzeyinde Bayrampaşa, Batısında Güngören, Bakırköy, Güneyinde ise Marmara Deniziyle çevrilidir. 1953 yılına kadar doğusunda bulunan Fatih ile batısında bulunan Bakırköy ilçeleri tarafından yönetilmiş, 1953 yılında belediye olmuş ve 1957 yılında da İstanbul’un 14. İlçesi olmuştur.

Zeytinburnu İlçesi toprakları üzerinde yerleşmeyi etkileyici ikinci olay ;
Kazlıçeşme’de dericilik sanayisinin kurulmasıdır. Türkiye’de dericilik sanayisinin 150 yılı aşkın tarihçesi Kazlıçeşme’de başlamıştır denebilir.

Tarihi Yapıları:
Bizans Surları, Erikli Baba Türbesi, Yenikapı Mevlevihanesi, Kazlıçeşme, Merkezefendi Camii Türbesi Ve Çilehanesi, Dikilitaş, Derya-i Ali Baba Türbesi, Seyit Nizam Camii ve Türbesi, Belediye Hizmet Binası

Zeytinburnu Belediyesi:
Adres:
Kazlıçeşme Mahallesi Abay Caddesi No:165 Zeytinburnu İstanbul
Belediye Başkanı:
Murat Aydın
Telefon: 0212 413 11 11 - 0212 664 55 55
Faks: 0212 413 12 12
E-mail: baskan@zeytinburnu.bel.tr
Web Site: www.zeytinburnu.bel.tr

Zeytinburnu Kaymakamlığı:
Kaymakam:
Mustafa Dündar
Adres: Beştelsız Mahallesı 54.Sok No:2 Zeytinburnu İstanbul
Telefon: 0212 212 510 50 77 - 0212 582 16 62
Faks: 0212 546 00 67
E-mail: zeytinburnu@zeytinburnu.gov.tr
Web Site: www.zeytinburnu.gov.tr

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ. - www.basakland.com

Kayaşehir

Kullanıcı Menüsü

İletişim

BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ.

Başak Mah. Yeşilvadi Cad. Metronom AVM. K.2 D.51 5.Etap Başakşehir - İstanbul

Telefon : 02124879044
Faks : 02124875944
GSM : 05358221523


Anket

Sizce en uygun gayrimenkul edinme şekli hangisidir ?
 Peşin olarak
 Banka kredisi ile
 Çevreme Borçlanarak
 Projenin Özel Taksit İmkanıyla
 Bu krizde zannetmiyorum
Anket Sonuçları

Döviz Bilgileri

TCMB Alış Satış
 EUR 2.8914 2.8966
 USD 2.2789 2.283
 GBP 3.6343 3.6533

Oda Sayısı

Belirtilmemiş (7)
Stüdyo Tipi (5)
1+1 (3)
2+1 (5)
3+1 (18)
4+1 (10)
5+1 (0)
6+1 (1)
3+2 (0)
4+2 (0)
5+2 (0)
6+2 (1)
7+2 (0)
8+2 (1)
9+2 (0)
10+2 (1)
8+3 (0)
9+3 (0)
10+3 (1)
BAŞAKLAND EMLAK KONUT DANIŞMANLIK HİZMETLERİ LTD.ŞTİ.
Adres : Başak Mah. Yeşilvadi Cad. Metronom AVM. K.2 D.51 5.Etap Başakşehir - İstanbul
Telefon : 02124879044 Faks : 02124875944 E-Posta : basakland@hotmail.com
    23704 Kaynaklar